Geçtiğimiz hafta, Türkiye’yi sarsan bir haberin kaynağı ne yazık ki Eskişehir’imizdi. Anımsayınız gepegenç bir kızımız hayatının baharı sayılan bir dönemde yitti gitti. Ne büyük başarıdır ki birçok konuda aylar sonrasında raporlarını sunabilen “adli tıp” yetkilileri, bu olaydan neredeyse saatler sonra büyük bir başarı örneği göstererek raporu kamuoyuna duyurdular. Bildiğiniz gibi rahmetlinin ölüm gerekçesine de “köpekleri neden olmuştur” benzerinde bir açıklama ile netleştirdiler. Peki, bizim araştırmacı soruşturmacı ajanslarımız ne yaptı? Daha henüz adli raporu “A” sı bile açıklanmadığı halde, tüm sorumluluğu sokak köpeklerine saatler öncesinden yükleyiverdi! Üstelik akla hayale gelmedik puntolarla süslediler; “beslediği köpekler sonu oldu” diyerek. Sokak köpeklerine ve kedilerine nefret duyan kesime de bir kez daha gün doğdu anında. Bundan sonra olan gelişmeleri tüm kamuoyu gibi hepimiz bilmekteyiz. Bilmediğimiz konu şudur; bir müddet sonra aklımıza dahi gelmeyen gelişmeler olursa. Gerçekler farklı bir mecrada gelişirse önyargı sahibi insanların, yargısız infazı yaşam biçimi olarak kabullenmişlerin nasıl bir tavır geliştireceklerini adım gibi biliyorum inanın. Yağmur yağdı diyecek olgunlukta, hiç kimseler üzerine bile alınmayacak sizleri temin ederim…
Yine bu kentte bir insanımız tramvayın altında kalarak yaşamını yitirdi maalesef. Olay sonrası haberin duyuluş şeklini okuduğumuzda sanki vatman bir nebze olsun hatalıymış da, sanki zamanında durabilse veya dikkatli davranabilse engel olabilirmiş algısı oluştu mu? Bakınız Vatan gazetesine; “Yolun karşısına geçmeye çalışan adam, tramvay altında kalarak öldü. Eskişehir'de, kadın vatmanın kullandığı tramvayın çarptığı adam hayatını kaybetti…”
Bu sadece bir gazeteden örnek ve algılaması nedir bu haberin? Gayet açık ve net kardeşim! “Adam karşıya geçerken kadın vatman ezdi geçti! Hani kadın olmasaydı belki de olmazdı bu kaza!” İnsanın YUH diye haykırası geliyor sadece. Oysaki çok değil üç gün sonra ele geçen görüntülerden de anlaşılıyor ki, adam kendini adeta ölmeye programlanmış bir biçimde resmen ve resmen tramvayın altına atıyor…
İşte haber ajansları böyle yönlendirme yaparsa, vatandaş da önyargı zırhına bürünüp muhakeme yeteneğini kaybetme noktasına gelir maalesef. Köpeklerle ilgili anında hüküm veren güruh neler dedi anımsayın. Sokak köpeklerini bir alanda toplayıp etrafını çitlesinler. Sokak köpeklerinin saldırgan olanlarını zehirlesinler. Sokak köpeklerini kısırlaştırsınlar, daha neler söylendi neler…
Bu görüntüler ortaya çıkmasaydı, Allah’ın günahsız vatmanı için ne önerecekti ki o çokbilmiş tayfa? “Vatmanı kısırlaştıralım” öyle mi? Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanları hiç ama hiç hazzetmiyorum, midemi bulandırıyorlar inanın…
Hayvanseverlik ile tatmini karıştırmasak?
Beni en iyi sen anladın, sen de yanlış anladın diye güzel bir ironi pek hoşuma gider. Bu doğrultuda, bazen en yakınımızdaki insanlarla bile iletişimde zorlanırız. Arkadaşımız Sadi Seda dâhil, otuzu aşkın kişi ile işyerinde her gün yüz yüze bakmaktayız. Hani evimizdeki insanlardan (ailemizden) daha çok zaman dilimi birlikte oluyoruz dersem yeridir. Gel gelelim ki iletişimde zorlandığımız anlar olur dünya görüşlerimiz ve yaşama baktığımız pencerelerden ötürü. Şu satırları yazmış köşesinde; “Bu konuda hayvanseverler ile tartışmaya girmek istemiyorum. Sonuçta bende bir hayvanseverim. Benimde evimde köpeğim vardı. 7-8 ay baktım. Bu süre içerisinde apartman komşularımdan şikâyetler aldım. Köpek havlaması, komşuları rahatsız ettiği için komşularla da kötü olmamak adına evi bahçeli olan bir arkadaşıma bıraktım. Ara sıra hasret gidermeye gidiyoruz. Köpek gitti ama kuş ve akvaryumdaki balıklarıma gözüm gibi bakıyorum…”
Yanlış bilgi şu sevgili arkadaşım! Hayvan koruyucular merhumenin köpekler tarafından öldürülmediğini savunmuyor. Bu ülkede şimdiye kadar beslediği sokak köpekleri tarafından öldürülen bir kişinin henüz kayıtlarda olmadığını savunuyor. Bu duyarlı insanlar haberi servis yapan ajansların merhametsizliğinden ve yorumlarının iş ahlakına uygunsuzluğundan yakınıyor. Gel olayın olduğu güne dönelim! İlk bizleri bilgilendiren emniyet açıklaması dâhil, akabinde haber ajanslarının olayı nasıl yansıttığına bakalım. Belgeler dakika dakika elimdedir. Daha adli tıp raporunun R’si ortada yok iken yargısız infaz yaparak olmadık haberi hayal gücü ile süsleyerek infial yaratanlara bakalım! “Beslediği köpekler parçaladı” türünden merhametsizce haber yapanların ne denli etik davrandıklarına bakalım. Ben hiçbir bilgim ve belgem olmaksızın tartışmayı ya da sallamayı meziyet sayanlardan değilim. Adli tıp raporu da, fotoğraflar da elimdedir. Bu Allah’ın masumu sokak hayvanlarını külliyen potansiyel katiller olarak gösterip, toplumun kafasını karıştıran bilinçaltı karanlık tipleredir bizim tepkimiz. Bir konu daha var ki hayvanseverlik 5-6 ay cins köpek besleyip, belli bir mazeret sonrası onu evden yollamak asla değildir. Doğadaki tüm hayvanların insanlar kadar bulundukları yerde yaşam hakkına saygı ile başlar bu tanımlama. Onların insanlar tarafından çektikleri acıyı anlayıp gereğini yaparak, hayvan koruyucu mertebesine yükselirsiniz zamanla…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
