Kendisini Koca Çınar grubu olarak tanımlayan CHP’li grup cumartesi günü kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıdan sonra bir sürü senaryo yazıldı. Kimisi CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar’a kimisi Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a kimisi de CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz’a süreci sağlıklı yönetemediği gerekçesiyle muhalefet edildiğini öne sürdü.
Kendisini Koca Çınar grubu olarak tanımlayan CHP’li grup cumartesi günü kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıdan sonra bir sürü senaryo yazıldı. Kimisi CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar’a kimisi Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a kimisi de CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz’a süreci sağlıklı yönetemediği gerekçesiyle muhalefet edildiğini öne sürdü. Bu senaryolar kısmen doğru kısmen de yanlış olabilir.
Cumartesi günü kahvaltıda bir araya gelen CHP’liler yayınladıkları basın bildirisi ile taleplerini sıraladı. Koca Çınar’ın talebi; daha şeffaf bir yönetim anlayışı, daha katılımcı ve söz sahibi bir örgüt yapısı, gerçek anlamda parti içi demokrasi ve hakim huzurunda üyelerin doğrudan katılımıyla ön seçimin yapılması. Bunlar aslında sadece Koca Çınar grubunun değil neredeyse tüm CHP’lilerin talebi.
Koca Çınar grubu adına konuştuğum Şenol Beycan, kendilerine parti içi muhalefet denmesinin doğru olmadığını söylüyor. Parti içi muhalefet değil yıllarca bu partiye emek vermiş, sokak sokak gezmiş insanlar olduklarının altını çiziyor. Ve kongrelerden sonra danışma kurullarının, pazar toplantılarının hala yapılmadığını, partililerden yoğun bir şekilde böyle bir talebin olduğunu belirtiyor. Ve seçilmiş kişilerin, partinin abisi olduklarını söyleyenlerin herkesi bir araya getirmesi, birleştirmesi gerektiğine de vurgu yapıyor.
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise Koca Çınar’ın toplantısına kendi ekibinden de gidenlerin olduğunu söyleyerek, “Kahvaltıya davet edilen arkadaşlar bir gün önce beni aradı ve gidip gitmeme konusunda fikrimi sordu. Ben de gidebileceklerini söyledim. Ben partililerin bir araya gelmesinden, toplanmasından asla rahatsız olmam. Kahvaltıya ben çağrılmadım. Neden çağrılmadığımı bilmiyorum” dedi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da “Parti içi örgütlenme ve düşünce alışverişi gayet doğaldır. Bir grup arkadaşımız toplanmış hem kahvaltı yapmış hem partinin geleceğiyle ilgili, iktidara daha kolay nasıl ulaşacağıyla ilgili yorumlar yapmışlar. Bence abartılacak bir şey değil, doğaldır. Bir kere kazananı bütün partililer kutlamalı, tebrik etmeli. Bu yapılmadıysa sıkıntı vardır. Kazananın da herkesi kucaklaması gerekir, bu yapılmadıysa da sıkıntı vardır” diye yorumluyor ve her iki tarafa da aslında bir mesaj veriyor.
İster 300 ister 3 kişi… Hiç fark etmez. Partisinin yöneticilerinden insanların talepleri olabilir tabi ki. Buna birileri parti içi muhalefet der birileri Koca Çınar der birileri de uzaylılar der. Bu insanlar CHP üyesi ve yıllarca partilerine emek vermiş kişiler. İnsanların siyasetten uzaklaştığı, partilere üye olmak istemediği, bir basın açıklamasına dahi katılmadığı bir dönemde hala bir şeyler talep edebilmek bence CHP’li seçilmişler ve yöneticiler tarafından dikkate alınmalı. Çünkü bu insanlar fısır fısır kenarda kulis ya da dedikodu yapmak yerine bir araya gelip düşüncelerini açıkça ifade ediyorlar. Zaten CHP’nin vaatlerinden biri de bu değil mi? Fikirlerini özgürce ifade edebilmek. O nedenle “Aman yine mi muhalefet?” demek yerine ya da çatlak ses muamelesi yapmak yerine kulak vermek lazım. Çünkü bazen insanların oturdukları koltuklar gözlerini kör edebiliyor, kulaklarını sağır edebiliyor. Bazen bilerek ya da bilmeyerek hata yapılabiliyor. Bundandır ki ayakları yere basan, iyi niyetli muhalefetin güçlendireceğine, besleyeceğine inanıyorum.
Ve tabi ki Kazım Kurt’un taraflara mesajı. Kazım Kurt bence çok önemli ve doğru bir mesaj verdi. “Kaybedenler kazananları tebrik etmeli, kazananlar da herkesi kucaklamalı” dedi. Yani kongrelerdeki gerginliklerin artık bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. CHP’nin önünde uzun bir yol var. O nedenle CHP’lilerin iyi niyetle önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanabileceğini düşünüyorum.