Şehrin trafik sorununa ilişkin yapılan eleştirilere yanıt veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Kavşak düzenlemelerine başladık. Önümüzdeki seneden itibaren de daha radikal çözümlere başlayacağız. Trafiği biz de sizler gibi takip ediyoruz” dedi.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ekim ayı meclis toplantısı Ayşe Ünlüce başkanlığında toplandı. Gündem dışı söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Sivri’nin trafikle ilgili eleştirilerine yanıt veren Başkan Ünlüce, “Eskişehir’deki sorun diğer illerden daha fazla ya da daha şiddetli değil. Buradaki sorunları çözmeye çalışıyoruz. Trafik tam da bir hem düzenleme işi arkadan da denetimleri düzgün yaparak trafiğin şehirdeki akışını sağlayacaksınız” diye konuştu.
“Trafik iki kere ikinin dört yaptığı bir alan değil”
Başkan Ayşe Ünlüce, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Trafik sorunuyla ilgili şunu söylemek lazım, bazen bir konuşmanın bütününden bir cümleyi cımbızla çekerek kullanıldığı oluyor. Bu da bunlardan bir tanesi. Trafik iki kere ikinin dört yaptığı bir alan değil. Gri alanlar var. Buçuk yaptığı alanlar var. Gerçekten çok ince çalışılması gereken bir konu. Trafik sadece Eskişehir’in değil Türkiye’nin bütün illerinin problemi. Küçük, büyük metropole bakın her yerin sorunu.
“Eskişehir’deki sorun diğer illerden daha fazla değil”
Eskişehir’deki sorun diğer illerden daha fazla ya da daha şiddetli değil. Buradaki sorunları çözmeye çalışıyoruz. Trafik tam da bir hem düzenleme işi arkadan da denetimleri düzgün yaparak trafiğin şehirdeki akışını sağlayacaksınız. Bazen alt geçit ya da üst geçit gibi söylenen projeler o kadar yanlış yapılıyor ki, hem bir sürü yanlış yatırım, kamu parası heba oluyor hem de şehirleri ikiye ayırıyorsunuz, komşu hukukunu bozuyorsunuz, cadde ulaşımını bozuyorsunuz. Bunların çok iyi planlanması lazım. Yoksa trafiğin yoğun olduğu her yerde bunları yapamazsınız.
“Ahmet beyin serzenişlerine şaşırarak baktım”
Aslında şehirde çok büyük taktirle karşılanan bir şey var. Ahmet beyi dinlerken bir an endişeye kapıldım. Ne kadar kötü bir şehirde yaşıyoruz. Hemen terk edelim, gidelim bu şehri dedim. Böyle bir şey olur mu dedim. Herkesin gıptayla baktığı, herkesin yaşamaktan gurur duyduğu, başka bir şehirde ben Eskişehirliyim demekten övünerek söylediği bir şehirde yaşamanın gururunu yaşarken ve bunu onurla taşırken ve her yerde de şehrimizi en üst noktada gösterecek şekilde özellikle diğer şehirlerde ve uluslararası platformlarda çabalarken Ahmet beyin serzenişlerine şaşırarak baktım. Bu kadar kötü, bu kadar berbat, bu kadar yaşanmaz, yağmurda, çamurda trafiği berbat bir şehirde yaşadığımızı ben de bilmiyordum. Elbette sorunlarımız var. Biz yok demiyoruz. Bunları görmezden de gelmiyoruz. Zaten buralara aday olduysak, meclis üyesi olduysak bu konulara duyarlılık taşıdığımız için.
“İki yıldır ana arterlerde girmediğimiz yol kalmadı”
Biz ulaşım için kamu bütçesini gözeterek, kamu bütçesini en iyi şekilde kullanacak şekilde çözümler üretiyoruz. İki yıldır ana arterlerde girmediğimiz yol, asfalt yapmadığımız yol kalmadı. Asfalt çok ciddi bir maliyet. Bizim bütçemizin en büyük kalemleri yol işleri ve ulaşım. Hemen hemen bütün ana arterlerde üstelik gece çalışması yaparak bütün şehrin ve ülkenin taktirini kazanacak çalışmalar yaptık. Biz kendi kendimize teşekkür edelim bari. Meclisten teşekkür gelmeyecekse bu konuyla ilgili.
“İç yol bize devredilirse gerekli düzenlemeleri yapacağız”
Kavşak düzenlemelerine başladık. Önümüzdeki seneden itibaren de daha radikal çözümlere başlayacağız. Trafiği biz de sizler gibi takip ediyoruz. İktidar kanadı yani karayolları kanadında özellikle otobanla ilgili birtakım sözleri oldu. Yap işlet devret ile mi olacak, kamu kaynaklarıyla mı yapılacak bu konuda da müjdeli haberi bekliyoruz. En büyük sorunumuz çevre yolundan kaynaklanıyor. Çevre yolu ya da otoban yapıldığı taktirde biliyoruz ki transit geçitler artık şehrin içine girmeyeceği için trafikte bir azalma olacak. İç yol da bize devredilirse biz de gerekli düzenlemeleri yaparak ilerleyeceğiz.
“Trafikte ciddi bir denetim sorunu var”
Trafikte ciddi bir denetim sorunu var. Bu sorunu da emniyetle beraber iş birliği içinde çözmemiz gerekir. Çünkü yollarımızın bir kısmını kullanamıyoruz. Bakın belki yüzde 40 var olan yolları yanlış parklanmalar nedeniyle kullanamıyoruz. Bu da Eskişehir’in bir gerçeği. Daha fazla yaptırım olması gerekir.
“Ben hayatım boyunca hiç sınıfta kalmadım”
Yağış, alt yapı, birikintiler tramvayların durması gibi konuları en iyi şekilde yönetmeye çalıştığımızı biliyorsunuz. Pek çok şehre göre de bu konuda iyi olduğumuzu sizler de biliyorsunuz. Bu konuda sınıfta kaldığımı söylüyorsunuz. Ben hayatım boyunca hiç sınıfta kalmadım. Hep de övünmek gibi olması, başarılı bir öğrenciydim. Belediyeciliği de başarıyla yaparız.
“Kaldırımların ve yolun izin verdiği düzeyde durak yapıyoruz”
Botla seyahat konusu da biz boyu Porsuk’ta tercih ediyoruz. O konuyu sizlerin taktirine bırakıyorum. Otobüs durakları zaten sadece burada değil diğer şehirlerde de farklı büyüklüklerde olur. Kaldırımı yollar, çevre izin verdiği ölçüde büyük duraklar yaparsınız, kaldırım izin vermiyorsa ona göre küçük durak yaparsınız. Bizim Büyükşehir olarak kullandığımız farklı farklı büyüklükte duraklar var yolun genişliğine kaldırımın durumuna göre. Ama yol izin vermiyorsa, kaldırım izin vermiyorsa bazı yerlerde o kadar kötü ki, küçük durak bile koyamıyoruz. Sadece tabela koyuyoruz.
“Gelişmişlik kasis ve trafik ışığının az olmasıyla ilgili”
Şehircilik öyle iki kere iki dört meselesi değil. Büyük bir organizma şehir. Canlı, 24 saat yaşayan şehir. Nerede sorun varsa en hızlı şekilde ona en hızlı şekilde çözüm buluyoruz. Bazen bu sorun palyatif oluyor bazen kökten giderici şekilde oluyor. Kasis konusunda da eskiden daha çok yapılıyormuş. Sonra bu konuda bazı ilkeler geliştirilmiş. Okul, hastane yerler olmadığı sürece kasislere çok izin verilmiyor. Buna da dikkat ediliyor. Herkes evinin önünde kasis ister. Ama trafiğin de akması lazım. Gelişmişlik biraz da trafik ışığınız ne kadar azsa ne kadar kasisiniz azsa gelişmişlik bununla ilgili. Biz kasise de gerek duymadan trafikte gerekli saygıyı gösterecek olgunluğa erişmek lazım. Depremde yıkılan şehrimiz Hatay hep bu konuda örnek gösterildi. Şehrin sadece girişlerinde ışık var. İçinde de hiç yok. En az kaza olan şehirlerden birisiydi. Medeniyetin göbeğiydi. Hatay’da insanlar trafik aksamadan birbirlerine yol vererek ışıklara kasislere takılmadan geçiyordu. İdealimiz trafiğin böyle aktığı bir şehir yaratmak.
“Göreve getirdiğimiz arkadaşlarda liyakate dikkat ediyoruz”
Diploma konusunda da biliyorsunuz asaleten atanmanın şartları vardır. O şartlara uyarak atanırsınız o göreve. Eğer o şartlara uymuyorsanız tedbiren ya da vekaleten atama vardır. Bu şekilde de devlet hizmetleri yürütülür. Bunu ilk yapan biz değiliz. Son yapan da biz olmayacağız. Arkadaşlarımızdan şartları tutanlar atanır. Bazen vekaleten devam edersiniz bazen tedbiren devam edersiniz. Bu yöneticinin onayındadır. Biz arkadaşlarımızın uzun yıllardır belediyede çalışmış olmasından dürüstlüğünden liyakatinden eminiz. Göreve getirdiğimiz arkadaşlarda da buna dikkat ediyoruz. Kendileriyle çalışmaktan onur ve gurur duyuyoruz.”
Kaynak : HABER MERKEZİ