Eskişehir Yeni Şehir Ulaşım Ana Planı Revizyonu Çalıştay’ında Eskişehir’in şehir içi ulaşımı detaylı masaya yatırılmış…
2035 yılında kent merkezinde İstanbul’daki gibi ulaşım sıkıntısı yaşanmaması için kent merkezinin yayalaştırılması ve bisiklet kullanımına açılması, Avrupa’da olduğu gibi şehir içerisine araç girmemesi veya parayla girmesi, merkeze gelmek için herkesin toplu ulaşım araçlarını kullanması ve bunun için aktarma merkezlerinde otoparklar oluşturulması gündeme getirilmiş…
Aslında geç kalınmış bir konu…
Sabah ve akşam saatlerinde şehir trafiği İstanbul’dakinden daha beter hale geliyor…
Özellikle tramvayın geçtiği kavşaklarda iki, üç hatta dört kırmızı ışığa takılıyoruz…
2017’de yeni tramvay hatları da devreye girecek…
İşte o zaman sıkışıklık daha da artacak…
Bu nedenle zorunlu araçlar dışında şehir merkezine araç sokulmaması düşüncesi doğru…
Organize Sanayi Bölgesine tramvayın götürülmesi de doğru, ancak yeni hatlara baktığımda şehrin en kalabalık mahallelerinden birisi olan 75. Yıl Mahallesi yok…
Emek-71 hattına giden tramvay 75. Yıl Mahallesine kadar uzatılmalı…
Şehrin en uzak ve 15 bine yakın nüfusun yaşadığı mahalleye tramvay gitmemesi, bu mahalleden şehir içine gelen araç sayısını zorunlu olarak artırıyor…
Yenikent-ESOGÜ arasında hizmet veren tramvaylar, Otogar veya SSK hattına gitmemesi nedeniyle Yenikent Mahallesinden de şehir merkezine çok fazla otomobil iniyor…
Çankaya-Yenikent-ESOGÜ arasında hizmet veren tramvaylar saat başlarında SSK ve Otogar hattına da sefer yapmış olsalar, bu hattaki tramvaylar daha verimli olarak kullanılmış olunacak…
ESOGÜ, Yıldıztepe, Gültepe, Yenikent, Çankaya hattında sefer yapan tramvayların hizmete girdiği günden beri taşıdığı yolcu sayısına bakıldığında verimli olmadıkları açık seçik belli…
Bu hattın verimli olması için tramvayların aktarma yapmadan mutlaka ama mutlaka çarşıya direk inmesi gerekir…
Eğer yarım saat arayla bir tramvay SSK ve Otogar’dan ESOGÜ’ye uğramadan Yenikent-Çankaya hattına gelmiş olsa tam kapasite hizmet vermiş olacaklar…
İkincisi Ihlamurkent ve Vadişehir yerleşime açılıcınca Yenikent-Ihlamurkent ve Vadişehir arasında ulaşım hizmeti veren 2-8-32-37-63 numaralı otobüsler taşıması gerekenden daha fazla yolcu bindirdikleri için aşırı sıkışık oluyor…
İnsanlar otobüslerin içerisinde nefes almak için zorluk çekiyor…
Bazen de bir birlerinin soluklarını yüzlerinde hissediyorlar…
Kadınlar ve genç kızlar zaman zaman sapıklar yüzünden sıkıntı çekiyorlar…
Erkeklerde kadınlara de genç kızlara dokunmamak için adeta otobüs içerisinde cambazlık yapıyorlar…
2-8-32-37-63 numaralı otobüslere Yıldıztepe, Gültepe Mahallelerinde ikamet eden yolcular da binmesi nedeniyle otobüsler doluyor…
Yenikent, Ihlamurkent ve Vadişehir Mahallelerinin yolcuları otobüslere binemiyor, bir sonraki otobüsü beklemek zorunda kalıyorlar…
Boş gelmesi halinde ona biniyorlar…
Zaman zaman iki otobüse de binemedikleri oluyor…
Bu sıkışıklığı önlemek, Yenikent Mahallesinde ikamet edenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Yenikent, Ihlamurkent ve Vadişehir hattından ayrılmalı…
Yenikent hattına hizmet verecek otobüslerin son durağı 32 numaralı dolmuşların son durağı olmalı…
Ihlamurkent ve Vadişehir Mahallelerine hizmet veren otobüsler, Yenikent Mahallesine girmeden Seyitgazi Caddesindeki Kalabak Su Deposunu geçtikten sonraki kavşaktan giriş yaparsa otobüslerdeki üst üste yolculuk yapma sıkıntısı da büyük ölçüde giderilmiş olunur…
Mademki yeni Seyir Ulaşım Ana Planı Revizyonu yapılacak, yukarıda yazdığım konuda mutlaka değerlendirilmeye alınmalı…
*-******
“Onlarda getirsinler”
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, her hafta Salı günleri şehrin her mahallesinden insanları TBBM’ye ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ziyarete götürdüğü için özellikle de CHP’liler tarafından eleştiriliyordu…
Başkan Ataç’ta bu eleştirilere,”hem eleştiriyorlar, hem de kendileri de geliyorlar” diye cevap vermişti…
Geçtiğimiz Salı günkü TBBM ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan ziyarete Sonhaber Gazetesinden sevgili kardeşim Güray Ateş’te davet edilmiş…
Güray, ziyarette Kemal Kılıçdaroğlu’na şunu sormuş:
“Sayın Ataç’ın her hafta Salı günleri Eskişehir’den getirdiği misafirlerle sizi ziyaret etmeleri içlerinde CHP’liler de olmak üzere eleştiriliyor. Bu eleştirilere ne diyorsunuz?” Diye sormuş…
Kılıçdaroğlu’nun cevabı kısa ve öz olmuş:
“Eleştirmek değil, iş yapmak gerekiyor. Onlarda getirsinler. Belediye Başkanı iş yapıyor, çalışıyor. Sadece Eskişehir’i değil Ankara’yı da Eskişehirlilere gösteriyor, Çanakkale’yi de, Dolayısıyla Eskişehirlilerin bu şehirleri tanıma şansı oluyor. Bir Belediye Başkanının bunu yapması son derece doğaldır. Başarılı buluyorum.”
Benimde katıldığım ziyarette, Belde Evlerindeki el işi kurslarına katılan kadınlarda vardı…
Bu kadınlar Kılıçdaroğlu’na, Belde Evi’nde yaptıkları el işlerinden hediye verdiler…
Kılıçdaroğlu, hediyelerin Belde Evi kursiyerleri tarafından yapılmış olduğunu öğrenincei,”Tepebaşı Belediyesi’nin Belde Evleri Türkiye’ye örnek, çokta başarılı buluyorum. Ben CHP’li Belediye Başkanlarına Tepebaşı Belediyesi’nin Belde Evlerini örnek gösteriyor, onlara da belde evleri yapmalarını rica ediyorum” demişti…
Düne kadar Ahmet Ataç’ı “Ankara’ya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na insanları götürüp kendisini pohpohlattırıyor” diyen CHP’lilere verilmesi gereken en güzel cevabı vermiş Kılıçdaroğlu…
Herhalde Kılıçdaroğlu’nun bu ifadelerini duyduktan veya gazetede okuduktan sonra bir daha eleştirmeye herhalde yüzleri olmaz…
*-*****
FIKRA:
DON MESELESİ
Temel ile Fadime lunaparka giderler. Dolaşırlarken bir ara Fadime dönme dolaba binmek ister.
Temel karsı çıkar, "olmaz, donun gözükür" der. Fadime susar.
Az sonra Temel balonlara tüfek atarken Fadime çaktırmadan yanından ayrılır.
On dakika sonra Temel'in yanına döner.
Temel sorar: "Neredeydin?"
"Dönme dolaba bindim" deyince Temel sinirlenir.
- Ben sana binme donun gözükür demedim mi?
- Dedin ama gözükmedi. Çıkardım oni?