Eskişehir’in son yıllarda yetiştirdiği başarılı sporcusu Ebru Taşkın, geçtiğimiz günlerde Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da yapılan Avrupa Tekvando Şampiyonası’nda Avrupa 3’üncüsü oldu. Hem avukat hem de milli sporcu olan 28 yaşındaki sporcu başarı öyküsünü Anadolu Gazetesi’ne açıkladı.
Küçük yaşta başladı
Henüz küçük yaşta tekvando sporuna gönül veren Ebru Taşkın, ortaokul çağlarında başarı grafiğini yükseltmeye başladı ve Türkiye Şampiyonaları’nda adından söz ettirdi. Üniversite de ise tekvandoya uzun süre ara veren Taşkın, bu dönemde bir dönüm noktası yaşadı. Türkiye Şampiyonası büyük zorluklarla katılan ve takımını yalnız bırakmayan Taşkın, burada yakaladığı Türkiye 3’üncülüğünün ardından tekvandoda büyük başarılar yakaladı.
Hem avukat hem sporcu
Akdeniz Üniversitesi’nde hukuk fakültesi öğrencisi olan Ebru Taşkın mezun olduktan sonra 2010 yılında avukat oldu. Tekvandoyu bir an olsun bırakmadığını söyleyen Taşkın, “Tekvando benim her şeyim. Bu spora aşığım. İşimin yanında bu sporu yapmak hiç zor gelmiyor. Aksine daha çok önem veriyorum. Bunun meyvelerini alıyorum. Tekvandoda daha büyük başarılar hedefliyorum” dedi.
Kısa sürede başarıya yelken açtı
Tekvandoya başlangıcını anlatan Taşkın, “Babam beni tekvandoya yazdırdı. Daha sonra tekvando da büyük merak saldım. Kısa sürede Eskişehir’de başarı elde etmeye başladım. Yaşım ilerledikçe başarılar yakaladım. Türkiye’de birçok kez 2’nci ve 3’üncü oldum. Uluslararası maçlarda dereceler elde ettim. Uluslararası branşlarda ilk derecemi Antalya’da gerçekleşen Turkish Open’da yakaladım burada ikinci olmayı başardım”
Foto1: Taşkın, uluslararası arenada Turkish Open yarışlarında 2 tane madalya kazandı.
“O başarıyı hiç unutamam”
Unutamadığı yarışmalardan bahseden başarılı sporcu, “Unutamadığım yarışma ilk derecem. Çünkü çok güzel hazırlanmıştık. Kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama henüz çocuktum… Bizle karşılaşacak olan takım, sürekli derece yapan sporculardan kuruluydu. Maça çok iyi hazırlanmıştık. Maçta ise başarılı bir performans sergileyerek derece elde etmiştim. Takım olarak Türkiye 2’nciliği ve 3’üncülüğü almıştık. Bu başarı hiç unutamam”.

“Hem iş hem spor zor oluyor aslında”
2010 yılında avukat olan Ebru, hem iş hem de sporu bir arada yürütüyor. Zorluklardan da bahseden 28 yaşındaki sporcu, “ 2010 yılında avukatlığa başladım. Şu anda kendi bürom var ve avukatlık mesleğimi yürütüyorum. Aslında hem iş hem de tekvandoyu birlikte yürütmek çok zor oluyor. Çünkü antrenmana gitmek zorundayım. Öğlen ise çok yoğun bir şekilde çalışıyorum. Özveri gösteriyorum ve antrenmana gidiyorum. Antrenmanda hem de günün yorgunluğunu stresini de atmış oluyorum. Orası benim için farklı bir etkinlik oluyor”
Üniversite yıllarındaki zorluklar
Üniversite yıllarında tekvandodan çok uzak kalan Taşkın, bu zorluğu da Türkiye derecesi elde ederek atlattığını belirterek, “Üniversiteyi Antalya’da okumuştum. Antalya’da okuduğum dönemlerde spora ara vermek zorunda kalmıştım. Eskişehir’e sürekli gidip gelemiyordum. Antalya’da sadece 1 tane salon vardı. Hocalara yabancıydım. 2009 yılında o sırada Türkiye Şampiyonası’na katılacaktım. Ama sürekli Eskişehir’e gitmek zorundaydım. Yine özveri göstererek Eskişehir’e gitmeye başladım ve takım arkadaşlarımla çalıştım. Müsabakalarda derece yaptık ve bu da benim kariyerimde dönüm noktasıdır. Bu dereceden sonra Üniversitede tanınmaya başladım. Hatta mezun olunca bana tekvando gösteri yaptırmışlardı. Bunu hiç unutamam”.
Avrupa 3’üncüsü Ebru Taşkın
Ve hedeflenen başarıyı yakaladı, Ebru Taşkın. Avrupa arenasında 3’üncülük elde etti. Geçtiğimiz günlerde Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ta gerçekleşen şampiyonada bronz madalya alan Ebru buradaki büyük başarısını işte böyle anlattı; Milli takımda çok iyi hazırlandım. Müsabakaların çok zor geçeceğinin farkındaydım. Türkiye, son yıllarda tekvando branşında istenilen başarıyı elde edemiyordu. Milli takım olarak bunun farkındaydık”.
Önce kardeşime mesaj çektim
“Takım olarak büyük bir başarı gösterdik ve Avrupa şampiyonu olduk. Bende burada büyük başarı yakaladım. Avrupa’da derece elde etmek en büyük hedefimdi. Bunu başardım ve Avrupa 3’üncü oldum. Madalyayı aldıktan sonra hemen bayrağımıza sarıldım ve bayrağımızı dalgalandırdım. Ardından ilk kardeşime mesaj çektim. Aileme haber verdim, ilk sevincimi onlarla yaşadım. Daha sonra takım arkadaşlarımıza büyük sevinç yaşadık. Bu anıları hiç unutmayacağım. Bana destek veren önce Sarar ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların bu başarıda emeği çok fazla.
Sporu bırakmayın
Hem iş hem de sporu bir arada yürütenlere seslenen milli gururumuz sözlerini şöyle tamamladı, “İnsanlar bir alana yöneldikten sonra diğer aktivitelerini bir kenara bırakıyorlar. Sadece bir alana yoğunlaşıyorlar. Ben bunu göstermeye çalışıyorum. Hem avukatlık gibi ciddi bir işte çalışırken diğer yandan tekvando sporunu yapıyorum. Bunu herkes yapabilir. Bazı zorluklar oluyor ancak yine de sevdiğiniz sporu bırakmamalı insan. Zorluklar içinde elde edilen başarılar daha kıymetli oluyor”