Yamuk!

Nasıl da betin benzin solmuş üç günde! Gözlerinin feri kalmamış, umutsuz bakışların nasıl da ele veriyor pişmanlıkla karışı

14 Haziran 2012 00:00
A
a
Nasıl da betin benzin solmuş üç günde! Gözlerinin feri kalmamış, umutsuz bakışların nasıl da ele veriyor pişmanlıkla karışık çaresizliğini! Diyorlar ki, o ve onun güruhu şimdiye dek böylesine bir dik duruş görmediği için ters geldiler. Diyorlar ki, o ve onun güruhu astığı astık, kestiği kestik saltanat dönemlerinin bittiğinin farkına vardılar ilk kez böylesi bir olaydan sonra. Diyorlar ki, bu güruh karşısında böylesi yüreklice duranlar ilk örnektirler. Ve diyorlar ki, böylesi bir karşılığı hayatta beklemedikleri için çılgınca saldırmakta, edep hayâ tanımamaktadırlar artık. Kısaca diyorlar ki, bu güruh baltayı taşa vurduğunu ilk kez anlamıştır...
Bu güruh, bana da olağanüstü biçimde saldırmakta, hedef göstermek için ellerinden geleni yapmaktadır. Yalanlarına yalan katarak, suçu günahı olmayan kişileri de şahsıma karşı örgütlemek adına ahlakta kural tanımamaktadır. Açıkça ve yiğitçe her fırsatta haykırırcasına söylediğim halde sağır yürekler duymazdan geldiler. Ben gazeteci değilim, ben bir sanatçıyım. Hem de canımı yakmaya kalkanın BAM telini titretecek biçimde, yürekte ve yetenekte bir sanatçıyım. Bireysel çıkarlarımı, hayatımın hiçbir döneminde toplumsal çıkarlardan üstün tutmamış bir sanatçıyım. Bu ulusun aydınlık geleceği adına doğruları yazmak, tarihe düzgün tanıklık etmektir asal görevim.
 
Yamuklar asla sevememiştir bu yüzden. Haklıdırlar, çünkü her daim ayna tutmuşumdur, yüreklerinin irinine dek tüm çirkinliklerini yüzlerine vurmuşumdur o yamukların! Eşimde ben de mimar değiliz. Mimar olup, bu konuda ihtisas sahibi olup kaçak yapı kondursaydık hiç kimseyi takmaksızın, üstüne üstlük siyasete soyunsaydık aile boyu işte o zaman bana vurmak hakkınızdı. Gazetecilik onurlu ve sorumluluğu ağır bir meslektir. Bir gazeteci olduğu halde bu ağrı sorumluluğu taşıyamadan adım bankamatik canavarına çıksaydı, halk arasında şantajcıya çıksaydı adım işte o zaman da hakkınızdı bana vurmak. Ama ben bu işleri yaşam biçiminde dönüştüren biri olmadım ki asla. “Ellere verir telkini, kendi yutar salkımı” kategorisine girenlerin benden nefret etmesi bir onurdur bu yüzden benim için.
 
Kirli işleri, kirli kişileri korkusuzca bu mazlum halka açıklamak ulusal bir görevimdir. Bu açıklamalarım ışığında bazı gazetecilerin(!) benden yana öfke duyması da olağandır. Yazmıştım, yine yazıyorum bu güzel kentte bireysel çıkarlarından arınmış, kalemi de yüreği de güçlü GAZETECİLERE saygıdan öte bir his beslemedim ki asla! Her sabah o değerlerin yazılarını “Günaydın Eskişehir” programımda zikrederken candan alkışladım tam altı buçuk aydır. Tek tek saydım bu değerli isimleri hem de! Bu değerlerin dışında bana tepki duyan, öfke kusan bir avuç YAMUK da kendi dertlerine yanmaya devam etsinler. Onlardan korkan da onlardan beter olsun...
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi