Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ES TV ekranlarında yayınlanan Ekstra Gündem Programının konuğu oldu. Sayın Ataç’a meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte pek çok soru yönelttik. Ancak ve elbette en çok merak edilen konu, Ahmet Ataç’ın Yeni Parti’ye geçip geçmeyeceğiydi.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ES TV ekranlarında yayınlanan Ekstra Gündem Programının konuğu oldu. Sayın Ataç’a meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte pek çok soru yönelttik. Ancak ve elbette en çok merak edilen konu, Ahmet Ataç’ın Yeni Parti’ye geçip geçmeyeceğiydi.
Aslını ararsanız Sayın Ataç daha önceki açıklamalarında da Butlancılara karşı çıkmış ve Özgür Özel’in yanında yer alacağını açıklamıştı. Ekstra Gündem programı ise – sanırım – bu konuda tereddütleri olanların merakını iyice gidermiştir.
Ahmet Ataç Özgür Özel’in yanında olduklarını ve Yeni Parti’ye geçeceklerini açıkça söyledi. Ataç’ın tek söylemediği şey, bu işin ne zaman olacağıydı. Özgür Özel’in belediye başkanlarına bekleme çağrısında bulunduğunu hatırlatan Ataç, Genel Başkanları Özel’den işaret aldıkları anda CHP’den istifa edeceklerini açıkladı.
Ahmet Ataç ayrıca kontrolsüz istifaların Büyükşehir Belediye Meclisinde çoğunluğu kaybetmelerine yol açabileceğini ve Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaz hâle gelebileceğini de ekledi.
Peki Özgür Özel’den “İstifa edin” talimatı ne zaman gelir?
Anladığım kadarıyla Özel, Yargıtay’ın mutlak butlan kararını bozması ihtimaline karşı daha ihtiyatlı adım atıyor. Bana kalırsa hata ediyor. Özgür Özel’in yaptığı büyük bir hata değil elbette. Ancak yargıdan medet beklemek de çok saf ve iyi niyetli bir bekleyiş. Ben CHP’lilerin yerinde olsaydım, 2 – 3 ay sonra yapacağımı hiç bekletmez ve istifa dilekçemi sunardım.
Odunpazarı neden istifa etti?
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve CHP’li Belediye Meclis üyeleri, bir istisna dışında topluca partilerinden istifa ettiler. Elbette bu istifa Yeni Parti hesabına önemli bir gelişme. Ancak Türkiye genelinde Yeni Parti lideri Özgür Özel bir çağrıda bulunmuş ve belediyelerde istifaların olmaması gerektiğini belirtmişti.
Özgür Özel Yeni Parti’yi kuracak milletvekillerine ve parti üyelerine çağrıda bulundu. Buna karşılık Odunpazarı Belediye Başkan ve Meclis üyeleri topluca istifa etmeyi uygun buldular.
Bu neden olmuş olabilir?
Ortada iki ihtimal var. Birincisi Özgür Özel’in yakın yoldaşı olan Kazım Kurt’u arayarak, özel olarak istifa etmesini istemiş olma ihtimali. Bir diğer ihtimal ise Özgür Özel’den bir talimat gelmemesine karşın, Kazım Kurt ve arkadaşları inisiyatif alarak istifa etmiş olabilirler.
İkinci ihtimal benim daha çok aklıma yatıyor.
CHP Eskişehir’de 3’üncü parti oldu
CHP Milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan, partilerinden istifa ettiler. Her iki milletvekili de sosyal medya hesaplarını güncelleyerek, “CHP Eskişehir Milletvekili” ibaresini sildiler ve yerine “Eskişehir Milletvekili” yazdılar. Sayın Jale Nur Süllü’nün butlan ekibi yanında olduğunu zaten biliyoruz. Bu arada İYİ Parti’den bir milletvekili transfer eden AK Parti’nin Eskişehir’de üç milletvekili duruyor. Yani TBMM’de sandalye sayısına bakarsak, şu anda Eskişehir’in en büyük partisi AK Parti oldu.
Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan’ın sosyal medya hesaplarında “Yeni Parti Eskişehir Milletvekili” yazacağı günler de az kaldı. Dolayısıyla bir dönem Eskişehir’in birinci partisi olan CHP, şu anda fiilen Eskişehir’in üçüncü partisi konumuna geldi.
Peki yapılacak ilk seçimlerde CHP Eskişehir’de kaçıncı olur?
İşte bu soruyu biraz da CHP’de kalanların kendi kendilerine sormalarında fayda görüyorum.
CHP Türkiye’de 5’inci parti oldu
Özgür Özel’in Yeni Parti’yi resmen kurmasıyla birlikte CHP’den 91 milletvekili de istifa etti. Böylece CHP “Ana Muhalefet Partisi” olma unvanını da kaybetmiş oldu. Daha önce 135 milletvekili bulunan CHP’nin de sandalye sayısı 44’e düştü. Bu hesapla CHP artık Türkiye’nin birinci partisi vasfını kaybettiği gibi, ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü partisi olma özelliğini de yitirmiş oldu. Şu anda Ana Muhalefet Partisi resmen Yeni Parti’dir. Üçüncü sırada ise 56 sandalyesi bulunan DEM Partisi geliyor. CHP ise 46 milletvekili bulunan MHP’nin ardından 5’inci parti oldu.
Böylece “Özgür Özel’in arkasında milletvekili yok. 20 milletvekili bulamaz” diyen butlancıların yalan söylediği, “80 – 100 milletvekili arkamızda bulunuyor” diyen Özgür Özel ekibinin ise doğru söylediği anlaşılmış oldu.
Üstelik CHP’de kalan milletvekillerinin de tamamının Kılıçdaroğlu destekçisi olduğunu düşünmemek lazım. O milletvekillerinin yarıdan biraz azı ise kararsızlardan oluşuyor. Ki o kararsızların da önümüzdeki günlerde partiden istifa etmesi olası. Yani Kılıçdaroğlu CHP’si her an 25 – 30 milletvekiline düşebilir ki bu durumda 29 sandalyesi bulunan İYİ Parti’nin de arkasına düşecektir.
Butlancılar için bu rakamlar yeteri kadar kötü. Ancak asıl üzücü haberi sona saklıyorum. Yapılacak ilk seçimlerde CHP’nin yüzde kaç oy alacağını zannediyorsunuz? Gerçekten yüzde 7’lik barajı aşacağını mı düşünüyorsunuz? Bu kadar saf mısınız?
Tarihte Bu Hafta
Kıbrıs Türkü kurtarıldı
Bundan tam 52 yıl önce Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs adasında sadece Türklere değil, aynı zamanda Rumlara da barış getirmek amacıyla Kıbrıs Barış Harekatını başlattı. 1974 yılında gerçekleşen bu harekât, yalnızca Türkiye’nin dış politikası açısından değil, Kıbrıs Türklerinin güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri bakımından da belirleyici sonuçlar doğurmuştur.
Kıbrıs, uzun yıllar boyunca Türkler ve Rumların birlikte yaşadığı stratejik öneme sahip bir ada oldu. Sultan 2’inci Selim zamanında fethedilen ada, Rusların İstanbul yakınlarına gelmesi neticesinde ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Rusya’ya karşı İngiltere’nin desteğini almak için, İngiltere’ye verilmişti.
Bazılarının “Ulu Hakan” diye göklere çıkardığı 2’inci Abdülhamit’in sattığı Kıbrıs’ı ancak yüz yıl sonra ve ancak bir kısmı olmak üzere kurtarabildik.
Kıbrıs’ta hatırı sayılır bir Türk nüfusu olmasına karşın, adanın çoğunluğu Rumlardaydı ve Rumlar “ENOSİS” adını verdikleri bir plan çerçevesinde adadaki Türkleri öldürmeye ve Türklüğü yok ederek, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istediler.
Bu amaçlarına ulaşmak için Türkiye’nin dışında önlerinde bir engel bulunmuyordu. Ancak Türk Hükûmetlerinin kararlı tutumu ve 1974 Barış Harekâtı sonucunda amaçlarına ulaşamadılar.
Bugün herhangi bir Türk Köylüsü, evinden tarlasına giderken Rum keskin nişancıları tarafından vurulma tehlikesi yaşamıyorsa, bunu Türk Silahlı Kuvvetlerine borçluyuz.
Cumhuriyet tarihinin tek fetih harekâtı olan Kıbrıs Barış Harekâtını çoktan unuttuk. Hatta duyduğumuz kadarıyla İsrailli şirketler, Kıbrıs’ta arsalar almaya başlamış. Millet olarak bu kadar unutkan olma hakkımız bulunmuyor. Başımıza gelen bütün felaketler, bir önceki felaketi unuttuğumuz için gerçekleşiyor. Kıbrıs Barış Harekâtını asla unutmamalıyız. Unutursak ölürüz…
Haftanın Sözü
Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.
— Victor Hugo
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)