Eskişehir'de tramvaylar her gün binlerce insanı evine, işine, okuluna taşıyor. Kimi işe yetişme telaşında, kimi okul yolunda, kimi de günün yorgunluğuyla bir an önce evine ulaşmanın derdinde…
Eskişehir'de tramvaylar her gün binlerce insanı evine, işine, okuluna taşıyor.
Kimi işe yetişme telaşında, kimi okul yolunda, kimi de günün yorgunluğuyla bir an önce evine ulaşmanın derdinde…
Ancak toplu taşıma araçları bazen yalnızca yolculukların değil, hiç beklenmedik olayların da adresi olabiliyor.
Son olarak Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekiplerinin müdahale ettiği bir olay, bu gerçeği bir kez daha gündeme taşıdı.
Tramvayda “Çocuğum hasta” diyerek yolculardan para topladığı belirlenen bir kadın hakkında işlem yapıldı.
Kadının üzerinden çıkan paralara da el konuldu.
Bu duruma yıllardır defalarca rastlamışsınızdır…
“Çocuğum hasta, ameliyat parası lazım vs…”
İlk bakışta sıradan bir zabıta denetimi gibi görülebilir. Oysa meselenin biraz daha derinine inmek gerekiyor.
Çünkü burada insanların en hassas duygularından biri, çocuklarına duyduğu sevgi ve merhamet üzerinden bir para toplama girişimi söz konusudur.
Bir çocuğun hasta olduğu iddiası, elbette pek çok insanın yardım etme refleksini harekete geçirir. İnsanlar bazen sorgulamadan, yalnızca vicdanlarının sesini dinleyerek ellerini ceplerine atar.
Çünkü o yardımı yapmasa içi rahat etmeyecek…
Peki, iyi niyetin istismar edilmesi ne olacak?
Dayanışma ve yardımlaşma, bir kentin en kıymetli değerleri arasında yer alır.
Ancak bu değerlerin kötüye kullanılması, gerçekten yardıma ihtiyacı olan insanlara duyulan güveni de zedeler.
Bir süre sonra insanlar kimin gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunu, kimin duygularını istismar ettiğini sorgulamaya başlar.
Üstelik toplu taşıma araçları herkesin ortak kullanım alanı.
İnsanların yolculuk sırasında rahatsız edilmeden, huzur içinde seyahat edebilmesi gerekiyor.
Toplu taşıma araçları, kimsenin başkasına baskı kurabileceği ya da yolcuların iyi niyetini kazanca dönüştürebileceği bir alan olmamalı.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerinin müdahalesi bu açıdan önemli.
Ancak mesele yalnızca bir kişinin yakalanmasıyla sınırlı değil.
Denetimlerin sürdürülmesi, vatandaşların da karşılaştıkları benzer durumları ilgili birimlere bildirmesi gerekiyor.
Unutmamak gerekiyor: Yardımlaşma duygusu korunmalı ama bu duygu üzerinden istismar kurulmasına da izin verilmemeli.
Çünkü merhamet, insanların birbirine karşı en güzel duygularından biri. Onu değerli kılan ise gerçekten ihtiyacı olana ulaşması.
İyilik yapalım, dayanışmayı büyütelim ama iyi niyetimizin istismar edilmesine de göz yummayalım.
Ne dersiniz?