YILMAZ KIRMIZI’YI UĞURLARKEN…

YILMAZ KIRMIZI’YI UĞURLARKEN…

22 Kasım 2013 09:44
A
a

YAZIYORUM


Ölümün yakıştığı hiç kimse yoktur.

Hiç kimseye yakışmıyor ölüm.

İster ecel ile ister ecelsiz gelmeye görsün.

En sofusundan en ateistine, en samimisinden hesapçısına!

Bu soğuk kelime ile karşılaşmaya görsün…

Lakin aslolan geride bıraktıklarıdır insanın.

Hayat denen kısa bir serüven sonrasında ardında

koyup gittikleri ile var yada yok olup gidiyor.

Şair arkadaşım Veysel Çolak’ın sözüdür;

“Unutmak öldürmektir” der…

İnsanın yaşarken ölmesidir bu aslında.

Unutulmak yaşarken de, sonsuzluğa göçte de gerçek ölümdür.

Sanatçılar ve bilim insanları Allah’ın özel kullarıdır.

İnsanlığa bıraktıkları eserler ölümsüz kılar onları.

Dün sonsuzluğa uğurladığımız da bir sanatçı idi.

Adı Yılmaz, soyadı Kırmızı idi bu dostun.

“Karıncaincitmez” tanımlamasına yakışan bir yürekti.

Kimselere kötülüğü olmayan, belki de bu yaşamda kendinden

başka hiçbir cana kastı olmayan bir gönül adamı.

Geride anılar bıraktı, izler bıraktı.

Evlat, bacı, kardeş ve yar bıraktı.

Ama onu ölümsüz kılan eserleriydi gerçekte.

İki tane THM derlemeleri ile süslenmiş kitap.

Üçüncüsüne ne yazık ki zamanı yetmemiş belli ki!

Bir o kadar da kendisine ait türküler bırakmış.

Emekler vermiş halk müziği adına.

Korolar oluşturmuş, türküye sevdalıları bir araya getirmiş.

Konserler vermişler özel ve güzel günlerde.

Gök kubbeye bir hoş seda yollamışlar kimi zamanlar.

Bir sonbahar sonunda vedasını etti Yılmaz Kırmızı.

Sararmış yapraklar misali toprağa düştü.

Dostları, sevenleri hep beraber uğurladık onu.

Bildiğim tek bir gerçek var.

Türküleri ve kitapları ile yaşayacak artık…

DIŞARDAN GAZEL

 

TRAMVAY TRAFİĞİ TIKIYOR!

 

Muhteremin biri, Eskişehir trafiğinin en büyük nedeni olarak tramvayı göstermiş. Kargaların bile şeyleri ile güldüğüne inandığım bu tezin sahibi de ne yazık ki bu kentte bizim aramızda! İnsanın bazen sallayarak rahat edeceği gerçeğine inanırım. Bu öylesine sallamış ki, salladıktan sonra kendisi bile inanmış zırvasına… Mustafa Kemal Atatürk der ki; Her türlü yararlı işe karşı çıkan kuvvete İRTİCA denir...

 

OZANCA

“ SENİ YOBAZ HOKKABAZ “

 

Hinlik gıybet hep sende, ulemalık satarsın

Söylemlerin uyuşmaz, battıkça da batarsın

Medet uman milleti, birbirine katarsın

Üç kuruş menfaate, bin bir takla atarsın

 

Din imandan dem vurup, ona buna çatarsın

Allah’tan korkmaz mısın, nasıl rahat yatarsın

Menfaate açıksın, ne gelirse yutarsın

Ne bir hayır işlersin, ne sözünü tutarsın

 

 

Çevrende mi toplandı, nerde varsa düzenbaz

Torununu okşarken, nasıl alıyorsun haz! ...

Senin vicdanında mı, beyninde midir araz

Bu nasıl insanlıktır, yüzün kızarmaz biraz

 

                                   Refah TORLAK / RETOR

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi