Süheyl Batum’dan inciler!
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, “Türkiye, bugün yaşadığı zor süreci hiçbir dönemde yaşamamıştır. Bu noktada birlik beraberlik oldukça önemlidir” sözlerinin hemen akabinde kendisi ile adeta çelişen açıklamasına devam etmiş… “Ayrıca sizden şunu istiyorum. Üniversite gençliğini her hafta toplayalım ve toplantı yapalım birlikte. O gençlerin bazıları İşçi Partisi’ne gidiyor. Onlara gitmelerine izin vermeyelim. Çünkü bu parti Mao ve Apo-
nun peşinden koşarken, biz Atatürk’ün devrimlerini korumaya çalışıyorduk. Kaldı ki şu zor süreçte bu parti AKP’ye yüklenmediği kadar nedensiz yere CHP’ye yüklendi.”
Konuşmasının ilk başındaki “birlik ve beraberlik oldukça önemlidir” vurgusuna aklı başında olan herkes alkış tutar, katılır ama konuşmanın sonundaki saçmalamasına ne denir? Yerel seçimlere ramak kalmışken, üstelik bu seçimler seksen dokuz yıllık Cumhuriyet’in en önemli seçimi iken bu biçimde mi birlik beraberlik sağlanacak? Yani yeni CeHaPe’nin asal görevi İşçi Partisi’ne giden bazı gençleri kendi partilerine kazandırmak mıdır? Mr. Süheyl Batum daha düne kadar kendisini sırtlayan ve her türlü etkinliklerde medyatik yanını parlatan bu gençlerin hangi partinin sempatizanları olduğunu bilmiyor muydu? Ulusal Kanal’da sayısız programlara katılarak tanındığında, bu kanalın Mao ve Apo’nun peşinde koşmakla suçladığı partiye yakın bir kanal olduğunu birileri söylememiş miydi kendisine? “Biz Atatürk devrimlerini korumaya çalışıyorduk” derken babasının da milletvekili olduğu eski Demokrat Parti çatısı altında mı yapıyordu bu idealist davranışı? Üniversite gençlerinden bazılarının cemaatçiler tarafından çalındığından rahatsız olmayan ve dillendirmeyen Batum’un en büyük handikabı söz konusu ettiği parti midir? TGB’yi daha düne kadar nice televizyon programında göklere çıkaran saygıdeğer milletvekili değil de başkası mıydı acaba? Gençlik yıllarında, hangi gençlik hareketi (ya da hangi fraksiyon) içerisinde koruma mücadelesi vermiştir acaba? Kızmasın ama bu konuda bilmeden sallamış ve komik olmuş tam anlamıyla. Çünkü 12 Eylül darbesi öncesinde Mustafa Kemal adını anan, kalpaklı fotoğraflarını her yayın organlarına koyan belki de tek kanat Süheyl Batum’un Maocu, Apocu dediği kanattı. Birçok devrimci kanat da onları Kemalist çizgilerinden ötürü “PEDACI” yakıştırması ile aşağılardı kendilerince. Keşke bu biçimde amaçsızca sallayacağına şöyle deseydi de yakışırdı Süheyl Bey’e… “Yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde tam bağımsız Türkiye için, bölünmez bütünlüğümüz ve Cumhuriyet değerlerimizin korunması için İşçi Partisi dâhil, Demokratik Sol Parti dâhil, MHP’den umudunu kesmiş milliyetçiler dâhil, Osman Pamukoğlu, Sadettin Tantan, Yaşar Nuri Öztürk ve niceleri dâhil herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne birlik beraberlik adına davet ediyorum. “İşte bu sözleri deseydi, tarihe karşı “yanlış yapmadım” diyebilirdi!
OZANCA
İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel ama
Mevla’m kanar mı bunlara ?”
Ömer HAYYAM
UZAKTAN GAZEL
KIŞ LASTİKLERİ
Yeni yönetmelik ile kış lastiği zorunlu hale getirildi. Ama sadece ticari araçlara getirildi bu zorunluluk. Yani sekiz milyonun üzerindeki özel araç sahiplerini ilgilendirmiyor. İyi de kazaları önlemede mademki bir gereksinim ise bu lastikler, milyonlarca özel otomobil sahibine neden bu zorunluluk getirilmedi? Onlar kaza yapmamakta ustalar mı? Ya da onların malı veya canı önemli değil mi?
(Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz. Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)