Yasak yetmez, kapatın!...

Önder Baloğlu yazdı

20 Ekim 2015 00:00
A
a
Hani şu “Yayın yasağı”ndan yakınıyoruz ya…

Adamlar haklı!

Seçim gibi Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren gün beklenirken, “kara-mizah” sayılacak gündemler yaratıyoruz…

Bakıyoruz da, hala kurbağayı içi kaynar suya atıp, acıyla sudan fırlamasına yol açan medya yöneticileri var…

*****

“Aziz Yıldırım” hapse atılınca, Soner Yalçın kendisine “Eduardo Galeano”nun “Gölgede ve Güneşte Futbol” kitabını göndermiş.

Buyurun, şimdi her suçlamadan beraat etti

Hadisene “Soner”, göndersene yeni bir kitap daha…

Hitler’in “Kavgam”ı yakışır!

*****

AKP’nin değişmez 3.sıra milletvekili adayı “Emine Nur Günay”, 7 Haziran seçimlerinden önce kadın kolları üyelerine “4 milletvekili garanti” demiş ve eklemişti:

“Ama hedefimiz 6 milletvekili…”

Bakıyoruz da, şimdi böyle bir iddiası yok!...

Hem Başbakan’ın ekonomi başdanışmanı, hem de yine 3.sıraya konuyor…

“Sütten ağzını yaktılar ya…”

“Yoğurdu üfleyerek yiyor!”

 

*****

CHP Milletvekili “Utku Çakırözer”e, Mahmudiyeli kadınlar “Çocuklarımızı rahatça okutabilmek istiyoruz” demişler ve de…

“4+4+4’ün mimarı Nabi Avcı’ya selam göndermişler…”

Bebekten daha heyecanlı sunucu bir veliye, “Nasıl, mutlu musunuz?” diye soruyor, sonra da bebeğe dönüyordu:

“Kitaplarına baktın mı?

“Hayır, daha bakmadım” diyor 66 aylık:

“Zaten Elif-Be-Te-Se’ymiş!”

*****

Kurbağayı ılık su dolu tencereye koyarsanız, keyifle yüzer, bir yandan da aşağıdan yanan ateşle su ısıtılır… Halkı da böyle kaynatacaksınız!

Yasak yetmez…

“Kapatın tümden karşı medyayı!”

 

///////////////////////////////////////////

 

TRT’nin ayıbı!

 

Devletin resmi kanalı TRT’de sabah haberlerini sunan “Selver Gözüaçık” gelen mesajları okuyor. Birinde şöyle deniliyor:

-Ölenleri aynı kefeye koyamazsınız, orada polis memuru da vardı, belediye temizlik işçisi de vardı… Oradan geçen masum insanlar da vardı belki.

“Kurunun yanında yaş yanmasın…”

Mesajı okuyan spiker “Aynen katılıyorum” şeklinde konuşuyor.

Bu sözler Ankara Garı önünde ölmeyi hak eden göstericiler vardı, anlamına geliyor.

Türkiye’de ve dünyada idam cezası kaldırıldı. Çünkü ölüm cezası insanların vicdanlarını yaralıyor. Ancak ülkemizde insanlar fikirlerine katılmadıkları başka insanlar hakkında böyle anında ve rahatça ölsün kararı verebiliyor…

 

/////////////////

 

Yandaş medyanın hedefi

 

AKP seçimde yüzde 43 bandının üzerine çıkmadıkça, iktidar çoğunluğuna ulaşamayacak. Ancak en yandaş ankette bile böyle bir oran ortaya çıkmıyor. Seçimde, parti oylarının yarım ile 1 puan arasında oynaması bekleniyor. Bu oynama da AKP’de büyük olasılıkla azalma yönünde olacak.

Bunu gören AKP’liler de HDP’yi vurmaya çalışıyor.

“Selahattin Demirtaş”a ağustos ayındaki suikast girişimi için bile HDP’yi suçluyorlar.

Demirtaş’ın apar topar Türkiye’den ayrılması, gerçekten herkesi şaşırtmıştı. Anlaşıldı ki canını kurtarmış. Ama hayır, yandaşlara göre Demirtaş “suikast görünümlü kumpas” hazırladı. Asıl “kumpasları” kimlerin hazırladığını, Balyoz’larda, Ergenekon’larda, Poyrazköy’lerde görmüştük oysa…

 

///////////////////////////

 

Tramvaylarda itenler-kakanlar!

 

Tramvayların yürümeye başlamasının üzerinden 10 yıl geçti… Ama hala binmesini öğrenemedik…

Çok tramvay öyküleri de yaşadık ve yazdık…

Vişnelik’ten bindik, hareket etti…

Gençlerden biri eli havada sesini vatmana duyurmak için bağırıyordu:

“Hooop hooooop!...Koşup gelen arkadaşlar var…”

Sürekli anonslar yapılır ya, bir gün yaşadığımız bir olaydan esinlenip kaleme almıştık…

Anonsta küçük bir değişiklik yapılsın:

“Yaşlılar, kendilerinden daha yaşlı olanlara yer versin!...”

Yine bir gün tramvay beklerken bir bayan yanaştı yanımıza:

“Şu kapı bekçilerini dile getirin. Kapının hemen önünde durup, hem inenleri, hem binenleri engelleyip zorluk çektiriyorlar…”

Kaç kez yazdık bu olayı…

Değişen bir şey var mı?

Ama son yakınma bunların hepsine tuz- biber ekti…

Bir bayandı yine telefondaki:

“İtilip- kakılmaktan bıktık artık! Yazın şu tramvaylardaki kalabalık rezaletini yaa!”

Okullar açıldı, dersler başladı…

“Biraz sabır lütfen!”

Rahmetli “İsmet Erden”, tramvayların ilk günlerindeki kalabalıklar için ne demişti?

“Hele emekliler heveslerini alsınlar!”

Yinelesek mi?

“Hele itenler-kakanlar heveslerini alsınlar!”

 

////////////////////////

 

Gerilim

 

Kusura bakmayın, yayın yasağınız hayata uygun değildir ve göreceksiniz, hayatın kendisi tarafından inkar edilecektir.

Güray Öz

 

//////////////////////////////////

 

Kolsuz Yaşar’dan

 

Her maçtan sonra “Önümüzdeki maçlara bakacağız” denir ya…

Aldıkları 500’er bin Euro’dan sonra, millilerimizin işi tıkırında artık!

“Arkalarına bile bakmazlar!”

 

///////////////////////

 

Günün Sözü

 

Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar…

Maurice Dueverger

 

//////////////////////////////

 

Günün İncisi

 

Her sanatçı eserlerinde yaşar…

Hanri Benazus

 

///////////////////////////////////

 

Özdeyiş

 

Genellemelerle düşünür ama detaylarla yaşarız…

Alfred H. Whitenead

 

//////////////////////////////

 

Cuk

 

Ayakta ölmek, dizüstü yaşamaktan iyidir…

Roosvelt

 

//////////////////

 

Günün Olayı

 

AKP’de iyi bir şey olduğunda kameraların karşısına AKP’liler, kötü bir şey olduğunda “Tuğrul Türkeş, Numan Kurtulmuş” gibi başka partilerden gelenler çıkarılıyor…

 

/////////////////////////

 

Günün Biberi

 

İktidar, hala övünüp “Terörün belini kırdık” diyor…

Belinden vazgeçtik!

“Kullanılan elektrik faturasını tahsil etsinler yeter!...”

 

//////////////////////////////////

 

Yaratıcı avukatın becerisi

 

Avukat, hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir.

Yargıca hitaben konuşmaya başlar:

“Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Kolu, bizzart kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için, niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz?”

Yargıç gülümser:

“Peki, o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 3 yıl hapse mahkum ediyorum. Müvekkiliniz de isterse ona eşlik edebilir…”

Bu karara sanık da gülümser ve avukatın yardımıyla takma kolunu çıkartıp yargıcın önüne koyup giderler…

 

///////////////////////////////

 

Müteahhit sıkıntısı

 

Geçişler kolaylaşsın diye cennetle cehennem arasında bir köprü yaptırmaya karar vermişler.

İnşaat cehennem tarafından süratle başlamış, köprü neredeyse ortaya geldiğinde sormuşlar:

“İnşaat cennette niye başlamadı?”

Cennetten yanıt gelmiş:

“Elimizde henüz müteahhit yok ki!...”

 

////////////////////////

 

Günün Şiiri

 

Yoksul aşkım

 

Zamanı düşünüyorum boşuna harcadığımız

Ama neden düşünüyorum acılar

Yanılmalar neden huzur koymuyor içimde

Her şey bizden kopup gidiyor

Çocukluğumuz, ilk eğilimler, gençlik bahçemiz

Unutuş ırmağının suları altında kayıp

Gecenin bu pişmanlıkla

Dolu pişmanlıkla duyuyorum

Sessizce akıyor derinden doymamış

Süregelen unutuluşlar, kötülükler, yanılmalar

İç dünyamızı bunca değiştirirken

Günlük hayatın basitliğine dayanmak güç

Acılarımla anlıyorum yoksul aşkım

Bize göre değil fazlasını istemek…

Mehmet Ajilan (Varlık-1958)

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi