Türkiye Komünist Partisi Eskişehir İl Örgütü, 1 Mayıs etkinliklerine katılmayarak Ankara Anıtpark’taki merkezi mitinge gideceklerini açıkladı; açıklamada “bağımsız işçi siyaseti ve kendi kürsüsünü kurma” vurgusu öne çıktı.
Türkiye Komünist Partisi (TKP) İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında kentteki programlara katılmayarak Ankara’daki merkezi kutlamada yer alacağını açıkladı. İl Örgütü adına konuşan Gürkan Şahintürk, partinin dört büyük merkezde miting düzenleyeceğini belirtirken, Eskişehir’den de Ankara Anıtpark’taki buluşmaya katılım çağrısı yaptı. Şahintürk, bugün ülkede 1 Mayıs’ların anlamsızlaşması, işçi bayramlarının sermaye sınıfı ile işbirliğini bir kusur olarak görmeyenlerin nutuk attığı platformlara dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını belirterek, “Oysa işçi sınıfının ihtiyacı olan şey başkalarının gölgesinde kalmak değil; bağımsız, güçlü bir siyaset üretmek ve kendi kürsüsünü kurarak dertlerini tüm yurda ve dünyaya haykırmaktır. İşte bu kararlılıkla, TKP Eskişehir olarak 1 Mayıs günü saat 15’te Ankara Anıtpark’ta yapılacak büyük buluşmada yerimizi alacağız. Bu zamana kadar düzenlenen 1 Mayıs’lara dair eleştirilerimizi geçmiş yıllarda da sabırla ve dostça paylaştık; çözüm için her türlü girişimi yaptık. Ancak gelinen noktada, işçi sınıfının umudunu gerçekten yükselteceği, işçi sınıfı mücadelesini ön plana çıkartacak ve güçlü bir birliktelikle kutlanacak bir 1 Mayıs için Ankara’ya gitmek bir zorunluluk haline gelmiştir. Bizim için asıl mesele, 2 Mayıs sabahı bu ülkenin emekçilerinin kendilerini karanlığı def etmeye ne kadar yakın hissettiğidir” diye konuştu.
REKABET ETMİYORUZ
“TKP Eskişehir’in Ankara’ya gidişi asla diğer sol örgütler ile bir rekabet havası yaratmayı amaçlamıyor” diyen Şahintürk, “Hatta biz, diğer örgütlerin de 1 Mayıslara güçlü katılım göstermesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Ancak 1 Mayıs meydanlarının CHP’li belediye başkanlarının ya da milletvekillerinin kişisel halkla ilişkiler çalışmasına dönüştürülmesi, işçi kürsüsünün CHP seçim otobüsleriyle boğulması kabul edilemez bir yaklaşımdır. Benzer bir durumun diğer şehirlerde DEM Parti için de geçerli olduğunu görüyoruz. Oysa 1 Mayıs kürsüsü; üretenin ve emek verenlerin yönetmesi gerektiği iddiasını taşıyan işçi sınıfına ait olmalıdır. 1 Mayıs kürsüleri, işçi kimliğini ön plana çıkartmalı ve kürsülerin tek sahibi Türkiye İşçi Sınıfı olmalıdır. Bugün o büyük, coşkulu 1 Mayıs’lar sanki birer ‘nostalji’ gibi pazarlanmak isteniyor. Bunu reddediyoruz. Biz; daha önce hiç 1 Mayıs’a katılmamış işçilerin bile en ön safta yürüyeceği, gerçek bir heyecan ve büyüyen bir umutla dolu bir gün kutlayacağız” dedi.
Kaynak : HABER MERKEZİ