1240’dan günümüze: Mahperi Hatun’un izleri Eskişehir’de

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç 1240’dan günümüze: Mahperi Hatun’un izleri Eskişehir’de
A
a

1240 yılında inşa ettirilen Şeyh Turesan Zaviyesi, Anadolu Selçuklu döneminin tasavvufi ritüelleriyle şekillenen mimarisini gün yüzüne çıkarıyor. Doç. Dr. Demet Kara, yapının bilinmeyen yönlerini anlattı.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin güçlü kadın figürlerinden Mahperi Huand Hatun, Kayseri’den Tokat’a pek çok vakıf ve hayır kurumu bırakmıştı. Bunlardan biri de 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde, Şeyh Turesan adına yaptırdığı Şeyh Turesan Zaviyesi. Yapının hem zaviye hem de ibadet ve eğitim merkezi olarak işlev gördüğü biliniyor.

Zaviye nedir ve Şeyh Turesan Zaviyesi’nin önemi

Zaviye, şehir, kasaba veya yollar üzerinde kurulan; dervişlerin yaşadığı, tarikat eğitimlerinin verildiği ve yolcuların karşılıksız misafir edildiği yapılar olarak tanımlanıyor. Kayseri-Ürgüp arasındaki Tekke Dağı mevkiinde yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, Anadolu Selçuklu döneminin ilk tarikat yapılarından biri olarak tarihe geçiyor.

Mimari unsurlar ritüellerle şekillendi

Doç. Dr. Kara’ya göre, zaviyedeki bazı mimari öğeler yapıyı sağlamlaştırmak yerine tasavvufi ritüeller için tasarlanmış: Ana eyvanın yükseltilmiş sekisi, ritüeller sırasında seyirci mahfili işlevi görüyor. Orta sofanın kubbesi ve tonoza açılan merdiven düzeni, evrenle bağlantıyı sembolize eden mimari bir çözüm sunuyor. Eyvana açılan odalar ve kuzey duvarındaki halkalar, konaklayan ziyaretçilerin ve hayvanlarının barınması için kullanılmış.

Sosyal işlevler ve Osmanlı dönemine yansımaları

Tarikat zaviyeleri sadece ibadet değil, toplumsal hizmet de sunuyordu. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde geleneğe uygun olarak gelene geçene barınma imkânı sağlanmış. Osmanlı döneminde ise bu yapılar tekke ve dergâh olarak işlevlerini sürdürdü.

 
Kaynak : İHA
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi