TÜRKİYE TEDİRGİNLİK İÇİNDE!

TÜRKİYE TEDİRGİNLİK İÇİNDE!

30 Temmuz 2013 09:53
A
a

YAZIYORUM

 


 

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Basın Konseyince düzenlenen “Basın Özgürlüğü”  paneline şu mesajı yollamış;

“Basında sansürün kaldırılışının yüz beşinci yılında 24 Temmuz Basın Bayramını kutlamak, ne yazıktır ki kendi içinde bir paradoksu barındırıyor. Bir taraftan tutuklu gazeteciler sıralamasında dünya birincisi olmak, diğer taraftan basında sansürün kaldırılışını kutlamak büyük bir çelişkidir. Yüz beş yıl önce kaldırılan sansür, bugün başka şekil ve gerekçeler edinerek karşımıza çıkmaktadır. Ancak şu unutulmamalıdır ki, bugün ülkemizin ve insanlarımızın üzerindeki baskıyı ve tedirginliği ortadan kaldıracak en önemli güçlerden biri yine basındır. Özgürlük mücadelesi, tarihin her döneminde insanlığın en büyük ve hiç bitmeyen kavgası olmuştur…”

Yılmaz Hocam Türkiye Cumhuriyet tarihine siyasetçi(özellikle yerel yöneticilikte istisna örnek) olarak ismini yazdırmıştır. Eskişehir’in dışına taşan bu sevgi yurdun birçok bölgesine ve insanına dek uzanmıştır. Önümüzdeki dönemde de seçileceği kesin gözle bakılmaktadır zaten. Dört dönem üst üste seçilen başka örnekler de verebilirsiniz ama Büyükerşen kadar geniş kitlelerce sevilen başka bir örneği vermek olası değildir. Bu gerçekler ışığında Yılmaz Hocamın açıklamasına bir kez daha vurgu yapmak istiyorum. Türkiye tedirginlik içinde, Cumhuriyet tarihi boyunca hiç böylesi bir kaygı yaşanmadı diyor. Cumhuriyetin bugün geldiği nokta basın bayramını kutlayanların ne kadar umurunda buna siz karar verin saygın okurlarımız. Samimi istisna kuruluş ve kişilerin dışında basının büyük bir bölümünü işgal edenler için “tutuklu gazeteciler” ne anlam ifade ediyor acaba? Beş yılı aşkın süredir özgürlükleri çalınmış gazeteciler için “oh olsun” diyebilecek kadar gaz-eteci kimin veya kimlerin gazetecisidir? Böylesi bir ortamda da BASIN BAYRAMI adı altında yapılan samimiyetsiz etkinliklerin, gül alıp vermenin saçmalıktan öte bir anlamı olmadığını söyleyebilir miyiz?

Yılmaz Büyükerşen ideolojik açıklamaları istisna yapan bir siyasetçidir. Belki tarz olarak benimsediği bu yöntem sayesinde de geniş kitlelerin sempatisini kazanmıştır. Cumhuriyet değerlerine ve Mustafa Kemal’in ilkelerine saldırı noktasına gelindiği bu günlerde, hocamın böylesi açıklamalarla insanları aydınlatmasını, tehlikeyi işaret etmesini dilerim. Çünkü başka TÜRKİYE CUMHURİYETİ yok!

 

 

 

 

UZAKTAN GAZEL

 

ORHAN GENCEBAY…

Benim kuşağımın büyük bölümü sevmiştik. Onun şarkıları ile âşık olup, onun filmleri ile tavrımızı belirlemiştik sevdiğimiz kıza. Çok kızdığımızda da “Batsın bu dünya” diyerek restimizi çekmiştik hayata. “Bir teselli ver” diyerek yürek yaramızın sarılmasını dilemiştik. Lakin akil adamlar sınıfına geçip bizi ters getireceğini asla düşünmemiştik. Şimdi de tarihçiliğe soyunmuş Orhan abi! Keşke bunları boş verip bizim Orhan abimiz olarak kalsaydın. “Severek ayrılmasaydık” seninle…

 

 

OZANCA

TÜRKİYE’M

 

Yine duman almış Ağrı Dağını

Acı haber ile yakma bağrını

Zümrüttür dört bir yan, yeşil bağını

Karış karış özlemişim Türkiye’m

 

Bir başkadır havan, suyun, toprağın

Çiğdemin, nergisin, gülün, zambağın

Akar durur çağlayarak ırmağın

Nehir nehir özlemişim Türkiye’m

 

Atamdan yadigâr kalmışsın bana

Yanımdayken bile hasretim sana

Dostluktan, sevgiden, neşeden yana

Derdim yoktur, özlemişim Türkiye’m

 

                                Sadi TELTİK

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi