YAZIYORUM
TATARIN HESAP!
Tevfik Eriş, Es TV ve Anadolu Gazetesinin eskilerindendir. “Köşe Bucak Hikâyeler” onun sunduğu sevilen bir programdır. Ara sıra takılırım kendisine herkesin içinde, gülüşürüz. Hocalığının nereden geldiğini ne kendisine ne de başkalarına sorma gereği bile duymadım. Tevfik Hoca aşağı, Tevfik Hoca yukarı ben de kanıksadım gidiyor öylece… Tevfik ağabey arada bir heybesinden çıkardığı fıkralarla olmadık zamanlarda kikirdetir bizleri. Yemin ederim ki, hemen her konu ile ilgili fıkrası hazırdır. Dün yine art arda sıraladı, bir tanesine hem güldüm hem de kendimi buldum fıkrada… Tatar Ahmet Emmi yetmişli yaşları aşınca hastalıklar kendini göstermeye başlar. Köyün gençlerinden biri laf arasına sıkıştırmış nasihatini. Ahmet Akay, bak yaşın epeyce ilerledi. Şu rakıdan artık arın da hastalığın ilerlemesin demiş. Ahmet Emmi rakısından bir yudum çektikten sonra göz aralığından umursamazca bakmış gence. “Bu moku bırakmasına bırakırım da, ah şu kavun olmasa balam!” Öylesine hoş geldi ki fıkra ve anlatım, dakikalarca güldüm. Uzunca süredir “hipertansiyon” hastası olarak hemen kendimle özdeşleştirdim tabii ki. Uzunca süredir Kent Ozanı programımın yanı sıra Günaydın Eskişehir programını sunmaktayım her sabah. Ne hikmetse başta yarim olmak üzere beni seven dostlarım aynı telkinde bulunurlar. Gerim gerim germe kendini, daha hoşgörülü ol gibi söylemlerde bulunurlar. Bazen “tamam yahu, bundan sonra artık sağlığımı düşüneceğim” diyerek niyetlenirim. Ama sekiz yerel bir o kadar da yaygın medyadan gazete okuduktan sonra, yani programın sonuna doğru kendimi yine saçlarım diken diken bulurum. Kendim dâhil kime ne söz verirsem vereyim değişen hiçbir şeyin olmadığını görürüm. İşte tatar Ahmet akayı da bu anlamda çok sevdim. O, rakıdan vazgeçememesinin nedeni olarak kavunu göstermiş. Bende de Vatan, Bağımsızlık ve Ulusal değerler konusunda içimde iskeletim gibi yer etmiş değerlerimden bir arınsam ah! Bir arınsam yapacağımı biliyorum ama…
UZAKTAN GAZEL
KİM TUTAR İSMAİL YÖRÜKOĞLU’NU!
İsmail Yörükoğlu, maratonda Eskişehir’imizi başarı ile temsile eden 64’lük delikanlı. Telefonla geçtiğimiz aylarda tanışmıştık kendisi ile. Televizyon programımla ilgili görüşlerini belirtmişti sağ olsun. Dün de Eskişehir merkezde deli danalar gibi gezmek dolaşmak gelmişti içimden. Hamamyolu girişinde koluma giren birisi kendisini tanıttığında hemen anımsadım İsmail Beyi zaten. Ayaküstü on beş dakika kadar sohbetimizi sürdürdük. Bu Pazar günü Bursa’da düzenlenen 8. uluslar arası tarihi kent koşusuna katılacak olan Sayın Yörükoğlu’na başarı dileklerimizi sunuyoruz…
OZANCA
ADAM VAR
Adam var onurlu yiğittir merttir
Adam var eğilmez çeliktir serttir
Adam var yalaka yağcı namerttir
Adam var dünyada adamca yaşar…
Adam var ömrünce haramla doymuş
Adam var yoksulu garibi soymuş
Adam var kendini en başa koymuş
Adam var düz yerde yolunu şaşar…
Adam var alışmış çile çekmeye
Adam var razıdır boyun bükmeye
Adam var şükreder kuru ekmeğe
Adam var yediği havyarla kaşar…
Adam var üç öğün fakir doyurur
Adam var her yerde namın duyurur
Adam var şeytana emir buyurur
Adam var menfaat peşinde koşar…
Adam var gölgesi kendinden ağır
Adam var gözü kör kulağı sağır
Adam var kaşınır her yanı yağır
Adam var çaresiz elini oğşar…
Fikret DİKMEN