YAZIYORUM
SESSİZ ÇIĞLIK-I-
Sayın KULA,
2010 yılı sonlarına doğru emekli olarak memleketim olan Eskişehir'e gelip yerleşen, geçen yıl 28 Şubat soruşturması kapsamında gözaltına alınıp on dört ayı aşkın bir süre Sincan 1 No'lu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde kaldıktan sonra geçtiğimiz Haziran ayı ortalarında - şimdilik - tahliye olan 37 subaydan biriyim.
Tahliye olduk, ama aman ne keyif! Suçsuzluklarını adım gibi bildiğim ve tamamen haksız, hukuksuz ve adaletsiz şekilde "içeride" tutulan arkadaşlarım, komutanlarım varken özgürlüğün hangi keyfi olur ki? O nedenle tahliye olduğumdan beri "Vardiya Bizde Platformunca her hafta tutuklu askerler için düzenlenen SESSİZ ÇIĞLIK eylemlerine katılıyorum. Onlara ve ailelerine yardımcı olmayı, destek olmayı boynumun borcu olarak görüyorum. Bu yazıyı da o çerçevede yazıyorum...
Bildiğiniz gibi Sessiz Çığlık eylemleri her hafta cumartesi günleri Türkiye çapında - aralarında güzel Eskişehir'imizin de bulunduğu on bir şehir merkezinde yürütülüyor. Her cumartesi saat 13.00 - 14.00 arası Adalar’dayız. Lakin ne yazık ki - belki ramazan münasebetiyle, belki de yaz ayları olması hasebiyle katılım epey düşük... Neredeyse tamamı orta yaşın üzerinde ve çoğu asker ailesi otuz kırk kişi, ellerinde sadece Türk bayrakları ve dövizlerimizle bir saatlik eylem düzenleyip, sessizce dağılıyoruz. (Eksik olmasınlar, eyleme destek veren çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından arkadaşlar olsa da eylemde Türk bayrağımız, Atatürk'ümüz ve Vardiya Bizde Platformu'nca belirlenmiş dövizlerimizin dışında bir pankart taşımıyoruz.) Yasa dışı hiçbir davranışımız ve amacımız yok. Tamamen demokratik bir tepki sergilemeye çalışıyoruz. Buna rağmen sırf korktuğu için aramıza katılmaya çekinen insanların sayısı o kadar çok ki... (Kimden ve neden korkuyorlar, siz karar verin!) Zararı yok, varsın katılım düşük olsun... Sessiz çığlıklarımız yürekten çıkıyor ya, o yeter! Zira yürekten çıkan her söz ve her davranış mutlaka yerine ulaşırmış. Peki derdimiz ne? Sadece şu: Tamamen sahte belgelere dayanan komplolarla Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer gibi cezaevlerine tıkılan arkadaşlarımızın ve komutanlarımızın başına gelenleri; neden ve niçin içeride olduklarını; TSK'nın neden susturulmak, sindirilmek ve itibarsızlaştırılmak istendiğini topluma anlatabilmek, duyurabilmektir. Toplumu bilgilendirerek üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi duran insanları bir nebze olsun uyandırabilmektir... Aslında şundan eminim ki, toplumun büyük çoğunluğu artık olayları çözdü, anladı. "Flash... flash... flash..." diye belli merkezlerden sunulan haberlerin yalanlardan ibaret olduğunu net biçimde fark etti. Şimdilik sadece sessiz sessiz gelişmeleri izliyor. Elbette Eskişehir'in siz değerli medya mensupları da ortada neler döndüğünü çok iyi biliyorsunuz. Mamafih bir Eskişehirli okurunuz olarak sizden şunu talep ediyorum: "Asrın iftiraları" olarak tarihe geçen bu davalara, haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı lütfen suskun kalmayın... Cumartesi günleri saat 13.00 - 14.00 arası Adalar'a uğrayıverin... Elinde bayrakları ile yüreklerinde sessiz sessiz çığlık atıp bekleşenleri gelin, yerinde görün... Gelin sohbet edelim, konuşalım. Ya da çağırın, gelelim... Tabii medya mensubu olarak sizlerin de içinde bulunduğunuz koşulları çok iyi biliyoruz. İşiniz zor. Buna rağmen bugüne kadar Sessiz Çığlık'a ANADOLU Gazetesi olarak gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederiz. Ama sadece gazete olarak değil, köşe yazarları olarak da ilginiz bizi çok mutlu kılar. Lütfen sessiz çığlığımıza bir ses de siz katın...
İçten saygılarımla, Alican TÜRK…
UZAKTAN GAZEL
ORUCU UYKUYA TUTTURANLARA…
İnanan her insana sonsuz saygı duyarım. Hele ki samimi ve gösterişten uzak davranış sergileyenlere can feda! Burada anlatmak istediğim ironi ile karışık bir eleştiridir sadece… Bu ay kutsal Ramazan ayı ve bu ayda oruç tutulur doğal olarak. Lakin çevremdeki eşe dosta bakıyorum ama anlam veremiyorum bir türlü. Sahur vaktine dek oyun oynayanlar, sahur yemeğini yedikten sonra niyetlenip uykuya dalıyorlar. Uyandıkları saat ise öğleden sonrayı buluyor. Doğal olarak orucu uykuya tutturuyorlar. Böyleleri ile ilgili çok hoş bir atasözünü anımsatmak istedim…
OZANCA
Orucu uykuya tutturan
Sevabı rüyasında görür…