yandex

Tahliye Kasımda

Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Muhammet Enes Çınar, Odunpazarı Belediyesi ile kira bedeli konusunda bir süredir yaşadıkları uyuşmazlık nedeniyle mahkemelik olduklarını anımsatarak, yargı kararı tahliyenin kasım ayında uygulanacağını söyledi.

24 Ekim 2026 08:30
A
a
Çınar, muhabirine yaptığı açıklamada, kiracı Odunpazarı Belediyesi ile kira artış oranı nedeniyle yaşadıkları uyuşmazlığı yargıya taşıdıklarını kaydetti.  Mahkeme safhaları sonunda tahliye kararı çıktığını anlatan Çınar, Odunpazarı Belediyesi’nin mahkemenin tahliye kararına karşı yaptığı yürütmeyi durdurma itirazının kabul edilmemesi nedeniyle bu sürecin sonuna gelindiğine işaret eden Çınar, “Fuzuli işgal durumu oluştuğundan kasım ayının başında tahliye gerçekleşecek. Bu süreci Odunpazarı Kaymakamlığı ve emniyet güçlerimiz yürütecek” değerlendirmesinde bulundu.

Çınar, Kurşunlu Külliyesi’nin tahliyenin ardından nasıl değerlendirile bileceğine ilişkin bir rapor hazırladıklarını ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne sunduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Daha önce de Odunpazarı Belediyesi ile kira anlaşmazlığı sorunu yaşandığında Kurşunlu Külliyesi’nin bir bölümünün aşevi olarak değerlendirilmesi gündeme gelmişti. Ancak şu anda bu konuda kesin verilmiş bir karar yok. Burada bulunan müze ve alt kiracıların durumuyla ilgili henüz verilmiş bir karar yok. Genel Müdürlüğümüzün inisiyatifi doğrultusunda hareket edilecek.” 

Bu sürece nasıl gelindi?

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahliye tebligatı gönderildiğini belirterek, 3 Kasım’a kadar bu işlemin gerçekleştirmelerinin talep edildiğini açıkladı. Yaklaşık 10 yıl önce de yürütmeyi durdurma kararı almalarına karşın tahliye edilmek istenen Odunpazarı Belediyesi’nin Başkanı Kazım Kurt’un yaptığı oturma eylemi sonrası iki kurum arasında uzlaşma sağlanmıştı. Başkan Kurt, son yaşanan gelişmeyi, “2016’da elimizde yürütmeyi durdurma kararı vardı. Şimdi yok. Kültür Bakanlığı ‘kültür’ deyince ne anlıyor, onu bilmiyorum. Orada 4 müze var. 3 uluslararası festival var. Ahşap kursu var, cam kursu var, fotoğraf kursu var. Bunların hepsini dışarı çıkarıp atacaklar. Bu yanlış bir iş ama kimse dinlemiyor. Herkes ‘haklısınız’ diyor. ‘Burayı boşaltamam’ dedim Vali Bey’e. Yani onları koyacak yerim yok. ‘Alın, sizin olsun’ dedim. Orada 20 tane kiracı var. Onları da çıkarıp atacaklar. Eğer 3 Kasım’a kadar bir gelişme olmazsa boşaltıp gideceğiz” şeklinde değerlendirmişti.

 

Savunmayı susturamazsınız!


Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın, avukatlara yönelik saldırılar, kadın cinayetleri ve gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin açıklama yaptı.  

Haber Merkezi

Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın, son günlerde farklı illerde avukatlara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, İzmir’de Av. Özge Penbegül’ün öldürülmesi ve gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Yaşanan olayların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Günaydın, hukuk devletinin ve temel hakların korunması gerektiğini vurguladı. Günaydın, “Avukatların görev başında saldırıya uğradığı, gazetecilerin tutuklandığı, kadınların yaşam hakkının ellerinden alındığı bir ülkede mesele tek tek olaylar değil; hukuk devletinin kendisidir” dedi.

“Avukat uyuşmazlığın tarafı değildir”


Aksaray, Afyonkarahisar, Van ve İstanbul’da görevlerini yerine getiren avukatların saldırıya uğradığını hatırlatan Günaydın, 13 Ekim’de Av. Çiğdem Akbulut Çökmez ve Av. Fahri Fevzi Kartal’ın, 20 Ekim’de Av. Turan Yazan’ın, 21 Ekim’de ise Av. Muhammed Baykan Karataş ve Av. Selim Durna’nın saldırı ve tehditlere maruz kaldığını ifade etti. Avukatların yürüttükleri davaların veya hukuki işlemlerin tarafı olmadığını vurgulayan Günaydın, şöyle konuştu: “Avukatın can güvenliği, savunma hakkının güvencesidir. Avukat, temsil ettiği kişinin yerine konulamaz. Üstlendiği davanın, yürüttüğü takibin tarafı değildir. Hukuki bir işlemden duyulan öfkenin avukata yöneltilmesi kabul edilemez. Avukatın adliyede, duruşma salonunda ya da haciz mahallinde can güvenliğinden endişe ederek görev yapması, yalnızca avukatların değil, hak arayan herkesin güvenliğini tehdit eder.” Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Adalet Bakanlığına çağrıda bulunan Günaydın, avukatların güvenli şekilde görev yapabilmesi için etkili yasal düzenlemelerin ve somut koruma tedbirlerinin hayata geçirilmesini istedi.

“Gazatecilik suç değildir, gerçekler tutuklanamaz”


Basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutukluluk durumlarının ciddi kaygı yarattığını ifade etti. Gazetecilerin haber kaynaklarıyla görüşmesinin, iddiaları araştırmasının ve kamu yararını ilgilendiren konuları gündeme taşımasının gazetecilik faaliyetinin bir parçası olduğunu belirten Günaydın, şunları söyledi: “Bir gazetecinin haber kaynaklarıyla görüşmesi, iddiaları araştırması, kamu görevlilerine soru sorması ve kamu yararını ilgilendiren konuları gündeme taşıması gazetecilik faaliyetinin özüdür. Bu faaliyetlerin yargı tehdidi altında yürütülmesi, yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da zedeler.” İfade ve basın özgürlüğünün Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alındığını hatırlatan Günaydın, tutuklamanın cezalandırma veya yıldırma aracına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Günaydın, “Basın özgür değilse, toplum gerçeğe ulaşamaz; kamusal denetim görevini yapamaz” dedi. Eskişehir Barosunun avukatlara yönelik saldırıların ve kadın cinayetlerine ilişkin hukuki süreçlerin takipçisi olacağını belirten Günaydın, gazetecilerin tutukluluk hallerine son verilmesini ve basın üzerindeki hukuka aykırı tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.


 

Diş hekimlerinde istihdam alarmı


Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler Diş Hekimlerinin istihdam sorununa dikkat çekerek “Gerçekten işsiz diş hekimleri olduğunu, meslektaşlarımızın iş bulmakta ciddi güçlük çektiğini anlattığımızda şaşıranlarla karşılaşıyoruz. Ortada çok ciddi bir sorun bulunuyor” dedi.

Haber: Özlem Özden

Eskişehir Diş Hekimleri Odası tarafından Tasigo Otel’de düzenlenen ekim ayı sempozyumunda, diş hekimliğinde mesleki dayanışma, ağız ve diş sağlığının toplum sağlığı açısından önemi ve mesleki gelişim konuları ele alındı. Sempozyuma, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler, Eskişehir Diş Hekimleri Odası Başkanı Evre Baltalı ile çok sayıda oda başkanı katıldı. Tarihçi ve yayıncı Emrah Safa Gürkan da etkinlikte Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çağdaşlaşma sürecini anlatırken günün anısına Fatih Gülere de hediye takdim edildi. Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler ise konuşmasında diş hekimlerinin istihdam sorununa dikkat çekti. Yeterli planlama yapılmadan açılan fakülteler ve artırılan kontenjanların meslekte iş bulma sorununu büyüttüğünü belirten Güler, “Maalesef yeterince planlanmadan açılan fakülteler ve kontenjanlar sayesinde diş hekimleri de bugün Türkiye’de istihdam problemi yaşıyor. Önümüzdeki beş yılda yaklaşık 40 bin diş hekiminin mezun olacağını öngörüyoruz. Yükseköğretim Kurulu son iki yılda diş hekimliği fakültelerinin kontenjanlarını yaklaşık yüzde 30 oranında düşürdü. Kontenjanlar 10 bin seviyelerinden 6 bin 400'lere kadar indirildi. Ancak bu sayı bile gelecekteki istihdam ihtiyacı açısından yeterli bir düzenleme değil. Biz, yıllık kontenjanların 3 bin 500 seviyesini aşmaması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Kamuda yeterli sayıda atama yapılmamasının ve ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde yaşanan randevu sorunlarının hem vatandaşları hem de genç hekimleri etkilediğini belirten Güler, “Bir tarafta ağız ve diş sağlığı hizmetlerine ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlarımız bulunurken diğer tarafta iş bulamayan genç diş hekimleri var. Bu durum, sağlık insan gücü planlamasında ciddi eksiklikler olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

 

İyi Parti'den hizmet eleştirisi


İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan “Tepebaşı’nın günlük yaşam kalitesini esir alan altyapı, yol ve üstyapı çilesini hissiyatla değil, akılla, rakamlarla ve somut verilerle kamuoyunun takdirine sunma gereği doğmuştur. Maalesef bugün Tepebaşı’nda, “iki Eskişehir” manzarasıyla karşı karşıyayız” diyerek hizmet politikalarını eleştirdi. 

Haber: Özlem Özden

İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşan İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan ilçedeki altyapı eksiklikleri, bozuk yollar ve yağmur suyu drenaj sorunlarına tepki göstererek, mahalleler arasındaki hizmet farkının giderilmesi çağrısında bulundu. İki farklı Eskişehir tablosunun olduğunu savunan Küçükerkan “Tepebaşı’ndaki yaklaşık bin 800 kilometrelik yol ağının yüzde 25’i ekonomik ömrünü tamamlamış, artık yama dahi kabul etmez durumdadır. Fevzi Çakmak, Esentepe, Yeşiltepe ve Zafer mahallelerindeki kilit parke taşlarının çökme oranı yüzde 30’lara dayanmıştır. Bu mahallelerde kazı sonrası asfaltlama ve parke tamiratı için vatandaşın bekleyişi ortalama 45 ila 60 günü bulmaktadır. Kazı izni verilen yüklenici firmalara, kazı bitiminden itibaren en geç 14 gün içinde asfalt ve parke kaplamasını eski standardına getirme zorunluluğu konulmalı; uymayanlara ağır günlük cezai müeyyideler uygulanmalıdır. Mahallelerimiz arasındaki gelişmişlik farkını kapatmak adına fen işleri yatırımlarının payı; yıllardır hizmete aç bırakılan Fevzi Çakmak, Esentepe, Yeşiltepe, Işıklar, Tunalı ve Şirintepe mahallelerine öncelikli olarak tahsis edilmelidir” dedi.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...