Rektörlük seçimleri Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren KHK'la kaldırıldı…
Yılladır rektörlük seçimleri tartışılıyordu…
Daha doğrusu seçimde birinci olan adayın rektör olarak atanmaması eleştiriliyordu…
Rektör adayı üniversitede görev yapan öğretim üyeleri tarafından yapılan seçimle belirleniyordu…
Üniversitelerde yapılan seçimlerde ilk 6’ya giren rektör adayları YÖK’e bildiriliyordu…
YÖK 6 adayı 3’e indirerek Cumhurbaşkanı’na gönderiyor, Cumhurbaşkanı da aldığı oya ve seçim sonu sıralamasına bakmadan üç isimden birisini rektör olarak atıyordu…
Bu atama yıllardır eleştiriliyor…
Özellikle, seçim sonunda birinci çıkan adayın değil de örneğin 6’ncı sırada yer alanın rektör olarak atanmasına öğretim üyeleri tepki gösteriyorlardı…
“Madem 1’nci çıkan atanmayacaksa bu seçim niye yapılıyor. Üniversiteler adayların ismini YÖK’e bildirsin. YÖK’te adayların içerisinden üç isim belirleyerek cumhurbaşkanına göndersin..”
Ben bu eleştirilere katılanlardanım…
Bunu da geçmişte bir iki kez yazarak,”madem birinci çıkan isim atanmayacak bu seçim niye yapılıyor” diye eleştirmiştim…
Bu şikâyetleri dikkate alan hükümet rektörlük seçimlerini kaldırdı…
YÖK üç isim belirleyecek cumhurbaşkanına gönderecek…
Cumhurbaşkanı da geçmişte olduğu gibi üç isimden birisini rektör olarak atayacak…
Bunun eskisinden bir tek farkı var…
O da üniversitelerde artık Profesörler rektör olabilmek için bir birleriyle yarışmayacak, üniversite öğretim üyeleri rektör adaylarını kendileri belirlemeyecek…
Üniversitelerde rektörlük seçimlerinin kaldırılmasına tepki gösterenlerde, tepki verenlerde oldu…
ÇAKIRÖZER, ELEŞTİRDİ
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer OHAL kapsamında yürürlüğe giren KHK'lara tepki göstererek, “İki ay önce bu düzenlemeyi önergeyle getirdiklerinde Meclis’ten geçiremediler. O günkü tavrımız neyse yarın da tavrımız aynı olacağı için rektörlük seçimlerinin kaldırılması KHK ile saraydan dayatıldı. Yürürlüğe giren yeni KHK'larla rektörlük seçimleri kaldırılarak doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanacak olması üniversitelerimize yapılan büyük bir darbedir, tek adam yönetimine geçişin bir başka simgesidir” diyerek eleştirdi…
CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil de rektörlük seçimlerinin kaldırılmasıyla ilgili, “Bu OHAL fırsatçılığıdır, dayatmadır. ‘Ne diktatörlüğü’ diyenlerin yüzüne haykırmak isterim, beyler hepiniz korkaksınız” değerlendirmesinde bulundu…
NEDİM HOCA MUTLU
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanlığı’nı yapan Prof. Dr. Nedim Ünal’da sosyal medyada yaptığı paylaşımla,”Rektörlük seçimleri 676 KHK ile kaldırıldı. Çok şükür bu seçim oyunu yok artık. Gözümüz aydın” diyerek…
AHMET HAKAN DA
DOĞRU BULUYOR
Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’da, gazetedeki köşesinde 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından ilan edilen OHAL uygulamasının 767 sayılı kanun hükmünde kararnamesiyle rektörlük seçimlerinin kaldırılmasının doğru bir karar olarak yorumladı…
Hakan,”Bence iyi oldu rektör seçimlerinin kaldırılması. Sezer’den Gül’e, Gül’den Erdoğan’a hiçbir cumhurbaşkanının sonuçlarına saygı duymadığı bir seçimdi. Demokrasi yokken varmış gibi yapılıyor olmasından daha sinir bozucu bir şey olamaz" dedi.
Rektörlük seçimlerinin kaldırılmasını doğru bulanlarda, eleştirenlerde var…
Toplum ikiye bölünmüş…
Her zamanki gibi…
Her kesimi memnun etmek zor…
*-******
MHP ve DP’liler partilerine sahip çıkmıyorlar
7 Haziran 2015 seçimlerinde Eskişehir’de barajı geçerek bir milletvekili çıkaran MHP, 1 Kasım 2015’de tekrarlanan seçimde bu kez kıl payı baraj altında kaldı…
Oysa MHP’liler partilerine sahip çıksa, adaya tepki göstermemiş olsa idi, bir milletvekilini çok rahat çıkarırlardı…
Genel Merkez tabanın istemediği ismi aday gösterdiği için partililer ister istemez ya sandığa gitmedi ya da sandık başında karar değiştirerek farklı bir partiye oy verdiler…
Nitekim 7 Haziran ile 1 Kasım seçimlerini mukayese ettiğimizde, 7 Haziran’da 2 milletvekili çıkaran CHP, 1 Kasım’da MHP’lilerin oyları ile 3 milletvekili çıkardı…
Genel Başkana mesaj olması adına verdikleri karar doğru…
Ancak bütün illerde aynısı yapılmış olmasından dolayı MHP’nin Türkiye geneli oyu düştü…
Bu hem milletvekili sayısını düşürdü hem de partinin hazineden alacağı yardım miktarını…
Oysa adaya tepki göstermeyip CHP’ye oy vermemiş olsalar MHP kazançlı çıkacaktı…
Demokrat Parti’lilerde kendi partilerine oy vermiyor…
Demokrat Parti’nin il eski başkanı Fevzi Yalçın ile yapmış olduğum sohbette 4 bin civarında üyeleri olduğunu söylemişti…
Ancak Demokrat Parti’nin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde aldığı oya baktığımda DP’liler ya sandığa gitmemiş ya da başka partilere oy vermişler…
7 Haziran seçimlerinde DP’nin Eskişehir oyu bin 667. Kalesi olan Alpu, Seyitgazi ve Sivrihisar’da 7,8 ve 9’ncu parti olmuş…
1 Kasım seçimlerine baktığımda 7 Haziran’da aldığı oyun daha da altında bin 335 oy almış…
4 bin civarında üyesi olan bir partinin aldığı oya baktığımda, parti üyeleri bile DP’ye oy vermemiş…
Birkaç gün önce MHP’nin yeni İl Başkanı Kadir Bıyık’ın Yenigün Gazetesinde Meltem Karakaş’a verdiği röportajını okudum.
MHP’ye dönül verenlerin 1 Kasım seçimlerinde AK Parti kazanacağına CHP kazansın diye CHP’ye oy verdiklerini vurgulamış…
Şöyle demiş:
“Teşkilatımızda MHP Eskişehir’de belediye kazanamaz gibi yanlış bir algı var. AK Parti kazanacağına CHP kazansın. Böyle bir şey olamaz. MHP’nin Eskişehir’de seçim belediye seçimini kazanacak gücü var. Israrla söylüyorum. Bizim oyumuzu devşirmeye çalışıyorlar. MHP’li hisseden, ülkücü hisseden herkes MHP’ye oy vermeli.”
Doğru söylüyor Kadir Bıyık…
Ancak tabanın istemediği adayları dayatmakla seçim kazanılmaz…
Genel Başkan ve aday belirleme komisyonu üyeleri sadece kendilerinin dedikleri olacak diye dayatırlarsa 1 Kasım’da olduğu gibi yüzde 50 belki daha fazla oyları erir…
Milletvekili veya belediye başkan adaylarını belirlerken teşkilatın ve illerdeki MHP’ye gönül verenlerin de istekleri dikkate alınmalı…
Tıpkı Odunpazarı’nda Emine Edizgil’de olduğu gibi…
Emine Hanım, MHP’nin tarihinde Eskişehir’de en ciddi oyu almayı başardı…
Emine Hanım kadar MHP’liler de seçim kazanacaklarına inansalardı belki de Emine Edizgil belediye başkanı seçilecekti…
Sonuç olarak MHP ve DP’liler partilerine sahip çıkmadıkları sürece yükselemezler…
Ondan sonra da oturup AK Parti’yi eleştirmesinler..