Geçtiğimiz hafta “sorularımı yanıtlayacak tek CHP’li yok mu bu kentte” başlıklı yazımda sorularımın yanıtsız kaldığından şikâyet etmiştim. Buna benzer defalarca yazı yazdığım halde yanıt verilmeyişini dile getirmiştim. Yazının çıktığı günün öğleden sonrası aradı Sayın Kazım Kurt. Ankara’dan yeni geldiğini ve yazıyı yeni okuduğunu belirterek CHP’ye haksızlık yaptığımı belirtti öncelikle. Sayın Milletvekili şu açıklaması ile hakkımı da teslim etti; “Şahsıma ve partimize suçlama yapan nicelerine yanıt vermek gereğini duymam çoğunlukla. Senin derdinin üzüm yemek olduğunu biliyorum hocam”…
ESTV ekranlarından ve bu mütevazı köşemde her daim vurguladım. Yaşım ve yaşadıklarım çok güzel. Bireysel menfaatlerden, beklentilerden arındım mümkün olduğunca. Gerçekten de ülkem karanlık bir belirsizliğe adım adım yaklaştırılırken hiçbir şey yokmuş gibi davrananlardan, “ben çorbama bakarım” diyen güruhtan olamam asla! Bu yüzden de tercihimin bedelini öyle veya böyle ödemekteyim. “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyen ulu önderin yolunu şiar edinen bir nefer olduğumu beni tanıyan herkes artık çok iyi biliyor…
Zaten Mustafa Kemal’in kurduğu bu partiye en çok yüklenmemin nedeni de budur. Doğru çizgisi olan, yani tam bağımsızlıktan-başı dik Türkiye’den-bölünmez bütünlükten yana olan bir parti vardır. Ama her ne hikmetse bir kitle partisi olamamıştır hala hazırda. Burada Anadolu insanın gelenekselciliği, alışkanlıklarını babadan oğula sürdürdüğü gerçeğini, bir de ulusalcılığı suç unsuruymuş gibi gösteren bir organizasyonu göz önüne aldığımızda işlerinin kolay olmadığını söyleyebiliriz. CHP bir kitle partisidir ve “biz Atatürk’ün partisiyiz” açıklaması ile bu halktan oy isteyen bir partidir. O halde bağcının bu eleştirilere katlanması gerekmektedir. Daha net ve halka güven veren işler yapmak zorundadır. Partiye vefa gösterenlere saygısızlık değildir benimki. Ama artık gençleşmelidir parti, gençlere samimi biçimde kucak açmalıdır. Yaşlı kesimin zamk misali yapışıp kalmasının önüne geçilmelidir artık. Bir TGB gerçeği var bu ülkede. Hangi vicdan sahibi Allah kulu o gençler için “terörist” ya da “vatan haini” yakıştırması yapabilir? İşte doksan küsur yıllık bir CHP’nin böylesi bir gençlik örgütlenmesi var mıdır? Neden iğrendiğimiz mevcut delege yapılanmasında hala bu gençlik hiçe sayılmaktadır? Yerel yönetimlerde CHP’li kaç tane aydınlık yüzlü genç meclis üyesi mevcuttur? İşte, statüko diye iğrendiğim anlayışı mahkum etmekteyim ben. O gençler daha bir ay önce destan yazdılar bu ülkede. Dünyada bir ilki gerçekleştirdiler. İşçi sınıfı, proletarya lakırdıları çok yapıldı zamanında bu topraklarda. Lakin onların yapamadığını, Mustafa Kemal’in çok güvendiği bu gençler yaptı. O halde artık CHP yönetimi(merkez ya da yerel)bu gençliğe bir an evvel hak ettiği değeri vererek etkin görevlere getirmelidir. Göstermelik samimiyetsiz ve medya karşısında popülist gösteriler olmamalıdır bu! Tarihle yüzleşmelidir CHP, bunu bir kez daha yineliyorum. Köy Enstitülerindeki zafiyeti, zamanında yaptığı aydın kıyımları, basiretsizlikler dizisi (Uğur mumcu-Sivas katliamı-Baykal’ın kapalı kapılar ardındaki görüşmesi vs)gibi nice yanlışların özeleştirisi alenen ve acilen yapılmalıdır. Bu halk “biz gömlek değiştirdik” deyip çark edenleri bile baş tacı ettiyse, özeleştiri yapanları sandığa mı gömer sizce? Sayın Kurt tüm partilere kucak açıp bu hayati genel seçimlerde birleşmelisiniz önerime şu örneği verdi; “Bu niyetle görüşmeler yaptığımız bir tabela partisinin genel başkanı bizden İstanbul Belediye Başkanlığını istedi” dedi. Ben de diyorum ki, samimiyetsiz sözde vatanseverlerin artık teşhir edilmesi gerekir. Gün böylesi çıkarcılardan arınma günüdür, bu da partinizin görevidir. Bir de partililerin(!) ideolojik donanımdan ne kadar mahrum oldukları gerçeğini konuştum Sayın Milletvekili ile. En son 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü vesilesi ile CHP’li bir bayan konuk aldım ES TV’de. Yemin ediyorum o dâhil, nice tanıdığım meclis üyesi dâhil, hatta Kazım beye bahsettiğim iki milletvekili örneği dâhil birçokları daha Cumhuriyet Tarihimizden bihaberler. İşte burada bir kez daha TGB’li genç örneğini vereyim o zaman. Konuşun bakalım bu gençlerden birisiyle. “Bizim partili” diye kendinizden bildiğiniz bu gençler gibi kaç tane donanımlı partiliniz çıkar? Kulislerde delege muhabbetlerinden arınıp parti ideolojisini her üyesine donatmalı CHP yönetimi tez elden. Kazım Kurt CHP içerisinde görevini layığı ile yerine getiren sayılı milletvekillerindendir. Ben on altı on yedi cesur milletvekili var dedim ama Sayın Kurt hepimiz öyleyiz dedi. Yine de iddia ediyorum, CHP den milletvekili seçilip başka partilere zıplayanlar, Mustafa Kemal’i diktatör ilan edecek kadar küstahlaşanlar, adı ajanlıkla anılan yöneticilerden arındırılmalıdır. Kısacası CHP Mustafa Kemal’i gerçekten hak etmelidir!