Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, ES TV ekranlarında yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programının konuğu oldu. Meslektaşlarım Tarkan Demir ve Ayşegül Hümmet’in sorularını yanıtlayan Günaydın, ülkenin geldiği hukuksuzluk düzenine dikkat çekti.
Özellikle CHP’ye açtığı davalarla dikkat çeken Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasından bahseden Günaydın, Gürlek’in tartışmalı bir isim olduğunu söyledi. Yeni Bakan Gürlek’in savunma makamını görmezden geldiğini ifade eden Başkan Günaydın avukatların, tutuklularla görüşmesinin kısıtlanmasını eleştirdi.
Bu arada Eskişehir Adliye Sarayı’nın ihtiyaçları karşılayamadığını da kaydeden Baro Başkanı Günaydın, mahkemelerin ayrı binalarda bulunmasının hem vatandaş açısından hem de avukatlar açısından sıkıntı yarattığını ifade etti.
Sayın Günaydın’ın bu güzel programını kaçıranlar için bir de link bırakıyoruz:
https://www.facebook.com/anadolugzt/videos/879295668247475
Aile hekimleri neden ilaç yazamıyor?
Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık bir yıldır sürdürülen saçma sapan bir uygulama var. Buna göre Aile hekimlerimiz hastalarına antibiyotik, mide ilacı ve ağrı kesicileri yazamıyor. Elbette Türkiye’de gereksiz bir antibiyotik kullanımı olduğunu biliyoruz. Bu açıdan Sağlık Bakanlığı’nın konuya el atması çok doğru bir şey. Fakat gereksiz antibiyotik kullanılmasın diye, hiç antibiyotik yazılmaması kabul edilebilir bir şey değil.
Yine yeşil reçeteyle satılmayan, bazı basit ağrı kesicilerin ve mide koruyucu ilaçların reçete edilmemesi çok yanlış bir uygulama. Bizim sağlık sistemimizin temelini aile hekimlerimiz oluşturuyor ve hekimlerimize reçete yazdıramamak, vatandaşın sağlığıyla oynamak anlamına geliyor.
Bakanlığın bu konuda gelen şikayetleri ciddiye alacağını umut ediyoruz.
Cumhuriyet yok mu sayılıyor?
İkinci Açılım Süreci, saman altından su yürüterek devam ediyor. Son olarak TBMM’de kurulan komisyon bir rapor yayınladı. Söz konusu komisyonda zaten İYİ Parti bulunmuyor. AK Parti – DEM ve MHP’den oluşan blok ise, raporları canı çektiği gibi şekillendiriyor. CHP ise komisyonda biraz da “Etkisiz eleman” pozisyonunda bulunuyor. Son olarak yayınlanan raporda, Türk Devletinin Selçuklu ve Osmanlı’dan gelen bir geleneği olduğuna vurgu yapıldı. İşin doğrusu çok eksik yazmışlar; Türk Devletinin gelenekleri Göktürklere ve hatta Hunlara kadar uzanır. Bu arada 100 yılı aşkın Cumhuriyet tecrübemiz de unutulmuş. Raporu yazanların derdi nedir bilemeyeceğim; fakat Cumhuriyetimizin tecrübelerini yok saymak, aslında bir anlamda Cumhuriyet’i yok saymak değil midir?