Sizin hala bi porno kasetiniz yok mu?

Şinasi Kula yazdı

13 Mayıs 2015 00:06
A
a
Eskiden ne kadar önemliydi kaset yapmak biliyor musunuz? Kaset yapmak için sazımız elimizde, uzun ip belimizde, biz giderdik İMÇ Unkapanı’na. Hem de aylarca sürünürdük orada bir yapımcı bulalım da kasetimiz yayınlansın diyerek. Kasetimiz yayınlansın ki sesimizi tüm Türkiye duysuz, bütün halk bizi tanısın diyerek. Lakin şimdilerde öyle değil ünlenmenin biçimi sayın seyirciler! Gidiyorsunuz bi otele, ya da garsoniyer bi yer kiralıyorsunuz; orada kaçak et organizasyonuna giriyorsunuz. Karınıza ya da çocuklarınıza da çok mühim iş görüşmesine gidiyorum diyerek hayır dualarını da aldıktan sonra başlıyorsunuz mesaiye. Mesaide iyi performans sergilemek adına da minicik mavi bi hapı yutmayı da ikmal etmiyorsunuz tabii. Bu fedakârlığı da yaptıktan sonra gönlünüze kuvvet, var gücünüzle memleket meselelerine odaklanıyorsunuz efendim!

Amanın o da ne? Daha Uluslar arası ilişkilerinizin bitiminden iki saat sonra tüm Türkiye’ye mal olmuş biri oluveriyorsunuz. Hem de tanınmak için hiç gayret sarf etmeden, parmağınızı bile oynatmadan(!)

Yahu insan imreniyor gerçekten de. Bizim zamanımızda meşhur olmak bu denli kolay değildi diyerek hayıflanıyorsunuz ister istemez. Sosyal paylaşım siteleri üzerinden on milyonlarca kez tıklanma rekorlarına ulaşıveriyorsunuz bu yöntemle. Hem de yapımcınız kim, yapan kim o bile meçhul! Promosyon dönemi için aylarca İstanbul’da sürünürdük biz. O televizyon kanalına git, bu televizyon kanalında boy göstermek için sıra bekle! Şimdiki zamanın kolaylığına bakar mısınız güzel ülkemin aydınlık yüzlü insanları? Sosyal paylaşım sitelerine düşmeye görsün kasetiniz şimdi, en fazla üç saat sonra ülkeye mal olmuş en çok konuşulan bir şöhretsiniz!

Evet, gırgıra alarak bu garip ülkede yaşanan rezilliklerden bir tanesini gündeme getirmek istedim saygın okurlarımız. En bayağı, en onursuzca, en ahlaksızca biçim olan; belden aşağı savaşı ne yazık ki kanıksanmış bir toplum olduk artık. Oturduğumuz yerden sadece seyrediyoruz çoğumuz. Sadece tıklıyoruz, tıkladıkça merakımızı gideriyoruz aklımız sıra. Oysaki her tıklayışımızda, kendi geleceğimize tıklandığının en ufak farkında bile olmaksızın tıklıyoruz. Ahlak değerlerinin tarumar edildiği ülkelerin yaşadığı tehlikeleri, yakın komşularımızdan en ufak bir ders almaksızın seyrediyoruz hepimiz. Deniz Baykal ile çok moda olan bu örnek, MHP’nin birçok milletvekilinin de istifası ile dallanıp budaklanmıştı ülkemizde. Şimdi de bir bayan milletvekilini tehdit ediyor o onursuz güruh. Hem de gazeteci kılığında, hem de görsel medya çalışanı kılığında ekranlara çıkarak aleni biçimde tehdit ediyorlar Meral Akşener’i…

Ahlaksız yöntemlerle zirveye çıkanlar, yine o ahlaksız yöntemlerin gazabına uğrayarak tepetakla zirveden inerler. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum ki aynen de böyle olacak göreceksiniz! Yönteminizle gelir, yönteminizle gidersiniz…

Eskişehir kamuoyunun beni net tanıdığını biliyorum. Buna güvenerek şunu bir kez daha yazıyorum. Velev ki benim başıma geldi böyle bir olay. Yani o hayâsız güruh, benim cıbıldak görüntülerimden oluşan bir kaseti sundu sanal âleme! Onlara ne diye seslenirim biliyor musunuz? Hem de hiç korkmadan, yaptığım yanlışa bile sahip çıkarak ne diye haykırırım biliyor musunuz?

“Ey hayâ tanımayan güruhun karanlık ruhlu ucubeleri! Benim gizli görüntülerimi, evinizdeki namusum dediğiniz zevcenizle birlikte seyredin. Seyredin ki …”

 

Kapanan Karakol’un Yerine Ne Oldu?

Işıklar Mahallesi Sivrihisar Caddesinde Dekovil Camii’nin yanında bir karakolları vardı, bu karakol kapandı. Sonra da Emniyet Başhekimliği oldu, o da kapandı. Şimdi iki katlı, mülkiyeti hazineye ait bu binaya birilerinin tadilat yapıp yerleştiği haberi geldi bana. Bu kişilerin(derneğin) maksadı yüksek kira ödememekmiş tabii. Burasını hazineden ihale yoluyla kiralarmışlar, bu caddede kiralar yüksek olduğu için yüksek miktarda kira ödemeyeceklermiş yani. 200-300 lira civarında bir işgaliye bedeli ödeyerek burasını kullanıyorlarmış. Hâlbuki kiralasalar en az 2000-2500 lira civarında kira ödeyeceklermiş. Devletin malını ucuz yolla kiralayan bu derneğe neden bu ayrıcalık yapılıyor sorusunu yakın çevredekiler dillendirmeye başlamış. Örneğin bu binayı Atatürkçü Düşünce Derneği kiralamak istese idi bin bir güçlük çıkarmadan onlara verirler miydi? Buradaki söz konusu dernek tadilat yaparken kimse görmemiş mi? Siz devletin malına kimden izin aldınız da tadilat yapıyorsunuz dememişler mi? Sanırım bir yetkili söz konusu iddiaların doğruluğunu ya da eğriliğini yanıtlayacaktır…

 

OZANCA

Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende

Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer

Ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

 “Kabahat senin” demeğe de dilim varmıyor ama

 Kabahatin çoğu senin, canım kardeşim…

                                           Nâzım Hikmet Ran

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi