Sabahın erken saatlerinde bir apartman dairesinin balkonuna çıkıp derin bir nefes aldığınızda, burnunuza çalınan o taze fesleğen kokusu sadece bir bitkinin varlığı değildir; modern şehir hayatının gri duvarlarına karşı verilmiş naif ve sessiz bir direniştir.
Yüksek katlı binalar, asfalt yollar ve cam plazalar arasında sıkışıp kalan günümüz insanı, farkında olmadan doğayla olan o kadim bağını kaybetti. Yediği domatesin dalında nasıl kızardığını görmeyen, toprağın yağmurdan sonraki o eşsiz kokusunu unutan nesiller yetiştiriyoruz. Fakat insanın genlerine kazınmış olan o üretme ve toprağa dokunma arzusu, betonarme ne kadar yüksek olursa olsun bir yolunu bulup yüzeye çıkıyor: Balkonlarda.
Son yıllarda dikkat edin; pencerelerin pervazlarında, daracık balkon köşelerinde dizilen saksıların sayısı hızla artıyor. Kimi eski bir yoğurt kabına ektiği nanesini suluyor, kimi özenle seçtiği seramik saksılarda çeri domateslerin kızarmasını bekliyor, kimi de sadece dokununca kokusunu salan bir saksı fesleğenle günün yorgunluğunu atıyor.
İşin aslı, hiç kimse marketten iki kilo domates alamadığı için balkonda fide yetiştirmiyor. Mesele tasarruf ya da mutfak masrafı değil. Mesele, sabah kalktığında bir canlının büyümesine şahit olmak. Tohumun çatlayıp filiz verdiğini görmek, insanın içindeki sabrı ve üretme sevincini yeniden canlandırıyor. Şehir hayatının sunduğu hazır, hızlı ve ruhsuz tüketime karşı; kendi emeğiyle suladığı, beklediği ve dalından kopardığı o tek bir domates, insana kaybettiği doğallığı hatırlatıyor.
Balkon bahçeciliği, şehir insanının kendi eliyle yarattığı küçük bir sığınak. O daracık alanda toprakla haşır neşir olurken geçen yarım saat, günün bütün stresini, gürültüsünü ve ekranların yaydığı o donuk ışığı unutturuyor. Parmakların arasına bulaşan ıslak toprak, insana nereden geldiğini ve aslında neye muhtaç olduğunu fısıldıyor.
Büyük çiftliklere, uçsuz bucaksız bahçelere sahip olamayabiliriz; ancak bir saksı toprak bile insanı doğanın mucizesine ortak etmeye yetiyor. Betonun soğukluğuna inat balkonlarında yeşili büyütenler, sadece bitki yetiştirmiyor; şehirde unuttuğumuz yaşama sevincini ve toprağın asil hafızasını taze tutuyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir PTT Bölge Müdürlüğü yapılmayınca kadroları dağıldı!
Tarkan Demir
Şapcı delikanlı olduğunu gösterdi
Kerem Akyıl
Mesele domates değil, hâlâ anlamadınız mı?
Ümit Polatbaş
Ekonomi çok güzel diyenler…
Kaan Özcan
Festival zamanı
Seval Erci
Daha iyi performansları göreceğiz
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy