Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine 81 ilde milyonlarca insan
“Demokrasi ve Şehitler Mitingi” için meydanlara koştu…
Bu meydanlarda sadece AK Parti’liler yoktu…
CHP’ye, MHP’ye, Demokrat Parti’ye, Saadet Parti’ye ve diğer partilere gönül veren insanlarda vardı…
İstanbul Yenikapı’daki
“Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, ana muhalefet partisinin genel başkanı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli katıldı…
“Türkiye Demokrasi buluşmasında İstanbul Yenikapı'da bir araya geldi” dersem yanlış olmaz…
Yaklaşık 5 milyon kişi katıldı Yenikapı’daki mitinge…
AK, CHP, MHP hatta TBMM’de grubu bulunmayan partilere gönül vermiş insanlardı bunlar…
İstanbul’daki
“Demokrasi ve Şehitler Miting” meydanın hazırlanmasını AK Parti, CHP ve MHP İl Başkanları birlikte yaptılar…
Miting günü onlarda alandaki yerlerini alarak birlik-beraberlik göstergesine imza attılar…
ÖZKAR, USLUER
VE OKAN GELMEDİ
Eskişehir’deki
“Demokrasi ve Şehitler Mitingi” fotoğrafına bakalım birde…
Saat: 16.00 sularında mitingin yapılacağı vilayet meydanındaydım…
Önce meydanın içerisini dolaştım…
Katılımcılara baktım…
Her siyasi partiye mensup insanları gördüm…
Buna mutlu oldum…
Kendi kendime: ”
İnsanların cumhuriyet’e, milli irade ve demokrasiye sahip çıktıklarının göstergesi bu” dedim…
Eskişehir’deki
“Demokrasi ve Şehitler Mitingi”nde kimler vardı? Kimler yoktu…
Kültür ve Turizm Bakanı Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, Vali Azmi Çelik, AK Parti Milletvekilleri Harun Karacan, Emine Nur Günay…
Her zaman her yerde görmeye alışkın olduğumuz CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç…
Milletvekili Çakırözer, Büyükerşen, Kurt ve Ataç geçtiğimiz günlerde vilayet meydanındaki “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne katılarak destek vermişlerdi…
AK Parti İl ve Odunpazarı, Tepebaşı ilçe başkanları ile 10 ilçe belediye başkanı, ilçe teşkilat başkanları tam kadro meydandaydı…
“CHP’den kimler vardı?” Diye bakımdım…
Mahmudiye Belediye Başkanı İsak Gündoğan, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı’yı gördüm…
Onlar teşkilat üyeleri olmadığı için CHP’yi temsil etmezler…
CHP teşkilatlarından bir tek Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük’te miting alanındaydı…
Milletvekilleri Gaye Usluer ve Cemal Okan Yüksel ile İl Başkanı Sinan Özkar, Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel Eskişehir’deki mitinge katılmak yerine, herhalde Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı İstanbul’daki “Demokrasi ve Şehitler Mitingini evlerinde TV’den izlemeyi tercih ettiler…
Sinan Özkar, Gaye Usluer ve Cemal Okan’da Pazar günü Eskişehir Vilayet Meydanına gelmiş olsalardı bir şey kaybetmezler, aksine mitinge katılan 7-8 bin civarındaki Eskişehirlilerin gönüllerine girerlerdi…
Başka kimler vardı?
Hava Tuğgeneral Erdoğan Gür, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Kapıcı, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, İl Emniyet Müdürü Mustafa Şahin ile yaklaşık 10 bin vatandaş…
Eski milletvekilleri Fahri Keskin, Nedim Öztürk, Salih Koca…
Devlet eski Bakanı Bahattin Şeker…
Vali yardımcıları, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy, Odunpazarı eski Başkanı Burhan Sakallı, Eskişehirspor Kulübü Başkanı Halil Ünal, Sanayi Odası Başkanı Savaş Özaydemir, Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Uysal Ağaoğlu ve diğer protokol üyeleri…
“NÖBETLER AMACINI
AŞMAYA BAŞLADI”
Ne
“Demokrasi Nöbeti”ne ne de “
Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne gelen CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel, sosyal medyadaki sayfasında tutulan “Demokrasi Nöbeti” ile şunları yazmış:
“Demokrasi sadece bir kesime ait bir kavramımıdır. Bence artık evlere dönme zamanı. Biz olduğumuz sürece korkulacak bir şey yok. Demokrasi nöbetleri artık belli bir kesimin demokrasisine hizmet ediyor gibi. Nöbetler artık amacını aşmaya başladı. Nöbete çağrılan misafirleri Akp seçim şarkılarıyla sahneye çıkartıp gene Akp seçim şarkılarıyla uğurlamak hiç hoş olmuyor gelen misafirlere de saygısızlık oluyor. Daha öncede söylediğimiz gibi zafer; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923'te ilan ettiği gibi Laik, Demokratik Cumhuriyetin olacak.”
Şu ifadesine katılmıyorum:
“Nöbete çağrılan misafirleri Akp seçim şarkılarıyla sahneye çıkartıp gene Akp seçim şarkılarıyla uğurlamak hiç hoş olmuyor gelen misafirlere de saygısızlık oluyor.”
Utku Çakırözer, Yılmaz Büyükerşen, Kazım Kurt ve Ahmet Ataç’ın katıldığı “Demokrasi Nöbetleri”nin hiçbirinde AK Parti seçim şarkılarıyla uğurlanmadılar…
Misafirler alanı terk ettikten sonra “Recep Tayyip Erdoğan”ın adı geçen şarkı çalındı…
Bu da alınacak, mesele yapılacak konu olmamalı…
Beğenirsiniz veya beğenmeyebilirsiniz…
Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez halkın iradesiyle seçilmiş cumhurbaşkanı…
“Demokrasi Nöbetleri”nin her başlangıcında Atatürk, silah arkadaşları ve bütün şehitler için saygı duruşu yapılıyor…
Ardından da milli marşımız İstiklal Marşı nöbete katılan herkes tarafından birlikte söyleniyor…
Kuran-ı Kerim okunup, ardından da tüm şehitler için dua ediliyor…
Akın Bey, bir gün olsun “Demokrasi Nöbeti”ne katılsaydı, neler yaşandığını çıplak gözle görseydi sosyal medyadaki yazısını geri çekerdi diye düşünüyorum…
BAŞKA BİR TÜRKİYE YOK
Sonuç olarak 15 Temmuz gecesi FETÖ’nun elemanları tarafından düzenlenen darbe kalkışması başarılı olsaydı bundan sadece zarar görecek parti AK Parti değildi…
Milli İrade hiçe sayılacak, belki de 12 Eylül’de olduğu partiler, TBMM kapatılacak, liderler gözaltına alınacak, demokrasiye süresiz ara verilecekti…
İnsanların “bizden”, “sizdendi” diye bölünmesinin neye mal olabileceğini anlama bakımından 15 Temmuz da yaşanan darbe kalkışması "Tarihi bir fırsat ve milat'tır".
12 Eylül gecesi ile 15 Temmuz gecesi yaşananları bir kez daha gözümüzün önüne getirelim…
Bir kere daha unutulmasın ve kulaklara küpe olsun ki; başka bir Türkiye yok…
BİZ HEP BİRLİKTE TÜRK MİLLETİYİZ!
Günün Sözü : Kimin her şeye gücü yeter, bilir misiniz? Çocukların. Çocuk güvensizliği, korkuyu bilmez, kendi gücüne inanır ve tuttuğunu koparır.
Paulo Coelho
Dedem diyor ki : Bana hayat nedir diye sorma, ben hayat deryasında yüzenlerdenim. Sen kimsin diye sorma, ben hayata boş vermişlerdenim.