yandex

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü mü olurmuş?

CHP’ye mahkeme kararıyla çökülmesinden sonra kurulan YENİ Parti’de ilçe ve il başkanını doğrudan partinin üyeleri belirleyecek. YENİ Partililer – baskın bir seçim ihtimalini de değerlendirerek – bu seçimleri biraz aceleye getiriyorlar. Netice itibarıyla Türkiye genelinde ilçe ve il başkanı adayları, genel olarak kurucu başkanlardan oldu. Karşılarına da pek rakip çıkmadı.

23 Eylül 2026 09:45
A
a
CHP’ye mahkeme kararıyla çökülmesinden sonra kurulan YENİ Parti’de ilçe ve il başkanını doğrudan partinin üyeleri belirleyecek. YENİ Partililer – baskın bir seçim ihtimalini de değerlendirerek – bu seçimleri biraz aceleye getiriyorlar. Netice itibarıyla Türkiye genelinde ilçe ve il başkanı adayları, genel olarak kurucu başkanlardan oldu. Karşılarına da pek rakip çıkmadı.

Eskişehir’de de İl Başkanı Talat Yalaz’ın yanı sıra, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım seçimlere tek aday olarak katılacak. Ancak Odunpazarı’nda kurucu İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın karşısına, genç bir avukat olan Cevahir Çalıkuşu çıktı. Her iki adaya da başarılar dileriz.

Şimdi bazı kişiler çıkıp, “Bunun neresi YENİ Parti? Eski adaylar yeniden aday oluyor” gibi akıl ve mantıkla açıklanmayan çıkışlar yapıyor. Aynı mantıkla Özgür Özel’in Genel Başkan adaylığına da karşı çıkmanız gerekir. Eski Genel Başkan değil mi? Özgür Özel’e karşı çıkacak cesaretiniz var mı?

Eğer ortada demokrasi varsa, isteyen aday olur. Buna eski başkanlar da dâhildir. Ayrıca partinin önde gelen isimlerinin ilçe seçimlerinde taraf olması da eleştiriliyor. Herhangi bir üyenin aday olma veya mevcut adaylardan birini destekleme hakkı var da – mesela – Kazım Kurt’un mu yok? Yoksa amaç gizlice Kazım Kurt’un parti içindeki ağırlığını azaltmaya mı çalışmak?

Savaş felsefesinin önde gelen isimlerinden Sun Tzu, “Kazanamayacağın savaşa girme” nasihatini verir. Bu nasihat herkesin kulağına küpe olsun.

Üstelik doğrudan üyeye gidilmesi gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bunun adı “Er Meydanı”dır ve Cevahir Çalıkuşu seçimi kazanmak için çalışırsa, muvaffak olabilir. Eğer seçimi kazanamazsa da canı sağ olsun; bir sonraki seçime hazırlanır.

Bu arada Cevahir Çalıkuşu’ndan bahsederken, “Genç bir aday” kelimesini boşuna kullanmadık. Elbette gençlik enerjisi güzel bir şey. Ancak – mesela Talat Yalaz ve Tevfik Yıldırım gibi – gençlik enerjisinin çalışkanlıkla birleşmesi gerekir. Ben Sayın Çalıkuşu’nun babasını tanırım. Fakat onun ötesinde kendisini CHP’nin bir eyleminde göremedim. Gençlik eylemlerine katıldığına ilişkin bir bilgim yok. Partiye kayyum atanırken ve YENİ Parti kurulurken de kendisini göremedim. Cevahir Hanım’ın saygın bir soyadına sahip olmasının ötesinde bir vasfını da göremiyorum.

Hani bir laf vardır; “Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz” diye. Bu nasihati de Sun Tzu’nunkinin yanına koyalım. 

Yine Rahmi Çınar’ın ekibinin üyeleri arayıp destek istedikleri de eleştiriliyor. Allah aşkına bana söyler misiniz; üyeyi arayıp destek isteminin neresi yanlış? Bu muymuş Rahmi Çınar’ın büyük suçu? Asıl garip olan üyeyi aramamak değil midir? Siz bir ekip bile kuramayıp, üyeleri arayarak oy isteme organizasyonunu beceremiyorsanız, zaten ilçe başkanlığı yapmak için de biraz erken demektir. Öyle “Profesyonel” ekip kurup, üyeleri aramakla seçim çalışması yapılmaz.

Bu arada…

Yine tecrübelerime dayanarak söyleyeyim; hangi taraf sosyal medyadan, “Seçimlerde üyelere baskı yapılıyor” gibi iddiaları ortaya koyar ve ortalığı velveleye verir; bilin ki o taraf seçimi kaybeden taraftır.

Bir gazeteci olarak Odunpazarı seçimlerini kimin kazanacağı konusunda taraf değilim. Söz konusu partiyle ideolojik bir yakınlığım da yok. Ancak demokratik bir seçim oluyor ve biz gazetecilere düşen kazanan ve kaybeden adayı tebrik etmektir. Demokratik seçimleri özlemişiz, bırakın tadını çıkartalım. Kimin kazanıp kimin kaybedeceği – bırakın – siyasetçilerin derdi olsun. Biz neden birilerinin tarafında olacakmışız ki?

(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...