Önceki gün Muharrem Kubat’ın yerinde:
“Emirdağlıların toplantısına katıldım.”
Konu:
“Emirdağlı Cemal Okan Yüksel’e destekti.”
Yaklaşık yirmi kişinin katıldığı “Pirinç Pilavlı” toplantıda, Ev sahibi olarak emekli öğretmen Muharrem Kubat dedi ki:
“ Emirdağ’dan hemşehrimiz Cemal Okan Yüksel milletvekili adayı oldu. Bir hemşehri olarak kendisine neden destek olmayalım? Sizleri bunun için davet ettim. Bu konuda herkes görüşünü açıklasın”
--//--
İlk sözü alan Cemal Okan Yüksel davete teşekkür ederek:
“Bu konuda bana destek vereceğinize inanıyorum. Önümüzdeki günlerde programıma bu gidişe göre yön vereceğim. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
Bu hemşehri toplantısında şunu gördüm:
“Kimisi gönüllü geliyor, kimisi gönülsüz. Muharrem Kubat’ın dediği gibi “herkes gönlünden geçtiği” gibi davranacak.”
---//--
Hemşehri olayı Emirdağ’da tutar mı bilemem.
Yaklaşık 130 bin Emirdağlı’dan kaçı bir araya gelir?
Kestirmek zor.
Ama bu çıkış bana göre:
Bir dayanışmadır.
El ve gönül birliği yapmadır.
---//---
Hatırlayanlar bilir.
Geçmişte Yılmaz Sezer, arkasına Emirdağlılarla birlikte, Eskişehirspor’u da aldığı halde belediye başkanı seçilememişti.
Aynı şekilde rahmetli Emirdağlı Dr. Safa Halaç aday olduğu Belediye Başkanlığını kazanamamıştı.
Bunun için diyorum ki:
“Hemşehri oylarına bir noktaya kadar bel bağlamak gerekir.”
Hemşehri tutkunluğunda:
“Sivrihisar ile Mihalıççık’ı hep takdir ederiz.”
Aylar önce aday çıkar.
İlçenin yetkili ve etkilileri bir araya gelerek bu aday çevresinde siyasi kanıyı bir tarafa ederek:
“Birleşirler.”
İşte bunun için de politikada:
“Başarılı olurlar.”
--//--
Dün bu konuda sayısız telefon aldım.
Hemşehri oyları konusunda yazdıklarıma
“Kimisi haklı, kimisi ise haksız” diyordu.
Kimisi de:
“O günler geçti. Yeni kuşak için hemşehrilik duygusu fazla bir şey ifade etmiyor” diyordu.
Kim nasıl değerlendirirse değerlendirsin:
“Muharrem Kubat arkadaşın yaptığı, birbirini tanıyan insanları bir araya getirme adına dar politikadan uzak bir dayanışmadır.”
Bu olumlu birlikteliği dar politikaya çekmeden böyle değerlendirmek gerekir.
Birlik ve dayanışmayı salt politik alanda değil,
Yaşamın diğer alanlarına da yaymakta yarar var çünkü.
.--Günlerin getirdiği—
-MHP’nin adayları—
Önceki gün MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir milletvekili Ruhsar Demirel başta olmak üzere milletvekili adayları geldiler. İl Başkanı Oğuz Sezer, Milletvekili adayları Kayahan Çağlar, Mustafa Kemal Tekin, Dr. Emine Edizgil, Ahmet Hızlan ve Timur Faruk Yatmaz.
Dikkatimi çekti. Birbirlerine çok saygılı davranan MHP’liler de Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ruhsar Demirel konuşuyor, diğer adaylar dinliyorlar, yeri geldiğinde ve sorulduğunda yardımcı oluyorlardı. Ruhsar Demirel gerek iç ve gerekse dış politikada kendisini yetiştirmiş bir hanım politikacı olarak dikkatimi çekti. Özellikle ülke sorunlarına hakim olması, yerel konulara bakış açısı olumluydu. Üçüncü üniversite olayına ilişkin görüşü bana göre yerindeydi. Dedi ki “ben yasa teklifi verdim. AKP’liler dikkate almadılar. Ama nedense kendileri de yeni bir teklif getirmediler. Eskişehir’de ileri teknoloji üniversitesine mutlaka ihtiyaç var.” Eskişehir’de ileri teknoloji üniversitesine mutlaka ihtiyaç varsa, AKP’liler bu konuya ne derler acaba? İleri Teknoloji Üniversitesi olayını nasıl değerlendirirler?
---Zeki Ünal çabuk çekildi—
Beklenmedik şekilde milletvekili aday adayı olan eski milletvekili Zeki Ünal’dan ses soluk çıkmıyor. Aday belirleme aşamasında ardı ardına basın açıklaması yapan, kahvaltılı yemekli toplantılar düzenleyen Zeki Ünal için politik gözlemciler, “Zeki Ünal’ın politika yaşamı kısa sürdü. Toplantılarda yapacağım, edeceğim. CHP için çalışacağım demişti. Arkası gelmedi. Acaba sayın Ünal politikaya nokta mı koydu? Yoksa yeni bir hamleye mi hazırlanıyor” diye soruyorlar. Gerçekten ilginç. Milletvekili aday adaylığı üzerine farklı yorumlar yapılan Zeki Ünal’dan gerçekten neden ses soluk çıkmıyor. Yoksa diyoruz. Sayın Ünal politikada yeni bir hamleye mi hazırlanıyor?