CHP Alpu İlçe Başkanı Cihan Üngör, Anadolu Gazetesi’nden Meltem Karakaş’a konuştu. Aynı zamanda Alpu’da üretici olan Üngör, elinde 8 milyon liralık soğan kaldığını ve tonlarca soğanın tarlada beklediğini ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Üngör, soğanların satın alınmasını talep etti. Kar etme hedeflerinin artık kalmadığına dikkat çeken Üngör, tarladaki ürünlerin satılması durumunda ancak işçilerin parasını ödeyebileceklerini belirtti.
Üç gündür tarlasındaki soğanları satmaya çalıştığını anlatan Üngör, “Burası yaklaşık 120 dönüm. Rekoltemiz sezona göre çok yüksek olmasa da çok da kötü değil. Sorunumuz malımızın para yapmaması, malımızı piyasa değerinden, işçilik maliyetlerinden çok alta fiyatlara insanların bizden talep etmesi. Üç gündür satmakla ilgili mücadelemiz tam gaz devam ediyor. Çünkü bunun bir maliyeti var. Bu malı piyasa fiyatıyla satmayı başarabilirsek, bu malı çuvala sokan işçi arkadaşlarımızın parasını ödemiş olacağız. Bu maldan bir kazanç bekleme şansımız yok” diye konuştu.
Para kazanma umutlarının kalmadığını, maliyetleri kurtarmak istediklerini söyleyen Üngör, “Şu an için 800 ton soğanımız mevcut. Patates de üretiyoruz. Canımızı dişimize takarak çalışıyoruz. Bu soğanlar elimizde kaldı. Şu an için bunun bize kilogram cinsinden 7,5 TL gibi maliyeti var. Bu soğanı 7.5 TL’ye satabilirsek ucu ucuna çıkacağız bu işten. Para kazanmaktan ziyade maliyetini kurtaracağız. O kadar kötü durumdayız ki satmış olacağız değil de başımızdan atmış olacağız diyoruz. Kar etmeyeceğiz ama en azından zarar da etmemiş olacağız. Patates ve soğan üreticilerinin tamamı böyle” şeklinde konuştu.
“Diyorlar ki mısır ekme, patates ekme, soğan ekme. Ne ekelim o zaman biz?” diyen Üngör, “8 milyon liralık soğan elimizde kaldı. Üç gündür en az 20 kişiyle görüştük ama hiçbir çözüm getiremedik. Sürekli buradan feryat ediyorum ama hiçbir şey satamadık. İnanın ne yapacağımızı bilmiyoruz. Şu an tam ödeme dönemlerimiz. Esnafa, bankalara olan borcumuz var, tarım kredi kooperatiflerine borçlarımız var. Biz bunları nasıl ödeyebileceğiz diye düşünüyoruz” dedi.
Tarım Bakanlığı’nın ellerindeki soğanı almasını ve vatandaşa uygun fiyata satmasını talep eden Üngör, “Tarım Bakanlığı’na, tarım il müdürlüklerine her sene bildiriyoruz. Şu miktarda şeker pancarı, patates, ay çiçeği ekeceğiz diye söylüyoruz. Biz bunun planlamalarını yapıyoruz. Zaten sıkıntı bundan sonra bakanlığın çiftçinin yanında olamaması. Benim ne ekeceğim ne kadar ürün çıkaracağım belli. Fazla ürünü benden değerinde alıp sübvanse edebilir bakanlık. Vatandaşa ucuza satılabilir. Bugün köylüye de şehirliye de yeten ülke oluruz” diye konuştu.
Üngör, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Eşimize, dostumuza haber saldık. İşçiliğini alacak kadar vermek zorundayız. Çok gideri var bu işin. Çöpe atılacak türden değil. Gönül ister değerinden satıp borçları ödemek ve 2026 planı yapabilmek. Ama 2026 planı yok. Sorun burada üreticiye, 2026 için ne yapacağını bilmiyor. Üreticiyi sistem daralmaya itiyor. Bugün burada çöp olan, seneye aranır hale gelmesin diye benim feryatlarım. Biz yıpranmayalım. Soğan ve patates üreticisine yardım edilsin. Toprak Mahsulleri Ofisleri, Tarım Bakanlığı’nın bağlı olduğu kuruluşlar, özel sektör. Bu soğan çuvalda böyle kalmasın. Bizim elimizden bunları alsınlar. Yok olmayalım. Para kazanamasak da ayakta duralım en azından.”
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
AK Parti’de Eskişehir için ikinci şans istisna olur mu?
Tarkan Demir
Albayrak’ın başı çok ağrıyacak
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
