Pazarlamacı Dursun ıssız bir ovada kamyonu ile giderken, birden kendisini üç bacaklı bir tavuk sollamış.
Dursun merakla gaza basmış.
Ama tavuk çiftlik yolunda gözden kaybolmuş.
İnat mı inat Dursun, sahibi Temel olan çiftliğin kapısını çalıp anlatmış:
“Acaba doğru mu gördüm. Demin yanımdan üç bacaklı bir tavuk geçti.”
“Evet, doğru görmüşsünüz” demiş Temel
“Onları ben yetiştiriyorum. Biz evde üç kişiyiz. Bir tavuk kestiğimizde birimize bir but eksik kalıyordu.İki tavuk kesmekte işimize gelmiyordu.Bende mecburen üç bacaklı tavuk yetiştirdim..”
“İlginç” demiş Dursun:
“ Peki, tatları nasıl?
“Bilmem” diye yanıt vermiş Temel:
“Bugüne kadar hiç birini yakalayamadık.”
--//--
Yaklaşık 7 yıldır kenti ikiye bölen demiryolu geçidinin yapımı için iki kişilik bir heyetle çalışmalara başlanmış.
Seçimlere çeyrek kala Milletvekili Salih Koca, AKP Odunpazarı İlçe Başkanı Volkan Doğan yanlarına Gar Müdürünü ve AKP’nin medya sorumlusunu da alarak çıkmışlar meydana.
Böyle bir çalışma başlayacaksa:
“Üç kişiyle mi başlar?”
“Seçime iki ay kala mı açıklama yapılır?”
“Bu şehirde DDY’nin, bayındırlığın, ulaştırmanın, hatta şehircilik ve çevre yetkililerinin haberi olmaz mı?”
“Park eden araçları kaldırmak yeterli midir?”
Soruları uzatmak mümkün.
Bana göre yapılan açıklama yanlıştır.
Dahası açıklamayı yapmak resmi kurumlar dururken,
İktidar milletvekili ve ilçe yöneticisinin işi değildir.
Bilemiyorum.
Başta Vali Bey olmak üzere, diğer resmi kurumlar bu işe ne derler acaba?
--//--
Önceki gün birkaç vatandaş sorduğu için bu konuyu köşeme aldım.
Neymiş:
“Hatboyu’na ilk beton atılmış.”
Peki atılmışta:
“Yaklaşık 1400 metre uzunlukta ki üst geçit kaç günde tamamlanacak?”
Bari bunu da yazsalardı da:
İşin gerçek ya da gerçek olmayan yanı çıksaydı ortaya.
Dedim ya,
yaklaşık yedi yıldır bekleyen hat boyuna iki torna beton atmak yeni mi düştü aklınıza.
Eskişehir için önemli olan bu olayı getirip,
seçim arifesine odaklamak yanlış değil mi?
Şunu belirtelim.
Bunları yazarken, yapılacak bir işe karşı çıkmak aklımızdan geçmiyor.
Dememiz o ki:
“Eskişehir için hayati önem taşıyan bir olayı politikaya indirgemek yanlıştır.”
Onun için de:
“İşin içinde politika da olsa, yapılacak işlere ben değil, biz demek gerekir.”
Günlerin getirdiği
--Bir bayan ve bir bay---
Seçim tarihi yaklaştıkça, Eskişehir’de üç milletvekili çıkaracak siyasi partilerde tartışmalar sürüyor. Bir yanda AKP’den Prof. Dr. Emine Nur Günay. Karşısında CHP’den Avukat Cemal Okan Yüksel. Gerek AKP’nin, gerekse CHP’nin ikişer milletvekilliğine garanti gözüyle bakan politik gözlemciler “AKP elindeki fırsatı kaçırmayacaktır. Onun için de üçüncü milletvekilliğini kazanmak için çalışacaktır. Şimdilik Emine Nur Günay üçüncü milletvekilliğine daha yakın görünüyor” yorumunu yaparlarken, aynı yorumcular “Geçmişte CHP’de üç milletvekili çıkaran bir partidir. Onun için iş sıkı bir çalışmaya, dahası gerçekleri halka anlatmaya kalıyor” diyorlar. Politik yorumcuların üzerinde durduğu bir başka olay da geçen seçimde AKP’nin ve CHP’nin aldığı oylar. Göreceğiz. AKP’nin aldığı 222 bin oyu, CHP 179 bin oyla nasıl yakalayıp, sollayacak.
---Babadan oğula politika---
CHP’nin eski milletvekillerinden M.Ali Arıkan partide sevilen sayılan isimler arasında yer alır. CHP’nin her toplantısına katılan, her etkinliğinde yer alan M.Ali Arıkan bu seçimlerde kendisi aday olmadı ama oğlu Bülent Arıkan’ı milletvekili adayı olarak sürdü sahaya. Baba Arıkan’ın oğlu Bülent Arıkan’ı politikaya hazırladığını belirten yakınları “Bülent şimdilik politikanın kenarında dolaştı. Neler olup bittiğini görmeye çalıştı. Yeri ve zamanı geldiğinde sınırı aşıp, politikanın içinde yer alacaktır. Durum onu gösteriyor diyorlar.” Politik yorumcular “M.Ali Arıkan partisine vefa borcu olduğunu bilen bir isim. Oğlunu da aynı meydana sürmesinin ardında gelecek hesapları yatıyor olmalı” diyorlar. Gerçekten genç Bülent Arıkan aday listesinde yer alamadı ama sanıyoruz politikayı ucundan kıyısından öğrenmiş oldu.