Ne yapmıştı bir kadın?
Evinin balkonundan, diğer parmaklarını yumruklayıp, orta parmağıyla selam çakmış miting alanına…
“Sen misin bu hareketi yapan?”
Daldılar korumalar apartmana ve alıp götürdüler kadını…
“ABD’li falan değildi ki!”
*****
1960’lı yılların başında, aşırı sağcı bir yazar Boğaz’da kafa çekiyor… Tam o anda da bir Sovyet gemisi geçiyor… Bulunduğu masadan kalkıyor ve başparmağını işaret ve orta parmağının arasına sıkıştırıp sallıyor kolunu…
Yan masadaki siviller paketleyip götürüyorlar…
Suçu, Sovyet gemisine el sallamak!
Adam, “Sallamadım, nah yaptım!” diyor ama aylarca yatıyor içerde…
*****
İzmirli kadının hareketini gişe rekorları kıran “Mr.Bean” filminde görmüştük ilk kez…
Ünlü aktör “Rowan Atkinson”un canlandırdığı “Mr. Bean” saf bir İngiliz’di… Filmin sonunda ise bir kahraman gibiydi!
Arkası açık arabanın üstünde kendisine alkış tutan Amerikalı kadınlara karşılık veriyordu…
Tıpkı, bizim balkondaki kadın gibi!
“Orta parmağı ile …”
Oysa “Mr. Bean” yaptığının çok güzel bir hareket olduğunu sanıyordu…
“Yumurta, domates ne varsa yağdı kafasına!”
*****
Aşırı sağcı yazar zor kanıtlamıştı Sovyet gemisine “Nah” yaptığını…
İzmirli kadın da zor anlatabilmişti derdini…
“Parmaklar şaşırmış!”
Birini dışarıda bırakıp, dördünü kapatmış…
Aslında tam tersi ile “Emre Belezoğlu gibi yapacaktım” demiş…
Yani “Rabia” işaretini…
“Parmakların refleksi sürçmüş!”
/////////////////////////////////
Cumartesi Öyküsü
20 peni, ne fark eder ki?
Londra’daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyormuş. Bir gün otobüsün biletçisi imama para üstü verirken 20 peni fazla vermiş. İmam yanlışlığı ancak yerine oturup parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine de “Bu 20 peniyi biletçiye geri versem mi?” diye düşünmüş… Ama içinden bir ses diyormuş ki:
“Bu çok küçük bir para ve zaten biletçinin de umurunda değil. Koskoca otobüs şirketi için de 20 peni’nin lafı bile olmaz! Bu parayı Allah’tan gelen bir hediye gibi düşünebilirim.”
İneceği durağa gelince parayı iade etmeme kararlılığı ile yerinden kalkıp kapıya yönelmiş ama tam inecekken aniden fikrini değiştirip biletçiye dönmüş ve “Paranın üstünü fazla vermişsiniz” diyerek geri vermiş. Bunun üzerine biletçi gülümsemiş ve “Siz caminin yeni imamısınız değil mi?” demiş:
“Aslında uzun zamandır İslam’ı öğrenmek için sizi caminizde ziyaret etmek istiyordum ve bilerek size fazla para verdim. Nasıl tepki vereceğinizi öğrenmek istedim.”
İmam, inerken neredeyse bacaklarını hissetmiyormuş… Yere yığılırken bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış. Gözlerinden yaşlar dökülerek kendi kendine mırıldanmış:
“Allah’ım beni affet. Az daha İslam’ı 20 peniye satıyordum…”
Feyzullah Budak
/////////////////////////////////////////
Galileo’nun hesaplı yaşı!
Ünlü gökbilimci “Galileo”ya hayatının sonlarına doğru yaşını sormuşlar…
“8-10 yaşımda olduğumu sanıyorum” demiş…
Nasıl hesap yaptığını da şöyle açıklamış:
“Bu söylediğim yaşayacağımı umduğum yıllardır…
Daha küçük yaşlarda da olabilirim. Ama eğer geçen yılların sayısını soruyorsanız, tükenmiş olan şeyler artık sizin değildir. Hesabını yapmaya bile değmez…”
///////////////////////////////////
Kırmız fenerli sokakta
Vize kuyruğunda her zamanki gibi vize vermemekte direnen yabancı ve tipik bir elçilik çalışanı sıra Temel’e gelince,
“Size bir bilmece soracağım, bilirseniz vizenizi hemen vereceğim” demiş ve sormuş:
“Karşıdan karşıya geçerken, üzerinize gelen iki adet far gördünüz, bu nedir?”
Temel, “otomobil” diye sevinerek yanıtlamış.
“Tamam ama olmadı” demiş memur:
“Nasıl bir otomobil? Ford? Mercedes? Hangisi?”
Bunun üzerine Temel, “Ben de size bir soru sorabilir miyim?” diye başlamış:
“Gece yarısı kırmızı fenerli bir sokaktasınız. Elektrik direğine yaslanmış, file çoraplı, kıpkırmızı rujlu bir kadın gördünüz…Bu nedir?”
Vize memuru, “Hah, hah hah! Çok kolay…Bir hayat kadını” yanıtını verince, “Tamam ama olmadı” demiş Temel:
“Tamam da kim? Ebeniz mi? Ananız mı? Kız kardeşiniz mi? Hangisi?”
////////////////////////
Yemekteki şarap
Doktor, muayene ettiği hastaya sormuş:
“Akşam yemeğinde kaç şişe şarap içiyorsunuz?”
“İki şişe” diye yanıtlamış adam…
“Yuh!” demiş doktor:
“Yahu ben bu kadar su içemem be kardeşim!”
Hasta gülmüş:
“Vallahi ben de içemem…”
//////////////////////////////////
Bu nasıl mücadele?
Başbakan Davutoğlu, tıpkı Erdoğan gibi her fırsatta kameralar önüne çıkıp saatlerce konuşuyor…7 Haziran’dan itibaren 657 terör olayını dile getirip açıklıyor:
“25 ilde güvenlik güçlerine saldırı oldu, 11 güvenlik görevlisi, 41 vatandaş hayatını kaybetti. 15 baraja saldırı düzenlendi, 20 araç yağmalandı, 335 araç yakıldı…”
Hemen ardından da artık bıktığımız şu sözlerle yüreklere su serpmeye çalışıyor:
“Kimse bizim kararlığımızı test edemez…”
Vazgeçtik testlerden… Bu adam öldürme, araç yakma, karakol veya kışla saldırılarıyla ilgili kaç kişi yakalandı?
Ve de akla şu soru geliyor:
“Eğer yakalamayacak, askeri, polisi koruyamayacak durumda iseniz, neden önlemlere ve mücadeleye sınırın bu tarafından başlamadınız?”
/////////////////////////////////
Kolsuz Yaşar’dan
Tren raydan çıktı…
Kamyonun freni boşaldı…
Ülke “Şeyini şey ettiğimin şeyi” haline geldi be abi!...
/////////////////////////
Günün İncisi
Tanrıya dua et ama kıyıya doğru çek!
/////////////////////////
Günün Balı
Bir örnek adam, “Ahmet Necdet Sezer…”
Yaşıyor, bin yaşasın…
Örnek alınsaydı, bugünkü çürüme yaşanmazdı…
///////////////////////
Kıssa-dan
AKP iktidarı “paralel yapıdan” yakınıyorsa, önce İstanbul’un siluetini bozup gökyüzüne tecavüz eden “paralel yapıları” yıksın!
///////////////////////
Cuk
Yakında yayalara kaç promil alkolle sokağa çıkma izni verecekler acaba?
///////////////////////////////////
Günün Şiiri
Tanrıyı koydum ortaya
Sıra sıra dizdim ağaçları
Kuşlar kondurdum saçaklara
Laleler menekşeler kasımpatıları
Bulamadım çocukluğumu
İkindileri çekip getirdim
Öğleleri pırıl pırıl kavaklara
Değnekten atımla Kızılırmağı
Bulamadım çocukluğumu
Birbirine ekledim saçlarımı
Tanrıyı koydum ortaya
Ne gibi günlermiş geri gelmez
Bulamadım çocukluğumu…
A.Rıza Ergüven (Varlık-1976)
///////////////////////
Günün Olayı
Erdoğan Kürtçü aydınlara sert çıktı:
-Türkiye Cumhuriyeti, sözde siyasetçi, sözde aydınlardan şehitlerin kanlarının hesabını sorma gücüne sahiptir…
“Heeyyy, akil adamlar… Duydunuz mu?”
///////////////////
Günün Biberi
İktidarın has oğlanları…
“AKİLLER”, yakında “ATÖ” yani, “Akiller Terör Örgütü” diye yargılanırsa sakın şaşırmayın!...
Akif Kökçe
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
