...................................
Ben bu hafta geçen haftaki yazıma IPPC’nin yayınladığı en son raporlarla devam edeceğim. Daha önceki yazılarımdan birinde IPPC’den bahsetmiştim, ancak o yazıyı kaçıranlar, bilmeyenler için IPPC’nin ne olduğuyla başlayalım evvela… IPPC, Intergovernmental Panel on Climate Change Türkçesiyle Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli, Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü ve Birlemiş Milletler Çevre Programı tarafından, dünya üzerinde gerçekleştirdiğimiz eylemler sonucunda ortaya çıkan iklim değişikliklerini ve bunlara bağlı ortaya çıkan sorunları değerlendirmek üzere kurulmuş Dünya Meteoroloji Örgütü ve BM Çevre Programı üyelerine açık bir platformdur. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli 2007 Nobel Barış ödülünü almıştır. Panel, insan faaliyetlerinin neden olduğu iklim değişikliğinin risklerini değerlendirmek üzere bilimsel çalışmalara ve verilere dayalı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çevre Konvansiyonu'nun uygulanmasına ilişkin raporlar yayınlamaktadır. Panelin dördüncü raporunda iklim modellerinin önemine vurgu yapılmaktadır ve bu rapordan sonra iklim modelleri üzerinden iklim değişikliklerinin etkileri ve ortaya çıkardığı riskler ortaya konulmaktadır. Bu modeller doğrultusunda ortaya konulan ve geçtiğimiz sonbaharda yayınlanan beşinci raporda “sıcak hava dalgalarının hem sayısının hem şiddetinin artacağına, ormanların azalmasına bağlı olarak toprakların giderek verimsizleşeceğine, iklim olaylarına bağlı afetlerin şiddetlerinin giderek artacağına, buzulların erimesine bağlı olarak kıyıların ve adaların sular altında kalacağına ve benzeri pek çok olaya” işaret ediliyor. Ayrıca IPCC raporunda 2100 yılına kadar küresel ortalama sıcaklığın 4,8 derece artacağı işaret ediliyor ki, size bu sıcaklık farkı az gelmesin, çünkü son buzul çağında dünyada ortalama sıcaklık bugüne göre sadece 5 derece daha düşüktü… 4.8 derece sıcaklığın yükselmesi, dünyadaki birçok canlı türünün ortadan kalkmasına neden olacağı gibi, pek çok insanın ölmesine, dünyadaki yaşamın ve düzenin tamamen değişmesine neden olacak kadar önemli bir değişiklik anlamına geliyor.
...................................
Simon Butler’in ifadesiyle “iklim politikaları en az iklim krizi kadar radikal olmalıdır”. Yaşadığımız bu olağandışı sıcak Şubat ayı ve önümüzdeki dönemde bize yansıyacak olumsuzluklardan çıkarmamız gereken ders, iklimi değil, sistemi değiştirmeye çalışmak olmalıdır. Bu kapsamda öncelikle yapılması gerekenlerin başında, birincil enerji kaynağı olarak içinde bulunduğumuz coğrafyanın bize cömert şekilde sunduğu, güneş, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak olacaktır. Ülkemizin mutlaka en kısa zamanda iklim değişikliklerinin tarım, ormancılık, turizm, sağlık, enerji, peyzaj, su kaynakları gibi yaşamımızı doğrudan etkileyen ve iklim değişikliklerine karşı kırılgan olan temel sektöre kısa, orta ve uzun vadedeki etkilerini biraz önce bahsettiğim iklim modelleri yardımıyla ortaya koyması ve buna göre ulusal stratejiler geliştirmesi gereklidir. Yoksa geçen haftaki yazımın sonunda belirttiğim gibi, bu coğrafyada yaşayan herkesin evlatları aydınlık bir gelecek beklemiyor olacak. Yerine kurak, çölleşmiş ve verimsizleşmiş, bölgesel anlamda su, enerji, gıda gibi konular yüzünden çatışmaların yaşandığı bir coğrafya bekliyor olacak. Henüz çok geç değil… Hadi, yapalım şu çalışmaları… Belirleyelim ulusal stratejilerimizi… Herkesin bol yağışlı iyi bir hafta geçirmesini dilerim…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy