Sevgili öğretmenime...

Şinasi Kula yazdı

22 Ekim 2015 23:14
A
a
Sevgili Nevin öğretmenim,
İnsanın ilkokul öğretmenini asla unutamayacağı gerçeğini öğrendiğimde ben de bir öğretmen olmuştum. Öğretmenliğe başlamadan, daha öğrencilik yıllarımda yaptığım erken evlilikle “baba” bile olmuştum hatta! Babalık duygusu, daha doğrusu evlat sevgisi ve sorumluluğu kadir bilmek anlamında duygularımın ve kimliğimin olgunlaşmasında çok önemli bir etkendir. Ben bu yıllardan sonra size olan şükran duygularımın, sevgimin olağanüstü bir hızla büyüdüğünü biliyorum. Siz benim ilk aşkımdınız biliyor musunuz Nevin öğretmenim? Çünkü ben ilk kez bir kadının estetiğini, zarafetini, akıcı konuşmasını ve ikna etme özelliğine sizde tanık oldum. Ben ilk kez müzik dersinde bir enstrümanın nasıl çalınabileceğini ve hatta bildiklerimizin dışında bir enstrümanı(mandolini)sizin sayenizde gördüm. Ben ilk kez bir Cumhuriyet kadının kuğu misali süzülerek vals ve tango dansı ettiğini gördüm. Cumhuriyet dedim de canım öğretmenim, o Ulusal bayramlarda bizim o minicik yüreklerimizi nasıl coşku ile doldurduğunuzu, o bayram sabahlarını iple çektiğimizi, o rontları yaparken minik bedenlerimizdeki tüylerimizin diken diken olmasını nasıl sağladığınızı nasıl başardığınızı hep sorgulamışımdır inanın. Çünkü benim öğretmenlik mesleğini seçmemin yegâne nedeni sizdiniz. Siz Cumhuriyet denen bu çağdaş yaşam biçiminin en güzel örneklerinden biriydiniz. Siz, “Benim en büyük eserim Cumhuriyettir” diyen Mustafa Kemal’in aydınlık yolunu tek mürşit olarak yüreklerimize kazıyan bir ustaydınız. Siz öğretmenim o marşları, o Ulusal şarkıları bizlere yaşadığımız beldenin meydanında bayram günleri coşkuyla söyletirken içimizdeki aşkın çığ gibi büyüdüğünü biliyordunuz. Cumhuriyete olan aşkımız sizin için de büyüyordu Nevin Öğretmenim. Kırmızı beyaz sevdamızı kanımızın her zerresine nakış nakış işleyen o narin ellerinizin kokusunu içime sonsuz bir hasretle çekmek isterdim. “Yurtta sulh, cihanda sulh” şiarını içimize işlerken güzel yüzünüzdeki o güzel gamzenizden ve ellerinizden öpmek isterdim…

          İsterdim diyorum, çünkü siz yoksunuz artık. Siz de yoksunuz artık, Cumhuriyetin faziletlerini, Mustafa Kemal sevdasını yüreklerimize kazıyan sizin gibi öğretmenler de yok denecek kadar azaldı! Şimdi Ulusal bayramlarımızın tatil olmasına sevinen, kadın haklarını kendi elleri ile erkek egemen dünyaya teslim eden bir güruhtan başka bir şey kalmadı geriye. Şimdilerde alışageldiğimiz sıradan konuşmaların içimizi baydığı ve “bitse de bir an önce gitsek” diyenlerin meydanlarda olduğu göstermelik bayramlar kaldı geriye. Şimdi iktidarla sıfır sorun yaşayan sözde sendikaların kanatları altına sığınıp “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenler var. Şimdi yüz binlerce genç mezun öğretmen adaylarının işsizliklerini görmezden gelen, duymazdan gelen, ağızlarını bile açmaktan çekinenler var. “Ben çorbama bakarım hacım” diyenler sayesinde size olan sevdam ve saygım gün be gün artmakta Nevin Öğretmenim…

          Şimdi kendilerine, “biz nerede yanlış yaptık” sorusunu bile sormayan ve sorgulamayanlara da öğretmen deniyor öğretmenim!

Ve şimdi siz yoksunuz ki artık öğretmenim…

 

Pazar günü Kılıçdaroğlu geliyor…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 25 Ekim Pazar günü öğleden sonra Eskişehir’de Sıhhiye meydanında halkla buluşacak. Bunun dışında diğer partilerin genel başkanları da bu seçimde gelmeyecekler Eskişehir’e bildiğimiz kadarı ile. Yani AKP-MHP ve HDP mevcut sonucu kanıksamışlar anlamına mı geliyor bunun meali ne dersiniz? CHP’nin üç milletvekili çıkaracağını kanıksadıkları anlamına mı geliyor? Gitsek de sonuç değişmeyecek kabullenmesi midir ne dersiniz?

CHP mitinginden tam bir hafta sonra da erken genel seçimler var malumunuz. Ak koyun, kara koyun/nasıl bitecek bu oyun nakaratı son kez o gün söylenecek kanımca. Her türlü yalanın, dalgalandırıcı haberin havada uçtuğu böylesi günlerde; herkes köşe yazılarında spor toto oynar gibi seçim sonucu yapmaya devam ediyor. Başımızdakilerden alışmış olsak gerek ki geçen hafta yaptığı tahmini bir hafta sonra kendi yalanlayanlara da rastlıyoruz gülerek!

60 yıldır Cumhuriyet değerleri ile donanmış ve her zerresine dek sindirmiş bir yurttaş olarak sadece şunu diyorum saygın okurlarımıza; bu seçimlerde o ya da bu nedenden ötürü sandığa gidip oy kullanmayan insanlarımızın mezar taşlarına tükürülecek(daha fazlası da olası)! Tüm kalbimle inanıyorum buna…

 

OZANCA

Cehaletin mezarını kazalım

Ülkece beraber tarih yazalım

Sakın ola demeyelim bana ne

Oyumuzla bu oyunu bozalım…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi