Suçsuz Yere 5 Yıl Hapis Yatmak!

Anadolu Gazetesi - Şinasi Kula

29 Aralık 2014 22:39
A
a
Yaşadığım süreçte ülkemde hangi olaylara tanıklık etim, neler gördüm, neler yaşadım… Baklava çaldıkları için hâkim karşısına kelepçelerle getirilen küçücük çocukların siluetleri hala belleğimdedir. 12 Eylül faşist darbesinin mimarı Kenan Evren’in, 17 yaşındaki bir çocuğu asmak üzere bir günde mahkeme kararı çıkartıp; çocuğun yaşını büyüttüğü an belleğimdedir. Keza 12 Mart 1971 darbesinde darağacında gencecik fidanı sallandırmak üzere imza koyan, yıllar sonra “demokrat” kimliğine bürünmeye çalışan nice ikiyüzlü güruh belleğimdedir. Bu ülkenin kasalarını ve bankalarını hortumlayan nice “uyanık” yıldırım mahkeme kararları sonuncunda komik cezalara çarptırılarak ödüllendirilmiştir. Şimdi onlar hepimizden daha namuslu edalarla (hayâsızca) yaşam sürdürmeye devam etmektedirler. Lakin bu ülkede Ali İsmail adında bir genç dövülerek hayatının baharında katledilmiştir. Ve bu davada yüreği yanık anne baba ise bir türlü bitmeyen, bir türlü karara varılamayan mahkemeler sonunda, adeta yaşarken ölmeye devam etmektedir…

Ve en son Eskişehir’imizde yaşanan bir olay!

“Beş yıl boş yere yatmış” başlığı ile manşetten verilen haberle şaşırıyoruz hepimiz. Detayı okuduğumda daha da sarsılıyoruz; “zihinsel engelli kıza tecavüz ettiği gerekçesiyle 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası alan depo bekçisi S.Ö.’nün suçsuzluğu 5,5 yıl hapis yattıktan sonra anlaşıldı. Asıl suçlunun bekçinin çalıştığı işyeri sahibinin oğlu M.Ç. olduğu belirlendi…” Alın size bir kaya…

İşyeri sahibinin oğlunun tecavüzde bulunduğu beş koca yıldan sonra ispatlanabiliyor. Ve bu beş yıllık süreçte hiçbir günahı olmayan, üç kuruş maaş için çalışan gariban (bekçi) hapis yatıyor. Sonunda avukatın dirayeti ve cesareti sayesinde gerçek ortaya çıkarılabiliyor! Ve adalet, masum olduğu anlaşılan bekçiyi beş yıl hapis yatırdıktan sonra“pardon” diyerek salıveriyor! “Gözünü seveyim senin ey yüce adalet!”

Şimdi iddianameyi hazırlayana, delilleri araştırma zahmetinde bile bulunmayanlara, verdiği karar sonucunda masum bir insanın ömründen koskoca beş yılı çalanlara bir soru sorsam? Desem ki şu an ruh haliniz ne vaziyettedir? Bir insanın ömründen değil bir gün, koca beş yılı çalmanın dayanılmaz ızdırabı içerisinde kendinizle hesaplaşıyor musunuz? Yoksa!

Adaletin vakti zamanı geldiğinde herkese, ama herkese lazım olan en büyük ve sığınacağımız yegâne güç olduğuna tüm kalbimle inananlardanım…

“Adalat”, hipertansiyon hastaları için önemli bir ilaçtır.

“Adalet” ise demokrasi için son derece önemli bir ilaçtır…

 

Ali Tekin Çam Sunar!

Grafik tasarım ustası, sanatçı Ali Tekin Çam bu kentin çocuğudur. Yeni çıkan eseri  “11 / Türk Grafik Tasarım Tarihi-1″ isimli kitabını çıkarmanın mutluluğunu yaşıyor. Büyük emekler verdiği kitabından bir tane de bana yollamış yedi tepeli şehirden. Yedi yılda tamamlanan beş yüz sayfalık bu dev esere özellikle grafik bölümü öğrencilerinin en önemli kaynağı olacak kanımca. Grafik tasarım hocaları bu esere rağbet gösterirlerse, öğrencilerine tavsiye ederlerse öğrencilerin de bu eserdeki bilgi hazinesinden yararlanmak için eseri edinmek isteyeceklerini sanıyorum…

Lakin ben sadece sanıyorum demekle yetineyim. Çünkü gerçeği öğrendiğimde durum farklıymış meğer. Türkiye’de 150’ye yakın üniversite ve yüksek okulun 200’e yakın grafik tasarım bölümünde sayısı binleri bulan Grafik Tasarım öğretim görevlileri, hocaları, Doçentleri ve Profesörlerinin “Ali Tekin ÇAM”ın bu eserine ilgisiz kaldıkları gözlenmiş…

Acaba, bu 500 sayfalık dev araştırma ve derleme eseri, filanca üniversitede grafik tasarım dersleri veren bir yardımcı doçent yazmış olsaydı, yabancı dili de varsa hemen doçentliğe terfi eder miydi ve kitabı yüzlerce, binlerce öğrenci tarafından satın alınır mıydı, alınmaz mıydı? Ben yine de bu değerli eseri edinmek isteyenlere şu ileti adresini vereyim; tgdd@tgdd. org.tr

Yolun açık olsun sevgili hemşehrimiz…

 

OZANCA

Göklerde kartal gibiydim.

Kanatlarımdan vuruldum;

Mor çiçekli dal gibiydim,

Bahar vaktinde kırıldım.

 

Yar olmadı bana devir,

Her günüm bir başka zehir;

Hapishanelerde demir

Parmaklıklara sarıldım.

 

Coşkundum pınarlar gibi,

Sarhoştum rüzgârlar gibi;

İhtiyar çınarlar gibi

Bir gün içinde devrildim.           

Sabahattin Ali
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi