YENİ Parti’nin kuruluş süreci 86 milyonun gözü önünde cereyan etti.
YENİ Parti’nin kuruluş süreci 86 milyonun gözü önünde cereyan etti.
Özgür Özel Genel Başkanlığı’ndaki CHP’nin 2024’teki yerel seçim zaferinin ardından bu yükselişi durdurmak için hangi komplo teorisi üretildiyse, hangi senaryo konuşulduysa, “Yok canım o kadarını da yapamazlar” denildiyse de hepsi bir bir çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı seçimlerde favori aday gösterilen Ekrem İmamoğlu, diploması iptal edilip cezaevine atıldı, art arda operasyonlarla 30’a yakın belediye başkanı ile öne çıkan bürokratlar gözaltına alınıp tutuklandı…
Bu da yetmedi, Özgür Özel’in genel başkanı olduğu CHP’nin başına dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde tedbirli mutlak butlanla Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.
Kılıçdaroğlu da kurultayı toplamak yerine eline kılıcı alıp parti içinde kendisine muhalif kim varsa tasfiye hareketine başlayınca Özgür Özel’in YENİ Parti’yi kurmaktan başka çaresi kalmadı.
Siyaseten yapılabilecek ne kötülük varsa hepsini gördü Özgür Özel ve birlikte yol yürüdüğü arkadaşları…
İstenildiği gibi ülkenin en eski partisi CHP bölündü, YENİ Parti doğdu.
Birçok kamuoyu araştırması ve anket YENİ Parti’yi birinci parti gösterirken, CHP’yi yüzde 7’lik seçim barajının altında ölçüyor.
AK Parti ise ikinci sırada…
Başkanı tutuklanan belediyelerin Meclis’lerinde yapılan oylamalarda Meclis üyeleri üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan AK Parti’nin, “millet iradesiyle kazanamadık, bari masada kazanalım” yaklaşımıyla kurduğu oyunu bu millet yakından görüyor.
İşin garip tarafı CHP de bu oyuna alet oluyor.
Öyle bir noktaya geldik ki…
YENİ Parti’nin yükselmesinden, halkta karşılık bulmasından AK Parti’nin rahatsız olmasını anlayabiliriz ancak bir o kadar CHP’nin rahatsız olmasını anlayamayız.
CHP kurmayları, vekiller ve örgüt temsilcileri, muhalefet partisi olduklarını, iktidarın yanlışlarını eleştirmeleri gerektiğini, seçimlerde hangi projeyi ortaya koyacaklarını konuşmak, yurttaşla temas etmek yerine YENİ Parti’yi kötülüyorlar.
Eski yol arkadaşlarına demediklerini bırakmıyorlar.
Kurultay’da seçilip iş başına gelmeden, iktidar destekli yargı eliyle verilen CHP’yi teslim alıp, muhalif cepheyi güçlendirmek yerine kendi mahallesine siyasi racon kesmek artık iyice sırıtıyor.
Anlayacağınız…
Bir muhalefet partisinin, enerjisini başka bir muhalefet partisinin yükselişini durdurmaya harcaması, seçmende ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Soru şu:
Türkiye’yi kim değiştirecek, ekonomiyi kim düzeltecek, adalete güveni kim yeniden tesis edecek, gençlere umudu kim verecek, emekliye nefes aldıracak kim?
YENİ Parti’yi kötülemek bu soruların hiçbirine cevap vermiyor.
CHP’nin bunu fark etmesi gerekiyor.
Muhalefetin rakibi muhalefet değil iktidardır.
Muhalefet kendi içinde birbirini tüketirse, bundan kazançlı çıkacak olan yine iktidar olur.
Ve seçmen bütün bu olan biteni izliyor.
Sandığı bekleyerek…
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)