Yıldıramazsınız!

Şinasi Kula yazdı

29 Şubat 2016 09:00
A
a
Ve o çok gurur duyduğumuz Nasrettin Hoca Parkındaki köpek kulübelerimiz yok artık…
Yüzün üzerindeki dairenin penceresinin baktığı her biri 50 kilodan ağır kulübelerimizin hepsi çalındı ve canlar yine kara yağmura teslim artık…
Olay yerine çağırdığımız Asayiş ve Hırsızlık Şubesinden aldığımız cevap koca bir hiç!
Bir yerlerden bir şey duyarsanız, gören duyan bize haber verin ve maalesef o civarda çocukların oyun parkının da olduğu bölgede tek bir kamera yok!
“Mevla’ya emanet olsun Eskişehir”
Nasrettin Hoca gibi bindiğimiz dalı kesiyoruz.
Duymayarak, görmeyerek, konuşmayarak…
Şimdi daha iyi anlıyorum herkesin kendi adaletini neden kendinin sağladığını!
                                               ***
Hüseyin Karadayı adlı insanoğlu insan, dost yürekli kişi bu satırları yazıp(fotoğraflayıp) bana yollamış. Anlaşıldığı gibi Eskişehir’in göbeğinde bulunan Nasrettin Hoca Parkı içerisinde bulunan parktan tüm köpek yuvalarını çalmışlar. Odunpazarı Belediyesinin haftalar öncesi özenle üretip böylesi birkaç parka yerleştirdiği güzelim yuvaları(köpek barınaklarını) göz göre göre halletmişler. Peki, nerelerine sokacaktır, yani hangi münasip yerlerine koyacak bunları çalanlar acaba? Evlerinin içerisinde bir köşeye mi, ya da garajlarında müsait bir köşeye mi nereye sığdıracaklar? Ufak tefek de değil ki sığsın…
Bu çaldıklarını, işlerine yarasın umudu ya da naçarlığı içinde sinsice çalmadıklarını adım gibi biliyorum. Tüm kalbimle inanıyor ve biliyorum ki o kulübelerden rahatsız olan insanlık yoksunu, ahlak yoksunu, onur yoksunu insancıklar tarafından yapılmış hayâsız bir organizedir bu!
Bunu yapanlar insan değildir kardeşim çok daha net söyleyeyim!
Adam değildir, karakter sahibi değildir, mert değildir…
Köşem yettiğince bu insanlık fukarası ucubelere ne desem faydasız biliyorum. Çıkıp da ben yaptım hadi gel diyecek yürek de yoktur bunlarda. Onun için ben en başta emniyet yetkililerine daha sonra da bu Odunpazarı Belediyesi yetkililerine diyeceklerimi diyeyim…
Emniyet yetkilileri velev ki orada bir sapık çocuklardan birisinin canını yaktı! O çocuğun ailesinin ocağına incir ağacını dikti. Ve Allah’ın tek bir kamera kaydını akıl edemediğiniz için de elini kolunu sallayarak gezen o sapığın canını yakacağı sıradaki çocuk da sizin çocuğunuz! Haydi bakalım, kurun şimdi empatiyi varsa yüreğiniz!
Ne oldu, ne değişti ellerinde telsizlerle olay yerine gelip hiçbir şey yapamadan çekip gitmeniz yakılan boşa benzinden öte neye yaradı?
Odunpazarı Belediyesi çok güzel bir iş yapmış, emek verenlerin hepsinden Allah razı olsun. Sokaktaki masum patilere barınak yapmış, tabiatın zor şartlarından bir nebze korunmasını sağlamışlar…
İyi de bunların muhafaza edilmesi adına gerekli önlemlerin alınması, organizasyon, iş birliği de gerekmiyor mu? Neye yaradı onca emek, onca masraf ve hayal kırıklıkları kim söyleyecek şimdi? Üretmek, yapmak, emek vermek eyvallah ne güzel ama ya bu emeklerin korunması ve devamlılığı nasıl sağlanacak kim yanıtlar bunu? Ben yaptım oldu derseniz samimi olmaz ki yapılan iş!
Amacına ulaşmaz ki!
O mahalledeki yüzlerce binlerce evin pencerelerinden bakıp görüp de, bu olayı görmedim diyenlere de iki çift lafım var. İnsanlığınızı bir gözden geçirin kardeşim. Görmeyenlerinize, bilmeyenlerinize en ufak bir sözüm olamaz ama görüp de söylemeyenlerin insanlık sorgulamalarının zamanı gelip de geçmek üzeredir. Bugün masum köpeklere, yarın sizin çocuklarınıza bir zarar geldiğinde biz yine aynı duyarlılığı göstereceğiz buna adınız gibi emin olabilirsiniz…
 
 
SİZİN SESİNİZ
 
Yârime…
 
Yirmi yıllık yoldaşımsın iyi tanırım seni. Üften püften sıkıntılara dertlere takmazsın kafanı. Dirayeti kolay kolay elden bırakmazsın her türlü olumsuzluklar karşısında. Acılarda kederlerde; umut üreten yüreğinle, benim gibi gözü kara birinden daha cesur olmana hep imrenirim bilesin. İki yıl içerisinde ikinci kez bıçak altına yatarken bile ne gülümsemenden, ne umutlarından zerre taviz vermiyorsun ya aşk olsun sana. Demek ki bu yürek boş yere bağlanmamış, “yârim” diye boşuna dillendirmemiş inancını. Geçmiş olsun demiyorum, geçmiş olacak bu da biliyorum. İleride anılar sayfasına yazılmış kısa anekdotlar içerisinde yerini alacak. Yaşananlardan geriye kalan ise sana olan inancım, güvencim, dostluğum, muhabbetim…
Kısaca yüreğim…
Haydi yarim, bu da geçecek…
Güzel günler göreceğiz mutlaka…
 
 
OZANCA
 
Karanfil Kokan Yârim…
 
Gözlerinin karası kalbimden vurur
Ayrılığın acısı yakar kavurur
Dört duvarın içindeyim karşımda sensiz
Karanlıkta aydınlığı düşündürensin
Karanfil kokan yârim
Hüzünlü bakan yârim
Sensiz geçmiyor yaşam
Yollarını beklerim…
Mahzun yüzün belirir ay ışığında
Penceremden buz mavi akıp girersin
Soludukça tenini coşar yüreğim
Ay ışığı kaybolur bomboş ellerim
Karanfil kokan yârim
Hüzünlü bakan yârim
Sensiz geçmiyor yaşam
Yollarını beklerim… Şinasi KULA
1000
icon
İlkay Erdem 29 Şubat 2016 10:14

Duyarlı insanlar... Hayatı çok daha anlamlı kılmak adına acilen birleşmeli ve sesini tüm ülkede çınlatmalı artık...Zaman aleyhine işliyor Cumhuriyet değerlerinin,doğanın,insanlığın...

0 1 Cevap Yaz
Havva ilikCok gecmis olsun rabbim acil sifalar versin can yoldasiniza 29 Şubat 2016 09:39

evet bende yakinlarinda oturuyorum o parkin yabanci biri park etti diye kavga cikatan insanlardan ne beklenir

0 2 Cevap Yaz
Semra Onal 29 Şubat 2016 08:53

Şinasi bey bu iş öyle kolay değil sıradan biri cesaret edip bunu yapamaz zaten gücü yetmez bir kulübeyi 3-4 kişi anca kaldırır. Bu iş iyi kokmuyor

0 2 Cevap Yaz
Havva ilik

cok gecmis olsun rabbim acil sifalar versin cananiz esinise

0 2
Necdet Özkaranfil 29 Şubat 2016 08:49

Hayvanlara karşı duyarlığının için teşekkürler

0 2 Cevap Yaz
Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi