YAZIYORUM
TEK ADAM!
Doğal olarak aklınıza Şevket Süreyya Aydemir'in 1963-1965
Yılları arasında kaleme üç ciltlik biyografi kitabı gelmiştir.
Ama ben başka bir yalnız adamdan söz ediyorum bilesiniz.
Partiler üstü bu isim bir Eskişehirlidir, önemi bundandır.
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’den, hepimizin kısaca HOCAM
Diye kanıksayıp hitap ettiğimiz büyüğümüzden söz ediyorum.
Diyeceksiniz ki “tek ya da yalnız” olduğunu nereden çıkardın?
Güzel beldemiz Bozan’da karşılaştığımda bu kanıya vardım.
Etrafında onlarca, yüzlerce insan olması sonucu değiştirmez.
Asıl o kalabalıklar içerisindeki yalnızlığı bir yüktür kişinin.
Sanatçılara veya çok ünlü simalara has bir yazgıdır bu.
Bozan’da “Başkanlar Parkı” açılışında konuşma yaptı hocam.
Siyasetçi olmadığını vurguladı çok açık ve net biçimde.
“Sizlere hizmet edebilmemin tek yolu, bir parti çatısı altında
Seçimlere girmek olduğundan CHP’liyim” dedi özet olarak.
Siyaset arenasındaki kayganlığı net söyleyemese de, bunu
Cümle aralarındaki vurgulardan ve vücut diliyle anlatıyordu.
Rakipleri ile uğraşmaktan daha çok, parti içi ya da gurup içi
Kısır döngülerden ötürü yorgunluğunu hissettim sanki.
Gerçekten de yalnızdı, tek adamdı Yılmaz Büyükerşen.
Sağım yalan solum yalan/Giden yalan dönen yalan
Gördüm baktım dünya yalan/Senin gibi senin gibi türküsü
Öylesine denk düştü ki o konuşmasını yaparken.
Bir tarafında Ahmet Ataç, Canan Demir, Jale Nur Süllü gibi
İsimler oldu siyaset yolculuğunda. Bir tarafında ise Ayhan
Kavas, Ertan Koşarsoy, Garip Yıldırım gibi isimler yer aldı.
Ahmet Ataç bir dönem seçim kaybetmesine rağmen,
Yılmaksızın düzgün bir biçimde mücadelesini sürdürdü.
Büyükerşen safında, tutarlı çizgisi sonucunda yeniden
Başkan olmuş ve adı şaibelerden uzak kalmış bir isimdir.
Canan Demir de otuz beş yıldır kader arkadaşı konumunda,
Sadakat konusunda örnek bir isimdir. Jale Nur Süllü de on beş
Yıldır Canan Hanımla benzer konum ve özelliklerdedir.
Hangi isimler Yılmaz Hocanın yalnızlığına merhemdir,
Hangileri yalnızlığının pekişmesinde sebep isimlerdir?
Hangilerinin eksi, hangilerinin artı katkıları olmuştur?
Hangileri, yormuştur ve zorda bırakmıştır onu?
Hangileri güç ve huzur katmıştır Büyüklerşen’e?
En doğrusunu Hocam biliyordur kanımca.
Kendisini zorda bırakanları unutmayacaktır eminim!
DIŞARDAN GAZEL
EBRU SUNGAR’LA SÖYLEŞİ…
Sabah sabah nereden buluyorsun bu enerjiyi diyor bizi takip eden Latif Konur dostumuz. “Keyifle ve zaman zamanda duygulanarak izledim. Bam teline vurmak denir ya tıpkı öyleydi, teşekkür ederim. Doğrulardan rahatsız olanlar belki de yayınınızın engellenmesini dahi isteyeceklerdir. Ama tüm kalbimle yürekli programınızın devamını dilerim” demiş Sayın Âdem Yardımcı. Zehra Yüksel ise; Allah senden razı olsun keşke hep beraber olabilsek, tek yürek ama inşallah o günde gelecek diyor. Melih Adalısoy dostumuz da görüşlerini belirtmiş ve demiş ki; Özümüze dönmek ancak sizin ve sizin gibi düşünen aydınlar ile mümkün. Herkes kendi kapısının onunu her anlamda süpürecek, silkelenecek. Silkelenmek zorunda açıkçası! Vurdumduymazlık cehalettir…
Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Ebru Sungar ile söyleşi sonunda çok sayıda ileti geldi değerli izleyenlerimizden. Cumhuriyet kadınının güzel bir örneği olarak nitelediğim Ebru Sungar’ın samimi açıklamalarına da çok sayıda tebrik iletileri geldi.
OZANCA
Canım Öğretmenim
Köyüm sana hep muhtaçtır
Susuz kalmış bir kıraçtır
Bu kıraçta bir gül açtır
Benim canım öğretmenim…