AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı, “Ben söylersem yaparım, yapamayacağım hiçbir şeyi de söylemem zaten hem siyaset yapma anlayışım hem belediye başkanlığı için konuya yaklaşımım bu” dedi.
Burhan Sakallı göreve geldikten sonra Eskişehir sorunlarının hangisine öncelik vereceğinin sorulması üzerine şunları söyledi: “İlk 6 ay içerisinde biz şehrin bütün imar planlarını plan düzeyinde bitirmiş olacağız. Sonra 2019’un ekim ayından itibaren mesela Yeşiltepe’de, Fevzi Çakmak’da, Şarhöyük’te, Esentepe’de, Sakintepe’de, Sazova’da ya da Zincirlikuyu’da ya da Odunpazarı’nın diğer mahallelerinde bir taraftan hemen imar problemlerini çözeceksiniz ki 2019’da bu da başlamış olsun. Ama öbür taraftan yapmanız gereken bir başka şey var mesela kültür merkezleriniz mi yok bir taraftan da onlara başlayacaksınız. Kreşleriniz, anaokullarınız, yüzme havuzlarınız mı yok bir taraftan da ona başlayacaksınız. Çevre yolunuz mu yok, bir taraftan da ona başlayacaksınız. Bunların bir sıralaması yok. Bunların hepsi aynı anda götürülmesi gereken konular. Çünkü imarı çözersiniz ama ulaşıma bir şey yapmayacak olursanız orada da sorun kangren olmaya devam eder. Ulaşımı çözersiniz ama sosyal donatıyı yapmazsanız , kapalı pazar yapamazsanız var olan kapalı Pazar yerinizi rehabilite edemezseniz, Yunus emre halk çarşısından 21. Yüzyılında hala su damlıyorsa ve esnaf orada yere kova koyuyorsa bu hemen yapılması gereken bir şey. Biz şunu söylüyoruz: Eskişehir’i adeta bir şantiyeye çevireceğiz. Hem geçen 20 yılının eksikliklerini telafi etme konusunda hem de 5 yılın bütün bir hizmetlerini yapma konusunda karalıyız” dedi.
AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı, ES TV’de yayınlanan Eskişehir’in Nabzı programının konuğu oldu. Yayında ESTV Genel Yayın Yönetmeni Ali Baş, gazetemiz köşe yazarı Arif Anbar’ın sorularını yanıtlayan Sakallı, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eskişehir ziyaretini değerlendiren Sakallı, “Bir firmaya uğradı, oradaki bantlardan birinin açılışını gerçekleştirdi. Fabrikada çalışanlarla birlikte yemek yedi. Sonra mitingimizi gerçekleştirdik. Bir valilik ziyareti oldu. Coşkuyu çok iyi gördüm. Sayın Cumhurbaşkanımız da beğendi. Yüksek bir katılım vardı. 24 Haziran’dan daha büyüktü. Ben de çıkıp sahneden konuştum. Hakikaten olağanüstü bir kalabalık vardı. Benim gördüğüm hafta içi ve mesai saati olmasına rağmen bu zamana kadarki en kalabalık mitinglerimizden biriydi ya da en kalabalık mitingimizdi. Eğer bu miting hafta sonu olsaydı ya da mesai saatinin bitiminde olsaydı buna rağmen olağanüstü bir kalabalık vardı. Sayın Cumhurbaşkanı da hem kalabalıktan dolayı hem de coşkudan dolayı memnun ayrıldı. Vatandaşlarımız hemşerilerimiz alana giremediler” ifadelerini kullandı.
AKLIN YOLU BİR
Sakallı konuşmasında kendisine yöneltilen “CNN’deki Buket Aydın’ın programına katıldınız ve termik santral ile ilgili bir soruya yanıtınız şuydu: ‘santral yapımı olası değil, söz’ Bunun üzerine bağlantılı olarak Sayın Cumhurbaşkanı Eskişehir mitinginde ‘Alpu’yu sit alanı olarak ilan ettik, tarımı korumak için’ şeklinde bir cümle kurdu. Birbiriyle örtüşen bu iki cümle ne anlama geliyor?” sorusunu şu şekilde yanıtladı: “Geçmişte bunula ilgili yaşanmış bir örnek var. Eskişehir’de eski stadyum alanının imara açılması söz konusu olduğunda biz prensip olarak buna şiddetle muhalefet ettik. Bizzat ben Odunpazarı Belediye Başkanı olduğum dönem. Benim belediye başkanı olduğum bir şehirde stadyum alanı hiçbir şekilde imara açılamaz, betonlaşma yapılamaz ve orada hiç bir şekilde bir imar rantı olamaz, orası bir bahçe olacak ya da meydan olacak altına da otopark yapacağız demiştim. Bu örnekten yola çıkarak aynı şeyi Alpu için de söyledim. Şehrimizin ve hemşerilerimizin hayrına olmayan hiçbir şeyi kabul etmem, aksi bir şeye de direnirim demiştim. Sayın Cumhurbaşkanı kamuoyunun da vatandaşlarımızın da beklediği bir şeyi söylemiş oldu. Günyüzü, Alpu, İnönü ve bir köyün de ismini anarak biz bu bölgedeki toprağı, ovayı tarımsal sit alanı ilan ederek koruyacağız dedi. Demek ki ortak akıl, aklın yolu bir”
TARIM ALANLARI KORUNMALI
Sakallı kendi ifadesi olan “Havayı, toprağı, suyu koruyacağız” ile ilgili şu şekilde konuştu: “Mesela bir Porsuk’u koruyamadık. Eskişehirliler olarak da koruyamadık, Kütahya’daki suyun çıktığı kaynaktaki insanlar da koruyamadı. Oysa biz toprağı nerede olursa olsun, suyu nerede olursa olsun sahip çıkmalı ve korumalıyız. Mümkünse yapılaşmayı Kocakır gibi bir seçenek varken ya da Bozdağ’ın yamaçları varken neden tarım alanlarını kullanalım? Dikkat ederseniz bir hem Ihlamurkent’te hem de Vadişehir’de tarım alanlarına bir şehir kurmadık. O dönemde yaptığımız 1 bölü 25 binlik öneri planlarında bütün bir Eskişehir’in tarım alanlarının mutlaka ve mutlaka korunması geliyordu. Çevresini doğasını toprağını suyunu koruyamayan bir kent yönetimi asla kabul edilebilir bir kent yönetimi değildir”
BİR YANLIŞLIK VAR
Eskişehir gündemini sıkça meşgul eden Alpu yolu hakkındaki “Yatırım programına girmeyen bir yol nasıl yapılır” eleştirisi ile ilgili konuşan Sakallı, “Yatırım programına girmeyen ifadesinde galiba bir yanlışlık var. Alpu yolu zaten ihalesi yapılmış bir yoldu. İhalesi yapılmış, sözleşmesi imzalanmış yer teslimi yapılmış ve genişletilmiş bir yoldu. Sonra o bölgedeki hemşerilerimiz doğrultusunda o genişletilmiş yol bizim duble yol dediğimiz bölünmüş yola dönüştürülmesi istendi. Şu andaki projesinde orası 18 metre genişliğinde bir yol yani bölünmüş duble bir yol oldu. Dolayısıyla ihalesi yapılmış, özleşmesi imzalanmış yer teslimi yapılmış bir yerin nasıl yatırım programında olmadığı düşünülebilir? Onu söyleyen arkadaşlar eğer art niyetli değillerse bu konusunda cehaletleri var.” şeklinde konuştu.
DÜNYA MARKASI ÇIKARDIM
“Dedekorkut Parkı’nı, Tarihi Odunpazarı Bölgesi’ni Yılmaz Büyükerşen’in yaptığını sanıyorlar. Burhan Sakallı reklam işini yapamadı mı da projeler Büyükerşen’in üzerine kaldı” sorusunu yanıtlayan Sakallı, “Ben bunu çok tartışma konusu yapmak istemem. Benim yaptığım belli. Ben Odunpazarı’ndan bir Türkiye markası hatta önce Eskişehir markası sonra bir Türkiye markası sonra da bir dünya markası çıkardım. Bunu bir başıma yapmış değilim çok iyi takım arkadaşlarımız vardı. Vatandaşlarımız da destek verdi. Şehir bize sahip çıktı. Cumhurbaşkanı ve dönemin kültür bakanları sahip çıktı. Biz buna öncülük ettik. Odunpazarı çürümüş ve şehri her anlamda tehdit eden bir dokudan şehri bir markaya dönüştüren bir dokuya dönüştü” şeklinde konuştu.
SÜPERKENT HAYATA GEÇECEK
Sakallı’nın projelerinden biri olan ve Eskişehir’e kazandırılması planlanan Zirve Mahallesi ve Portakal Çiçeği Mahallesi ile ilgili açıklama yapan Sakallı, “Ben söylersem yaparım, yapamayacağım hiçbir şeyi de söylemem zaten hem siyaset yapma anlayışım hem belediye başkanlığı için konuya yaklaşımım bu. Seyitgazi yolunun hemen yanı başında Ihlamurkent var. Ihlamurkent’in bittiği yerden itibaren Vadişehir başlıyor. Vadişehir de ikinci arabacılar caddesine devam ediyor. Portakal çiçeği dediğimiz mahalle tam da buradan başlıyor. Kabaca 2 buçuk milyon metrekarelik bir alandı. İçinde bir üniversite alanı da vardı ama sonradan Büyükşehir Belediyesi bu planları bozdu. Her şeyi hazır. Ben giderken Odunpazarı’ndaki arkadaşlara her şeyi yapılmak üzere teslim ettim. Bir benzerini de aşağıda Tepebaşı’nda yapalım diyoruz. Tacettin bey döneminde orada da bir toplu konut projesi hayata geçirildi. Aşağısöğütönünde. Onun yanı başına da aynı büyüklükte bir mahalle daha kuralım diyoruz. Onu da orada bırakmadık bir de Seyitgazi yolu ile Aşağıçağlan yolu arasında Kocakır diye isimlendirdiğimiz mevkiideki o daha önce projelendirilen o Süperkent vardı onu da birinci etabını yapalım diyoruz. Dolayısıyla 2019-2024 yılı Odunpazarı’nda ve Tepebaşı’nda yeni bir mahallenin kurulduğu Kocakır mevkiinde de Süperkent’in bir etabının hayata geçirildiği yıllar olacak. Tekrar inşaat sektörü bu yıl içinde canlanacak, inşaat sektörünü kanatlandırmaya kararlıyız” dedi.
BİR SİLUETİ OLSUN
“Birçok kentin kendine özgü mimarisi var. Eskişehir’de bunu Odunpazarı evlerinde görebiliyoruz. Eskişehir Odunpazarı dışarısında kalan imara yeni açılmış yerlerde biz Eskişehir’in mimari dokusunu göremiyoruz. Yeni dönemde yeni açılacak olan imar alanlarında, o yeni kuracağınız mahallelerde biz Eskişehir’in dokusunu görebilecek miyiz?” sorusunu yanıtlayan Sakallı, “Evet göreceğiz. Çevre ve Şehircilik Bakanı geldiğinde de Eskişehir’de konuştuğumuz konulardan biri tam da buydu. Portakal Çiçeği, Zirve Mahallesi ve Kocakır mevkiinde yapmayı düşündüğümüz o Süperkent’in birinci etabı zaten bir dikey mimariyi öngören kabul eden bir şey değil. Bizim yatay mimari diyebileceğimiz belki dört beş katlı binalardan oluşan ama hakikaten geleneksel Türk mimarisinin motiflerinden beslenen bir şey yapma konusunda kararlıyız. Çevre ve Şehircilik Bakanımız da tam da böyle söyledi. Mümkünse yerel mimariden izler taşıyan yerel mimarinin çağa uyarlanmış bir şekli diyebileceğimiz bir format içerisinde yapalım. Bir silueti, estetiği, değeri olsun diye kararlaştırdık” diye konuştu
ESKİŞEHİR'İN PARASI ESKİŞEHİR'DE KALMALI
Millet Bahçesi’nin ihalesinin iptal edilip İstanbullu bir firmaya verilmesi ile ilgili konuşan Sakallı, “Ben belediye başkanı olduktan sonra Eskişehir’deki hiçbir iş öncelikle Eskişehirliler tarafından yapılan işler olacak. Ancak Eskişehirliler yapmazsa o işler yabancı müteahhitler tarafından yapılan işler olacak. Mesela Ihlamurkent’te ben Eskişehirli müteahhitler oradaki ihalelere girebilsinler diye ihale miktarını 300 konuta kadar düşürttürmüştüm. Yani hiç olmazsa 300’lük paketler çıkartalım Eskişehirli müteahhitler de toplu konut idaresinin bu ihalelerine girebilsinler diye. Böyle çalışmak gerekiyor. Eskişehir’in parası Eskişehir’de kalmalı” diye cevap verdi.
ESKİŞEHİR HİÇ KİMSENİN İPOTEĞİNDE DEĞİL
Sakallı, “Bu seçimde HDP’li seçmen CHP’ne oy verecek mi yoksa Burhan Sakallı’ya teveccüh gösterecek mi?” sorusunu şu şekilde yanıtladı: “Vatandaşlarıma bakarken bu CHP, bu AKP, bu HDP, bu MHP ya da İYİ Parti seçmeni demem. Ben vatandaşlarımıza mümkün olduğu kadar onlarla aramızda bir diyalog oluşturacak bir tarz seçerim ve onlara derim ki böyle bir şehirde yaşamak istemez misiniz? Şehrimizin böyle böyle bir sorunları var bu sorunların çözülmesini istemez misiniz derim. Her anlamda diğer şehirlerle rekabet eden bir şehir olmasını istemez misiniz diye sorarım. Bu soruyu sorarken vatandaşımızın bir önceki seçimde hangi partiye oy verdiğini hiç merak etmiyorum. Bir başka partinin seçmenlerini kazanabilmek için şöyle bir dil geliştireyim diye düşünürüm. HDP seçmenlerinin CHP’ye yakın olduğu tezine de katılmıyorum. Eskişehir hiç kimsenin ipoteğinde değil, Eskişehir hiç kimsenin arka bahçesi de değil. Eskişehir özgür bir şehir, demokrat ve demokratik bir şehir. Eskişehir’de yaşayan tüm vatandaşlarımız bence sınıf vatandaşlardır”
SICAK SULAR’A OTEL
Sakallı, merkezde yer alan Sıcak Sular mevkii ilgili şu ifadeleri kullandı: “Orada da bir perişanlığın olduğun besbelli. Ben daha önce o bölgede iki tane termal butik otel projesi hazırlamıştım ama Büyükşehir Belediyesi buna çok sıcak bakamdı. Orada hiç olmazsa çarşının merkezinde bir düzenleme yapılırdı. Avrupa’da örneklerine rastladığımız gibi şirin, şık biblo gibi iki tane termal turizm otel yapılabilir”
TARİHİ BİR FIRSAT
Tepebaşı’nda turizme, kültüre dönük bir planları ile ilgili konuşan Sakallı, “Bizim proje ekibimizde Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Hasan Bey’in ekibi hakikaten çalışıyor. Karacaşehir’de kalede bir çalışma var. Taşkapı restore ediliyor. Oradaki temeller bulundu. Köyün içerisindeki sonradan yapılan camiinin restorasyonu tamamlandı. Zaten Eskişehir’in turizmi derken sadece Odunpazarı’nda ya da kent merkezinde bir turizm değil dışarıda kalan 12 ilçemizin de her biri değerli. Eskişehir turizm hareketliliği sadece sabah gelinip akşam gidilen bir projeksiyon olmaktan çıkarıp bütün inanç, doğa, su, yer altı, arkeolojik, tabiat turizmi olabilir. şimdi bunu yapmak için Eskişehir Büyükşehir Başkanlığı’nın hakikaten tarihi bir fırsat var” şeklinde konuştu.
Kaynak : Anadolu Gazetesi