Ya barış patlarsa!

Önder Baloğlu yazdı

22 Ekim 2015 23:17
A
a
Çağın değişkenliğine mi?

İnsanların değişkenliğine mi?

‘’Küresel’’ diye bir şey tutturduk gidiyoruz…

Bir çeşit ‘’kalkan’’ oluyor bu sözcük…

Dün ‘’kara’’ dediğine bugün ’’ak’’ diyen o kadar çok insan var ki…

Anımsayın… Komşulara ‘’sıfır’’ çekiyorduk…

Saddam, ‘’Kaddam’’ oldu gitti!

Kaddafi, ‘’Maddafi’’ oldu!

‘’Esad’’ a da ‘’Mesad’’ diyelim…

Ya mübarek?

‘’Müüübarek’’ oldu gitti!

…….

Erdal İnönü’yü çok severdik…

Ne demişlerdi?

Deniz Gezmiş’i sakladı…’’

‘’Belki doğrudur’’ diyordu:

‘’Çünkü psikopat diyorum, pis köpek anlıyorlar!

Bunlar ‘’dil sürçmesi midir’’ bilemiyoruz ama…

Eğitimci-yazar dostumuz ‘’İbrahim Gerede’’, bir yazısında ünlü davranış bilimcisi Freud’un savını anımsattı:

‘’Dil sürçmesi diye bir şey yoktur. Bilinçaltında saklanan bir gerçeğin, bilinçsiz bir anda ağızdan kaçırılması vardır…’’

7 Haziran’dan bu yana yüzlerce şehit verdik…

Hala da bitmiyor!

‘’400 milletvekili mi verseydik!’’

…………

1970 yıllarda yapılan ‘’uluslar arası Barış Konferansı’nda ABD Başkanı’nın ağzından kaçırdığı şu sözleri unutamayız:

‘’Ya barış patlak verirse, ne olur bizim halimiz!’’

Bizimki de ‘’Barış Mitingi’’ ydi…

‘’Tam 102 can aldı’’

Dil sürçmesi, bilinçaltında saklanan bir gerçekse…

‘’PKK-MKK, IŞİD-MIŞİD olur mu?’’

Belki olur falan, ama…

‘’Ya barış patlak verirse!’’

Günün Olayı

Dört yılda bir sandık başına gidip oy kullanana ‘’seçmen’’ denir, ama bununla yetinene ‘’yurttaş’’ denmese yeridir.

Çağdaş demokrasilerde ‘’yurttaşlık’’ zor zanaattır…

 

Demokratik Açılım

-Demokratik açılım paneli için hazırlıklar tamam mı?

-‘’Tamam efendim’’

-Kapılara yeterli görevli yerleştirildi mi?

-‘’İki kişi yeterli efendim’’

-Koca salona iki kişi mi? Nasıl yani?

-Birincisi ön kapıda durup ‘’Boşuna girmeyin, içeride bir numara yok’’ diye uyarıda bulunacak. Öteki ise, arka kapıda durup her önleme karşın içeri sızanlara ‘’Salak… Biz size demedik mi?’’ diye azarlayacak efendim…

 

Rektörden öğrencilerine

Columbia Üniversitesi Rektörü ‘’Nicholas Murray Butler’’ öğrencilerine yaptığı bir konuşmasında şöyle der:

-Dünya üç grup insandan oluşur:

‘’Bir şeyi ortaya çıkaran ve yapan küçük bir seçkin grup.’’

Bir şeyin yapılmasını seyreden daha büyükçe başka bir grup.

‘’Ve neyin olup bittiğini bilmeden yaşayan muazzam bir kalabalık…’’

 

Günün Şiiri

Sesini kaybeden adam

Acı şey sesini kaybetmesi insanın

İsterim söyleyemem şarkımı

Beni şadettin, şadolasın

Sen tatlı rüzgar Boğaz’dan süzülen

Şimdi bir gemide olmak geçer içimden

Yağmurda yıkanan       Üsküdar’a karşı

Anadolu’nun kaderinde tükenen aşkıma

Bir gemide olmak can verebilir sanki

Kâr etmez üzülmek bakıp aynalara

Dünya hâlâ bir gemide olmaya değer

Hoşçakal dersin İstanbul şehri

Bu yağmurlu Ekim gününde ıslana ıslana…

Rıza Apak (Varlık – 1948)

 

Onlara bir şans daha tanıyın      (Foto: Kazım Kurt)

‘’Yiğidi öldür hakkını ver…’’

Odunpazarı eski Belediye Başkanı ‘’Burhan Sakallı’’ başlatmıştı bu projeyi…

Güzel slogandı:

‘’Onlara bir şans daha tanıyın…’’

‘’Onlar’’ dedikleri, yeniden yararlanılabilecek atıklar…

Gazeteler, şişeler, petler ve daha niceleri… Yine devam ediyor…

Apartmanın önünde her sabah gazete almaya giderken görüyoruz…

Yığınla birikiyor, bazen taşıyor bile atıklar…

Öylesine alıştık ki, paralı depozit şişelerini bile geri vermiyoruz…

Doğru Odunpazarı Belediyesi’nin sepetine…

Ve de inanıyoruz ki, emin ellere gidiyor, belediyeye ayrı bir gelir sağlıyor…

Geçen gün bir komşu ‘’Yazar mısın?’’ diye çevirdi:

‘’Bu atıklardan bu güne kadar neler sağlandı?’’

Biz de Başkan ‘’Kazım Kurt’’ ve çalışanlarına teşekkür ederek sorunun yanıtını bekliyoruz…

‘’Neler sağlandı?’’

 

Temel asker yolunda

Temel askerlik muayenesi için hastaneye sevk edilir.

Ona-buna girer, sıra göz muayenesine geldiğinde doktor harfleri gösterir:

‘’En üstteki harf hangisi?’’

-Göremiyorum…

‘’Karşıdaki kartonu görüyor musun?

-Ne kartonu? Karton mu var orada?

‘’İşte tam karşında, duvara asılı karton…’’

‘’Hangi duvardan bahsediyorsununuz? Duvar falan yoktur orada… Sen beni sınıyorsun galiba?’’

Bu muayeneden sonra doktor, Temel için ‘’askerliğe uygun değildir’’ raporu verir.

Aynı akşam sinema kapısında doktorla Temel burun buruna gelirler!

Temeli hiç bozuntuya vermez: ‘’Özür dilerim teyze’’ der:

‘’Bu tren Eskişehir’e giden midir?’’

Kutsal gecede

Adam, kutsal gecede Tanrı’ya iki dilekte bulunmuş:

‘’Dünyanın en güzel içkisi ile dünyanın en mükemmel kadınını bana ver…’’

Dua sonrası gözlerini açtığında tam karşısında bir şişe ‘’maden suyu’’ ve de…

‘’Rahibe Teresa’’yı bulmuş…

 

Rüzgarın ıslığı

Ünlü müzisyen ‘’Enrico Caruso’’ nun ilk musiki hocası, ‘’Senin sesin, pencere kenarından giren rüzgârın ıslık çalmasına benziyor’’ diyerek ders vermeyi reddetmişti.

Ama O, daha sonra İtalya’nın en büyük tenorlarından biri oldu…

 

Günün Uyarısı

Doğru yolda yürüyün, isterseniz topallayın. (Hanri Benazus)

Kıssa-dan

Kendileri dışındaki herkesi suçlayarak aklanacaklarını sanıyorlar…

Kaç yıl geriye gittiğimizi onlar da biliyor ama söyleyemiyor… (Orhan Erinç)

Gerilim

Sığınmacılar için vercekleri 3 milyar Euro’nun dışında yeni bir şey yok. Utanç verici bu girişime de ülkeyi yönetenler ‘’evet’’ derse, bir kez daha ‘’piyon ülke’’ durumuna düşeceğiz… (Serdar Kazık)

Günün Sorusu

89 rektör ‘’Gazze’de yaşananlar için’’  kınama bildirileri yayınlamış.

Bu rektörler Türkiye’de hiç PKK ya da IŞİD eylemi kınadılar mı? (Balthör)

Günün Balı

Basın iyi veya kötü olabilir. Fakat basın özgürlüğü olmazsa basının kötü olmaktan başka şansı yoktur… (Albert Camus)

Günün Sözü

Kuşkusuz düşmanlarımı hak ettim, ama dostlarımı hak ettiğimi hiç sanmıyorum… (Walt Whıtman)

Cuk

Yeni dünya düzeninin düzenbazları, yakında müzikten de ‘’sol’’ notasını atabilirler!.. (Balthör)

Günün İncisi

Okyanusu suya bakarak aşamazsın… (Tagore)

Özdeyiş

Çağı ilerleten prensipler değil, kişiliklerdir. (Oscar Wilde)

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi