Anadolu Üniversitesi 2025–2026 Akademik Yılı, “Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı” kapsamında düzenlenen törenle başladı. Rektör Yusuf Adıgüzel, bu yıl 15 yeni bölüm açtıklarını vurgulayarak, “Çağın şartlarına ayak uyduruyoruz” dedi. Açılışta konuşan Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise yapay zekanın üniversiteler ve meslekler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
Anadolu Üniversitesi 2025–2026 Akademik Yılı açılış töreninde konuşan Rektör Yusuf Adıgüzel, bu yıl 15 yeni bölüm açtıklarını belirterek, “Çağın şartlarına ayak uydurmak için bölümler açmaya devam ediyoruz” dedi.
Anadolu Üniversitesi’nde 2025–2026 Akademik Yılı, “Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı” kapsamında Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda düzenlenen törenle başladı. Program, Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’nın dinletisi ve tanıtım filminin gösterimiyle açıldı. Ardından kürsüye çıkan Rektör Yusuf Adıgüzel, üniversitenin hedeflerini ve akademik vizyonunu aktardı. Yılın ilk dersini veren Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise “Üniversitelerin Geleceği” başlıklı konuşmasında, üniversitelerin geleceğini belirleyecek en önemli faktörlerin yapay zeka ve hızla değişen yüksek teknoloji alanları olacağını vurguladı. Açılış programına CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Tören, Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Töreni ile sona erdi.
İNSAN BİLİMLERİNDE ÜST SIRADAYIZ
Rektör Adıgüzel, üniversiteler arasında sürekli bir yarış olduğunu ve Anadolu Üniversitesi’nin de bu yarışın içinde olmak istediğini kaydederek, “İlk 20-30’a giremiyoruz ilk 500’de değiliz gibi bir gibi endişemiz yok. Endişemiz, niceliğin niteliğin önüne geçmesi endişesidir. Üniversitemiz şu an tıp ve mühendislik fakültelerine sahip bir üniversite değildir. Dolayısıyla ölçümleri ve sıralamaları sadece tıp ve mühendislik alanlarındaki makaleler ve araştırmalar üzerinden yaparsanız biz çok gerilerde kalırız. Ancak insan bilimleri açısından değerlendirildiğimizde, ülkenin en üst sıralarında yer alan üniversitelerden biriyiz. Dolayısıyla yarışın farklı kategorileri var. Biz insan bilimleri bölümlerini öne çıkararak Türkiye’de ve dünyada iyi işler yapmaya gayret edeceğiz. Türkiye’de bilimsel yayın açısından ilk 15 üniversite arasında yer alıyoruz. Üniversitemiz hocaları bugüne kadar 3 binden fazla yayın üretmiştir. Bu yayınların yüzde 75’inden fazlası, yani her 4 yayından 3’ü, dünyanın en üst segmentteki yayınlarında yayımlanmıştır” diye konuştu.
ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTEMİZİ SEÇİYOR
Üniversiteler arasındaki bu yarışın öğrencilerin de dikkatini çektiğini dile getiren Adıgüzel, “En yüksek puanı kim alıyorsa, öğrenci de o üniversiteyi tercih etmektedir. Bu yıl 15 yeni bölüm açtık. Bunun Türkiye’de bir rekor olduğunu düşünüyorum. Açılan 15 bölümden 10 tanesine öğrenci aldık. İki bölüm İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ev sahipliğinde açıldı. Uluslararası Lojistik ve Bilişim Sistemleri bölümleri, ilk yılı olmasına rağmen en üst sırada öğrenciler tarafından tercih edildi. Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde açtığımız Oyun Tasarımı Bölümü de ülke genelinde tercih edilen ilk bölümler arasında yerini aldı. İletişim Bilimleri Fakültemizde açılan Yeni Medya ve İletişim Bölümü de ilk yılı olmasına rağmen ülkede tercih sıralamasında üçüncü sırada yer aldı. Çağın şartlarına ayak uydurmak için bölümler açmaya devam ediyoruz” dedi.
TEHDİT YAPAY ZEKA
Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise, yeni açılan bölümlerin, üniversitelerin geleceğine doğrudan etki sağlayacağını aktararak, “Dünya çok hızlı değişiyor, teknoloji her alanda baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Özellikle yüksek teknoloji alanında radikal dönüşümler yaşanmaktadır. Bu değişen teknolojiler arasında askeri, tıp ve eğitim teknolojileri ilk üç sırada yer almaktadır. Üstelik bu alanlar birbirinden bağımsız değil, birbirlerini besleyerek ilerlemektedir. Eğitim teknolojileri alanında ortaya çıkan yeni bir uygulama, kısa süre içerisinde tıp teknolojisine de askeri teknolojilere de sirayet etmektedir. Bununla birlikte yapay zekadan söz etmeden geleceğin üniversitelerinden bahsetmemiz mümkün değil. Yapay zeka nedeniyle hem üniversiteler hem de öğrenciler olarak bir tehdit altındayız. Aldığımız eğitim her ne olursa olsun ve biz hangi mesleğe yönlendirilmiş olursak olalım, yarın yapay zeka uygulamaları nedeniyle o mesleği insana özgü yönleriyle sürdürebilecek miyiz, henüz bilemiyoruz. Şimdiden Avrupa’da yapay zeka nedeniyle işini kaybeden çok sayıda insan bulunmaktadır. Hatta bu nedenle yeni disiplinler ve meslek değiştirme stratejileri geliştiriliyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak : HABER MERKEZİ