YAZIYORUM
SİZLERDEN GELEN YORUMLAR…
Kimi yazıma çok eleştiri gelir diye umut içerisine girdiğim anlar olmuştur. Kimine de insanlar bu yazıma ilgi duymayacaklar diye kestirir atarım. İşte böylesi yazılarımdan birine (Eskişehir’de kutlamaların biçimi değişemez mi) sizlerden gelen epeyce eleştirilerden bir kaçını paylaşıyorum…
Yalçın Benlican: Çok güzel ve ince noktalara temas ediyorsun. Acaba yazıların muhatapları okuyorlar mı yazılanları, Kültür başkenti etkinliklerinde Eskişehirli sanatçılar hala hatırlanmadı ve aranmadı. 2013'ün sekizinci ayı olan Ağustos da bitmek üzere. Sevgiler yürekli dost kardeşim Şinasi…
Yunus Bilgiç: Sayın Şinasi Bey, tüm kutlamalarda olduğu gibi son Türk dünyası kültür başkentinin doğuşunda problem var. Siyasi değil dediler, basbayağı siyasi olduğunu gördük. Ulusal kanallarda Türk dünyası başkenti tanıtımında Eskişehir’imizi tanıtan özellikle büyük şehrin yaptığı eserler gösterilmiyor, varsa yoksa Odunpazarı! Gösterseler ya masal dünyasını, Kentparkı, Sazova parkını. Tüm şehirle ortak bilinç ortaya koymadılar, amblemine bile baksan bir şey anlamazsın. Sorgulama gücüne gelince ülkemiz onu sağladığında kurtuluşumuz o gündür…
Metin Küçük: Hocam köşe yazını okudum, harikaydı. Bize ait olmayan kültürel öğelerle kültür başkentliğini kutlamak trajikomik ama dinleyen yok ne yazık ki!
Ünzile Gezer Günışık: “Halk böyle istiyor” kandırmaca sının ardına saklananlar işin gerçeğini bizlerden iyi biliyorlar askında. Bu halkın arkasına saklanarak popülizm yapmaktan öte bir davranış değildir. Halkın her isteği ya da öngörüsünü kutsamak halkçılık da değildir. Halkçılık aydın kinliğinizle önderlik edip beğeni çıtasını yükseltmektir…
İsa Türkmen: Kutlama deyince akla ilk gelen neden müziktir bunu anlayamıyorum yeminle. Yahu oynamak zıplamanın dışında dinlemek ya da nitelikli yapımları izlemek de bu kapsama alanına girmez mi? Bilgi şöleni de bu kapsama girmez mi?
UZAKTAN GAZEL
İNSAN KEDİSİNİ TERK EDER Mİ A VİCDANSIZIM?
Ben de her duyarlı yurttaş gibi ülkemize olduğu kadar doğaya karşı duyarlı olmak gereğine inanırım. Talan ettiğimiz tabiatın içerisindeki tüm canlılara sızlar yüreğim. Yeşil katliamını yapanlar da, Allah’ın mazlum hayvanlarına zulüm edenler de benim için sadece UCUBEDİR. Evdeki iki mini patimin dışında, dışarıda da sürekli bakımını üstlendiğim sokak hayvanları bulunmakta. Her sabah ve öğlen yolumu gözleyen bu masumlara bir tane daha eklendi bir ay önce. Boynunda mavi boncuk dizili kolyesi olan bu cici kız kısırlaştırılmış kanımca. Belli ki ya terk edilmiş ya da kaybolmuş bir nedenle. Sokaklarla tanıştığında çok hırpalanmış belli ki. Ama şimdilerde deli gibi sevdiriyor kendisini dünya güzeli kız. Eğer ki sahibin bulabilirsem umudu ile bu satırları köşemde paylamayı düşündüm saygın okurlarımız. Terk eden vicdansızlara sözüm yok artık ama ya kaybolduysa umudumu korumaktayım hala…
OZANCA
Âdemden mi geldin Nuh’tan mı kaldın
Kolum nerden aldın sen bu zinciri
Bende bir adamdım kahpe dünyada
Kolum nerden aldın sen bu zinciri
Kimler yazdı bu yazıyı yazanı
Gönül arz etmiyor böyle düzeni
Dövülür mü memleketin ozanı
Kolum nerden aldın sen bu zinciri
Körpe yaşta layık oldum ölüme
Gücüm yetmez zalim oğlu zalime
Uyansa Atatürk Ağlar halime
Kolum nerden aldın sen bu zinciri
Mahzuni Şerifim başım belada
Benim gözüm yoktur cennet-i alada
Bunun için m'öldük Çanakkale de
Kolum nerden aldın sen bu zinciri...