YAZIYORUM
Ünal Özelmas ve ESOGÜ TV
İki güzide kurumdan biridir Osmangazi Üniversitesi. Diğeri de tabii ki Anadolu Üniversitemizdir. İkisi de biz Eskişehirliler için önemlidir, değerlidir. Eskişehirli olup da(biraz da vicdan sahibi tabii) bu kente katkılarını inkâr eden zındıkların çok az olduğunu bilenlerdenim…
Anadolu Üniversitesinde İletişim Fakültesi mevcut. Bu fakülte gerçekten de ülkenin önemli iletişimcilerinin altyapısını oluşturmuş ve yollamış. Lakin Osmangazi Üniversitesinde İletişim Fakültesi ne yazık ki yok. Çok yakışacağına ve gerekliliğine inandığım bir Türk Müziği Konservatuvarı ne yazık ki yok. Bu yazıda konumuz tabii ki İletişim Fakültesinin yokluğu. Lakin tüm bu olumsuzluğa karşın ESOGÜ’ DE yılmayan bir kişi sabırla inandığı yolda ilerliyor. Yard. Doç. Dr. Ünal Özelmas’tan başkası değil bu bahsettiğim kişi. Onca uğraşlardan sonra nihayet Üniversite Kongre salonun bir bölümünü okulun televizyon stüdyosu olarak yaşama geçirdi. Açılışa gidemesem de iki gün sonra hem stüdyoyu gezmek, hem de duygularını öğrenmek üzere çayını içmeye gittim Ünal Hocamın. Zaman tünelinden girdik 1999 Aralık ayına gittik. “Medya Merkezi” ile onun doğrultusunda da Radyo Ogü(105,5) ile başlar bizim serüvenimiz dedi. Çok farklı bir yayın politikası izlediklerini, çok farklı müziklerle kitlelere ulaştıklarını anlattı. “Bu samimi emekler sonrası anında anketlerde birinci sırayı kaptık” dedi. İletişim Fakültesi olmayan Üniversiteler yayın yapamaz kararı çıkınca ne yazık ki radyoları kapatılıyor. Hem de sadece bu okulun radyosu bu karara uyuyor…
Daha sonra 2001 yılında UHF 50 üzerinden OGÜ TV ile test yayınına başlıyorlar. RTÜK aynı kanun gerekçesi ile bunu da kapatıyor iyi mi? 22 ay sabırla devam ediyorlar çareler aramaya. Ve nihayet geçtiğimiz günlerde yerel medyamızda da yer aldığı üzere, nihayet televizyon stüdyolarını açabiliyorlar. Gezdim ve gördüğüm kadarı ile her şeyi kendi olanakları ile yaratmışlar. Dışarıdan en ufak bir destek yok ne yazık ki. Hani dışarı dediğe bakmayın Eskişehir’imizden en ufak bir destek yok! İş adamları, yerel yönetimler vs hiçbir katkı olmaksızın hazırlamışlar burayı. Ünal Özelmas neleri hedeflediklerini anlattı stüdyoyu gezdirip bilgiler verdi. Kültür ve bilim saati, Sağlık programları, Amatör müzisyenlere programlar, şiir ve öykü programları, kampus programları diyerek sıraladı düşüncelerini. Bir de her kurum ve kuruluşa stüdyolarını kiralık vererek üniversiteye katkı sağlamak istediklerini vurguladı. Ve ES TV ile işbirliği anlamında birtakım güzel projelerin hayata geçirilmesinin gereğinden bahsetti. Hoş geldin ESOGÜ TV, emeklerine ve yüreğine sağlık Ünal Özelmas…
DIŞARDAN GAZEL
DOLUNAY
Korku filmlerini içselleştirmiş bir yönetmen ziyaretimize geldi geçtiğimiz günlerde. Serkant Yaşar Kutlubay, yanında son filmde oynatacağı Nataly Pogreban ile gazetemize yaptığı ziyarette açıklamalarda bulundu. Dolunay, Mühürlü Köşk, Tamaya, Ruhani, Bir Katilin Anatomisi, Doku, Ürperti gibi 32 filme imza atan yönetmen son filmini Eskişehir’de çekeceğini söyledi. Merkezi ve yerel yöneticilerden minicik bir beklentisinin olduğunu söyledi. Film ekibi için sadece on ya da on beş günlüğüne barınmak için katkı beklediklerinin altını çizdi. “Başta Tepebaşı, Odunpazarı ve Büyükşehir Belediyelerinden bu samimi beklentilerine karşılık verileceğini umut ediyorum” dedi. Dilerim bu beklentileri boşa çıkmaz. Çünkü her halükarda bu kente olumlu bir katkı olacağına ben de inananlardanım…
OZANCA
Seninle Olmanın En Güzel Yanı
“Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını
taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken
Her konuşmamızda boş yere saatlerce
Havadan sudan söz etmek!
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek
Birlikte ağlamak gülmek!
Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek…
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.
Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi
Çocukça kıskanmak!
Can YÜCEL