yandex

Ünlüce tüylerimi diken diken etti

Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Şehit Yakınları ve Gaziler Yerleşkesi – Gaziler Birimi’nin açılışını törenle gerçekleştirdi. Biz bu ülkeyi gazetelerden kupon toplayarak kazanmadık, şehitlerimizin kanıyla sulayarak, bu toprakları vatan yaptık. Dolayısıyla şehitlerimize saygı duymak ve gazilerimize sahip çıkmak namus borcumuzdur.

19 Eylül 2026 09:32
A
a
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Şehit Yakınları ve Gaziler Yerleşkesi – Gaziler Birimi’nin açılışını törenle gerçekleştirdi. Biz bu ülkeyi gazetelerden kupon toplayarak kazanmadık, şehitlerimizin kanıyla sulayarak, bu toprakları vatan yaptık. Dolayısıyla şehitlerimize saygı duymak ve gazilerimize sahip çıkmak namus borcumuzdur.

Nitekim Ayşe Ünlüce “Büyükşehir Belediyesi her zaman emrinizdedir” dediği zaman tüylerimin diken diken olduğunu hissettim.

Her ne kadar bugün İmralı’daki caniye, “Villa değil, 250 metrekarecik iki katlı bahçeli ev yaptık” diye övünenler olsa da asıl övünülecek şey, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin emrinde olmaktır. Taht ve saltanatını korumak için İmralı’nın değil, Vatan için sıvasız evlerden şehit çıkan gerçek vatan evlatlarının emrinde olmak lazım. Tıpkı Ayşe Ünlüce’nin yaptığı gibi.

Toplu taşıma istasyonlarına yakın konumuyla dikkat çeken yerleşke, Büyükşehir Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yönetilecek. Yerleşkede, şehit yakınları ve gazilerin dernekleri için ofisler ve ortak kullanım alanları yer alıyor.

Büyükşehir Belediyesi’ne bir sözünü daha yerine getirdiği çiin elbette teşekkür ederiz. Ancak asıl olarak “Şehit yakınlarının ve gazilerimizin emrindeyiz” dedikleri için teşekkür ederiz. 

Bugün İmralı’nın ve Kandilin emrinde olanları gördükçe, Ünlüce gibi vatan evlatlarının da yaşadığını görmek, biraz umutlanmamıza neden oluyor…

Dolmuş zammının sebebi Mozambik

1 Ekim tarihinden itibaren Eskişehir’de dolmuş ve taksi fiyatlarına zam geliyor. Buna göre dolmuş ücretleri 40 liradan 50 liraya çıkıyor. Şimdi 5 kişilik bir ailenin her gün çarşıya inip eve geri döneceğini varsayarsak, bunun aylık maliyeti 15 bin lira eder. Yani asgari ücretin yarısından fazla. 

Açık konuşmak gerekirse bu zamdan dolayı Dolmuşçuları suçlamıyoruz. Dolmuşçuların bir masrafı var ve bütün bunların üzerinde onların da yatırımlarını karşılamaları ve evlerine ekmek götürmeleri gerekiyor. 

Ancak zam yapan esnafımıza hak vermek, vatandaş olarak yaşadığımız sıkıntıları düzeltmiyor. Her geçen gün zamlar karşısında eziliyoruz. 

“Anladık kardeşim dolmuşçu suçlu değil diyorsun; peki kim suçlu?” dediğinizi duyar gibiyim.
Kim suçlu olacak ki? Suçlu tabii ki dış güçler… Fransa – Almanya – İsrail – Kenya ve Mozambik Cumhuriyeti, efendimiz hükumetini devirmek için dolmuş ücretlerine gizlice zam yaptırıyor. 

Biga deplasmanından 3 puan bekliyoruz

3’üncü lig, 2’inci grupta şampiyonluk mücadelesi veren Eskişehirspor, geçtiğimiz hafta deplasmanda beraberliği zor kurtararak, taraftarını üzdü. Elbette taraftar olarak kaybettiğimiz her puana üzüleceğiz. Ancak lig dediğiniz 34 haftalık bir maraton. Bu 34 haftanın 34’ünde de Eskişehirspor’un kazanacağını hayal eden varsa, bu fikrini çöpe atsın.

Elbette puan kaybedeceğiz. Hatta belki yenildiğimiz maçlar da olabilir. Bazı puan kayıplarından sonra moralimizi bozmamamız ve takıma sıkı sıkıya sahip çıkmamız lazım. 

Maalesef ligin ilk 8 haftasında taraftarımızla ve ATATÜRK Stadında buluşamayacağız. Bu süre zarfında en az puan kaybı yaşamalıyız ki, taraftarımız işe müdahale edene kadar geçen süreyi en az hasarla atlatalım.

Hakan Şapcı’nın talebeleri şimdi Çanakkale – Biga deplasmanına gidiyor. Şimdilik yenilgi almayan Biga maçı da kolay olmayacak. Ancak daha iyi bir kadroya sahibiz. İnşallah bu deplasmanda 3 puan alır ve moralimizi düzeltiriz. Ancak olası puan kayıplarına da tahammüllü olmalı, moral bozmadan yolumuza devam etmeliyiz.

Ermenistan’ın derdi, Sırrı Sakık’ı gerdi

MHP ve AK Partililerin yeni müttefiki olan DEM Partili Milletvekili Sırrı Sakık, kahraman askerlerimizin dağlara yazdığı, “Her şey vatan için” ve “Ne Mutlu Türküm diyene” gibi yazılara kafayı takmış durumda. Sosyal medya üzerinden bu yazıların kaldırılmasını isteyen Sırrı Sakık’ı bu yazıların niye rahatsız ettiğini çözemedik. 

Ermenistan’a bakan dağların zirvesinde yazan bu yazılardan, Ermenistan’ın rahatsız olması gerekmez mi? Ermenistan’ın derdi, neden Sırrı Bey’i gerdi? İşte orasını anlayamadık…

İYİ Parti’den Yenibağlar çağrısı

İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, 14 bini aşkın nüfusa sahip Yenibağlar Mahallesi’ne Aile Sağlığı Merkezi yapılmasını istedi.  Küçükerkan, Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğünün 7 Eylül 2026 tarihli Aile Sağlığı Merkezleri listesinde “Yenibağlar Aile Sağlığı Merkezi” adıyla bir tesis bulunmadığını ifade etti. 

Sayın Küçükerkan’a sonuna kadar katılıyoruz. Gerçekten de 14 bin nüfuslu bir mahallede Aile Sağlığı Merkezi olmaması düşünülemez. Elbette ki mahalle sakinleri, başka mahallelerdeki Aile Sağlık Merkezlerinden faydalanıyor. Ama başka bir mahalleye giderek ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Üstelik yaşlı vatandaşlarımız için bu çile daha da büyük oluyor. Umarız İYİ Partililerin yaptığı bu yapıcı eleştiri karşılığını bulur ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün ayıbı ortadan kalkar.

Eskişehir’de ev satışları düştü

TÜİK verilerine göre Eskişehir’de konut satışları Ağustos 2026’da yüzde 16,8 azaldı. Kentte bir ayda 2 bin 127 konut el değiştirdi.

Her ne kadar TÜİK’in enflasyon rakamlarını ciddiye almasak da bu konudaki verilerine güveniyoruz. Aslında meselenin yalnızca Eskişehir’e özgü olduğunu da düşünmeyin. İstatistikler tüm Türkiye’de konut satışlarında ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Meseleye olumlu açıdan bakacak olursak, konut satışlarının düşmesi, zaten astronomik olan ev fiyatlarını düşürebilir. Ancak meseleye karamsar bakmak da mümkün. Bu da Türkiye’deki ekonominin ne kadar daraldığını göstermesidir. Özetlemek gerekirse şu sıralar ev satmak için yanlış ama ev satın almak için doğru bir dönem.

Mehmet Şimşek masal anlatıyor

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında neden enflasyon hedeflerine ulaşamadıklarını, kendine göre açıkladı. İran Savaşı ve Ukrayna Savaşı’na dikkat çeken Şimşek, bu savaşlar olmasaydı enflasyonun yüzde 30’larda olmayacağını, 7 puan daha az çıkacağını ifade etti.

Özetlemek gerekirse masal anlattı. Neden mi “masal” diyorum. Çünkü savaşın yaşandığı Ukrayna’da bile enflasyon yıllık yüzde 8,1 çıkıyor. Ukrayna’yla 4 yıldır savaşan Rusya’da ise yüzde 6,30 seviyesinde…

Yani savaşan ülkelerde bile enflasyon sizinkinin 5’te biriyken, sizin enflasyonunuzun yüzde 31 çıkmasını nasıl savaşa bağlayabilirsiniz?

Hiç kimse kusura bakmasın ama Sayın Mehmet Şimşek, vergileri artırmanın dışında – şimdiye kadar – bir icraat yapmadı. Dolayısıyla bu kafayla bizim enflasyonu düşürmemiz mümkün görünmüyor.

Tarihte Bu Hafta
Son askeri darbe

Bundan tam 46 yıl önce 12 Eylül 1980 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri darbe yaparak, yönetime el koydu. Osmanlı’dan bu yana Türk tarihi, askeri darbelerle doludur. Yeniçerilerin Padişah değiştirip, kukla sultanlar yapmasından sonra, 19’uncu yüzyılda da pek çok darbe oldu. Türkiye’de ise 1960 ve 1980 yıllarında iki darbe yapıldı. Ayrıca sayısız darbe girişimleriyle de karşılaştık.

12 Eylül yönetiminin Türkiye’de çözdüğü sorundan çok daha büyük sorunlar yaptığı ortada. Kenan Evren başkanlığındaki darbeciler, Türk Siyasetinin üzerinden silindir gibi geçtiler. Evet; 1970’li yıllardaki sağ – sol çatışmasını bitirmeyi başardılar. Ancak bunu sağı ve solu yok ederek yaptılar. 

12 Eylül yönetimi, işkenceleriyle, idamlarıyla ve yasaklamalarıyla hafızamızda kaldı. 1982 yılında yaptıkları anayasa ise, Türkiye’deki demokrasiyi yerle yeksan etti. Bugün yaşadığımız ekonomik sorunların bile temelinde, 12 Eylül’ün izleri vardır. 
Umarız 12 Eylül 1980 darbesi, yaşadığımız son darbe olarak kalmaya devam eder. Çünkü en kötü demokrasi bile, en iyi askeri darbeden üstündür…

Haftanın Sözü 

Eğitim olmadan, bu dünyada hiçbir şey başaramayacaksınız.
Malcolm X

ESOGÜ emin ellerde

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösterecek yeni bir yemekhanemin açılışını yaptı. Söz konusu merkezde 15 bin 500 kişi yemek yiyebilecek. Yani hiç de öyle küçük bir yapıdan bahsetmiyoruz. Üstelik iki katlı ve toplam 2 bin 500 metrekare alanda faaliyet gösterecek tesiste, bir de merkezi mutfak bölümü yer alacak.

Şimdi bu merkezin bir bilim yuvası olan ESOGÜ’ye çok yakıştığını söyleyebilirim. Çünkü basit bir mutfak ve yemekhaneden bahsetmiyoruz. Burada elektrik güneş enerjisi panellerinden sağlanacak. Ayrıca su arıtma sistemi de yer alacak. Yüksek teknolojili ve çevre dostu tesislerin yaygınlaşmasını temenni ediyoruz.

Bir parantez de Rektör Emine Gümüşsoy’a açalım. Sayın Gümüşsoy kurdele kesimi sırasında, eski Rektör Kemal Şenocak’ın bu tesisin proje mimarı olduğunu hatırlattı. Ayrıca bir önceki Rektör Kâmil Çolak’ın da inşaatı başlattığını özellikle belirtti. ESOGÜ gibi bilim yuvaları kurumsallıklarıyla ön plana çıkar. Sayın Gümüşsoy’un kendinden önceki rektörleri hatırlaması ve onların hakkını teslim etmesi, kurumsal bir yapı olan ESOGÜ’nün de emin ellerde olduğunu gösteriyor.

(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...