Siz gazeteci misiniz?

Sekiz yüz bin nüfuslu bir kentte yıllarca köşe başlarını tutmuşsunuz. Medya denilen kokuşturduğunuz kirli suda, balık avlamak &uum

8 Haziran 2012 00:00
A
a
Sekiz yüz bin nüfuslu bir kentte yıllarca köşe başlarını tutmuşsunuz. Medya denilen kokuşturduğunuz kirli suda, balık avlamak üzere kalemlerinizin ucuna taktığınız zokalarla bireysel çıkarlarınız adına her şeyi mubah saymışsınız. İnsanları, kurumları, iş adamlarını istediğiniz karşılığı vermedikleri anlarda tu kaka ilan ederek çarmıha germişsiniz. Ve en acısı da bir akşam yemeğinde iki kadeh rakıya kaleminizi satmayı yaşam biçimine dönüştürmüşsünüz. Şimdi soruyorum siz medyanın kaşar pinokyolarına; SİZ GAZETECİMİSİNİZ? Allah’a şükrediyorum ki sizin gibi gazetecilerin olduğu bu güzel kentte iyi ki ben gazeteci değilim!
Sekiz yüz bin nüfuslu bir kentte doğmanız, nüfus kâğıdınızda doğum yerinizin Eskişehir yazması sizi Eskişehirli kılmaz. Eskişehirli olmak için bu güzel kenti sevmeniz ve yaşanası kent olması adına bireysel çıkarlarınızdan arınıp elinizi taşın altına koymanız gerek. Eskişehir’de yaşamak değil meziyet, Eskişehir’i yaşamak gerçeğini içinize sindirip köy köy, belde ilçe, dağ bayır gezmeniz gerek. Rüzgârgülü misali daima güçlünün rüzgârına doğru dönen poplarınızı, oturarak ahkâm kestiğiniz koltuklarınızdan kaldırarak bizzat yaşamın içerisinde olmanız gerek. Daha Türkmen dağlarının yerini bilmezken, Eskişehir’in kaç köyü, kaç ilçesi var bilmezken yerel de olsa kendinize gazeteci diyebiliyorsunuz. SİZ GAZETECİMİZİNİZ? Allah’a şükrediyorum ki sizin gibi gazetecilerin olduğu bu güzel kentte iyi ki ben gazeteci değilim!
Rasgele insanlar bile iğrenç zaaflarınızı orada burada dillendirmekte. Kadın düşkünlüğünüzü, iki dubleye olan esaretinizin kaçınmaz sonucu olarak “kentin en pahalı eğlence mekânlarına” sizi eğlendirmeye götürmeleri için birilerine yaptığınız emrivakileri. Gazete patronlarının duruşuna göre “değiş tonton” misali hemen yusyuvarlak oluşunuzu konuşuyorlar. Yani kimi zaman sosyalist, bazen yetmez ama EVET’Çİ, duruma göre liboş, duruma göre de iktidar yağdanlığı olduğunuzu konuşup şeyleri ile gülüyorlar size. “Sahibinin sesi” yeteneğinizin, sözde gazeteciliğiniz karşısında çok daha önde ve gelişmiş olduğunu alay ederek dillendiriyorlar. Mahalle kaşarları misali, yerel sığ siyaseti yönlendirme çabalarınızdan öte gitmeyen gazete köşenizde konu bulamadığınızdan söz ediyorlar. Şimdi bir kez daha soruyorum tarihe dürüstçe tanıklık etmekten aciz yarım yürekliler. SİZ GAZETECİMİSİNİZ? Allah’a şükrediyorum ki sizin gibi gazetecilerin olduğu bu güzel kentte iyi ki ben gazeteci değilim! Sizler, “bu gazeteden de şutlandığımda nereye giderim” kaygısını taşıdıkça; küçüldükçe küçülerek rakı şişelerinin içinde nihai yerlerinizi alacaksınız. Yok oluşunuzla birlikte bu kentin tarihinde adınız bile olmayacak adınız...
Bu dörtlük de tahtından sırt üstü yuvarlanmış birisine ithaf olunur...
 
KADER SALLIYORSA KIYTIRIK TAHTINI
FAZLA ZORLAMAYACAK SIN BAHTINI.
KABUL ETMEZSEN SENDEN ÜSTÜN OLANI
SONRA KARIŞTIRIRSIN ENİŞTENLE HALANI
KENDİN DE GERÇEK SANIRSIN BİRGÜN
YELLENDİKÇE UYDURDUĞUN TÜRLÜ YALANI...(Şinasi KULA)
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi