Yalnız kalan kim?

Önder Baloğlu yazdı

18 Eylül 2015 00:10
A
a
"Chicago ve Harvard" Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre...

"Yalnızlık da mutluluk gibi bulaşıcıymış..."

Yalnız insanların yalnızlıklarını, içinde "bulundukları sosyal ağa duydukları güvensizliği, diğer grup üyelerine de yansıtmak yoluyla bulaştırdıkları belirlenmiş...

***

Ve sevdiğimiz bir yalnızlık öyküsü :

- Dışarı kaçan kedi, önce hızla merdivenleri inmiş... Sonra bodruma girmiş, arkasından yağmur borularından dama tırmanmış.. Üç-dört kez damdan dama atladıktan sonra, bir evin camından içeri dalmış...

Bütün bunlar, ihtiyar iki bakire arkadaşın sarmaş dolaş olup, hal hatır sorması bitmeden gerçekleşmiş... Misafirliğe gelen bastonlu kadın,  kendinin yaptıklarını görünce "Neyi var bunun?" diye sormuş...

"Merak etme" demiş arkadaşı: "Yeni hadım ettirdim de, eski randevularını iptal etmeye çalışıyor..."

***

Bu, öyküyü son günlerde yabancı diplomatlar da çok sevmiş...

Çünkü Ankara'ya yakıştırmışlar...

"Her gün şehit haberleri geliyor..."

AB üyelisi askıda...

"Süreç diye bir şey kalmadı..."

17-25 Aralık unutulmuyor!

"Milyon dolarlar ayakkabı kutularında...

" Her yerde kumpas, her yerde montaj!...”

Yani..

"Bütün randevular ertelendi!..

 Tüm bu gelişmelerden sonra, yalnız kalan kimdir dersiniz?

"Demokrasi mi?"

 Sizce...

"Bütün randevuları ertelenen kim?"

Yoksa…

“Suriyeliler mi!...”

//////////////////////////

 

Parka boşaltılan poşetler

Sütunlarınıza ikinci kez konuk oluyor  "Selami Akalın..."

Odunpazarı Belediyesi'ne bağlı bir şirketin elemanı...

"Şehit Üst. Mahir Özdemir Parkı"nın çalışanı...

Bir gün kendisini izlemiştik...

İnanın tam yarım saat içinde, parktaki havuzun pisliğini tırnaklarıyla temizlemişti...

Olayı bu sütunda dile getirmiş ve özellikle zamanın başkanı "Burhan Sakallı"nın dikkatine sunmuştuk...

Geçen gün yine gördük Selami'yi...

Aynı heyecanla çalışıyor ama, suratından düşen de bin parçaydı...

Sorduk, anlattı:

"Şuraya bak abi, poşetlerle ekmekleri getirip parkın içine atıyorlar... Kuşlara yem verilmesini ben istemez miyim? Ama her şeyin bir sınırı var... Uyardığım kişi, beni adeta tehdit etti    ve şikayet edeceğini söyledi..."

Gerçekten biz de görmüştük...

Orta yaşlı bir kadın elindeki atık poşetleri parkın ortasına boşaltmıştı...

Aynı gün yerlerde bira kutuları, bankların önünde çekirdek atıkları gördük... Bu insanların görevi temizlemek...

"Ama biraz da insaf gerek!.."

 /////////////////////////////////

 

Temel'in eşine vasiyeti

Temel, ölüm döşeğindedir.

Yanına genç karısı Fadime'yi çağırır: "Uy Fadime, acılarım çok arttı, ben bu gecesi çıkarırım çıkaramam, sana iki laf edeceğum da" der.

Fadime, "Hiç öyle şey olur mu Temel, sen evimin direğusun, bizi bırakıp haçan nereye gidiyin?" diye karşılık verince devam eder Temel:

"Eyi dinle.. Sana vasiyetimdir, benden sonra muhakkak birisiyle evleniyin, bana bunca yıl hanımlık yaptın da, bundan sonra mutlu ol. Mutlaka birisiyle evlenmeni istiyim..."

Fadime'nin gözü biraz yaşlanmış :

"Ben sensuz ne yaparum?"

Temel de, "Hatta ona ellerinle benim çok sevdiğim hamsili pilavımdan yapacaksın..."

Bu kez anında atılmış Fadime: "Yok yok.. Oni hayatta ağzına sürmiyi..."

//////////////////////////////

 

Tavla küskünleri

Dursun:

"Niye artık Cemal'le tavla oynamıyorsun?"

Temel:

"Sen olsan, zar tutan, kapı atlayan, toplarken pul çalan biri ile oynar mıydın?"

Dursun:

"Oynamazdın tabii.."

Temel:

"İyi ya işte.. Cemal de oynamıyor!"

////////////////////////////////////

 

Kolsuz Yaşar'dan

"Yerli olunca yersiz oluyorsun" diyordu sanatçının biri...

Ne olursa olsun... "Tavuk-yumurta" örneği..

"Ben yazar-cizerim!.."

/////////////////////

 

Günün Sözü

Türkiye cehenneme döndü, ateş sönmüyor.

Çünkü bir şeytan üşüdükçe cehenneme odun atıyor!

Rahmi Turan

///////////////////////////

 

Günün Sorusu

Ey insanlık..

Ölümlerde, doğumlarda, acılarda, "beklenmeyenlerin bekleme salonu’nda bir yaşam boyu oturup,  gözlerini kapayıp bekleyecek misin?

Hikmet Çetinkaya

 /////////////////////////////////

 

Günün Balı

Bu ülkeye "Yenilenebilir Enerji”den önce, "Yenilenebilir Devlet Adamı" gerek...

///////////////////////////////////////

 

Günün Olayı

"Şehitler ölmez vatan bölünmez!" sloganıyla olmaz,  ölen her        canlıya,  börtü böceğe endemik her bitkiye ağıt yakacaksın ve bu gidişe dur diyeceksin!

"Vatan öyle sevilir!”

Işıl Özgentürk

////////////////////////////////////

 

Günün Biberi

Politikacı, halkın gözünü boyar. Aydın, halkın gözünü açar.

Bu denge bozulduğu anda ülke şimdi olduğu gibi aydın karanlığıda alev alev yanar.

Mine Söğütlü

 ////////////////////////////////////

 

Günün Şiiri

Çalmaz saat

Eşref gülerden o, köye gelir gelmez

Dargın yıldızlarımız bakıştı o saat

Çağırınca beni, kötürüm köşemizden

Cümlemiz yöneldik sözüne, eyitti

Kim, bildiği türkü zamanları durmuş

Sulardan uğrası rüzgâr ormanlara

Güdecek, ceylandan hızlı, arpalardan

Yeşil ümidimiz, az gittik, uz gittik

Sandık sabaha yakın, dedik, çıngırağı

Kulasında iyi       saatlerin, düzdü

Yokuştu , çaldıydı, çalayazdı derken

Söyle, kimin orda aklına gelirdi

Kuşların geçerken yerlere serptiğin

Ekmekleri yiyip bitirecekleri...

Can Yücel (Varlık-1949)

 ////////////////////////////////////////

 

Çocuklar da...

Güneydoğu’daki çatışmalarda çocuklar da ölüyor. Çocuk ölümlerini gazeteler büyütüyor. İyi yapıyorlar... Her çocuk kutsaldır... Her çocuk toplumun yarınıdır. Çocuklar ölmemeli... 

“Ancak her çocuk eşit sevgi de görmeli..." Çakışmalarda genellikle kaza kurşunlarıyla ölen çocuklara üzülür, ağıt yakarken...

Bakıyoruz... Babaları sırf üzerlerinde üniforma var diye öldürülen çocukları pek kimseler anmıyor. Onlar sadece cenazelerde şöyle bir görünüyor.

“Bir çocuğun Ömür boyu babasızlığa mahkûmiyeti ölüm kadar acı değil midir?"

Polis ve askerleri öldürenleri onaylayanlar kadınların, dul, çocukların yetim kalmasını da onaylıyor... Hasıl vicdan taşıyorsa bunlar!..

//////////////////////////////////////

 

Komutanın yanıtı

Fransız  ordusunun kahraman komutanı Prens "Be Cante”, Rocroi Savaşımı kazanarak halkın büyük sevgi gösterisi ve mutluluğu içinde şehre girer...

"Büyük başın düşmanı çok olur” derler ya..

Komutanın başarısını ve zaferini çekemeyen" General “löJyön”,    prensin yanma gelir ve sorar:

"Bakalım düşmanlarımız bu zaferiniz karşısında ne diyecekler?”

Prens, gülümseyerek, “Bunu bilemem”  der:

 "Tam ben de size sormayı düşünüyordum!"

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi