Seçime 23 gün kala…

Şinasi Kula

15 Mayıs 2015 00:08
A
a
Zamanın dizgini yok gerçekten de, hani gemini çektiğin an o masum atlar gibi durdurabileceğin bir araç yok elimizde. Böyle bir olanağınız olsun ister miydiniz bilmiyorum ama ben isterdim. Çünkü altmış yıllık ömrümün hiçbir evresinde ülkemin geleceği ile ilgili kaygılara bu denli kapılmamıştım. Bağımsızlığımızla ilgili, Cumhuriyetimizin bekası ile ilgili, Misakı Milli(Ulusal And)sınırlarımızın tehlikesi ile ilgili böylesine karamsarlığa düşmemiştim. Kimliğini bir türlü bulamamış, evrensel değerleri asla kanıksayamamış Arap ülkelerinin vahim durumlarına ya da konumlarına düşmek en büyük iç sıkıntımdır şu günlerde. Aynı coğrafyada ve ne yazık ki din adına “tekbir” naraları ile birbirlerinin gırtlağını kesen ve bunu hayâsızca telefonlarına kaydederek dünyaya yayan o kabilelerin zavallı durumuna düşmemek en büyük ereğimdir…

Seçimler 23 günlük bir zaman kaldı ey güzel insanlar! Ve hiçbir seçimde gerçekten de böylesine büyük kaygılar taşımamıştım şimdiye dek. Ülkenin konumu gün gibi ortada işte! İstikrar adına söylemler yaparak pirim sağlamaya çalışanlar ortada. Ne kadar istikrar olduğu da (!)ayan beyan ortada! Bu vahim tabloyu görmek istemeyenin değil gözüne, değil burun deliği kulak deliğine; bütün deliklerinden soksan hayatın gerçeklerini zaten görmek ve kabullenmek istemiyor. Buna koşullanmış toplulukların görme ve hissetme yetilerini geliştirecek, onlara umut olacak güçler ise darmadağın. Amipler misali hala parçalanarak üremeye devam ediyorlar…

“Tabela Partilerine” ithafen yazılarımdan zerre kadar rahatsızlık duymayan nasırlaşmış güruh ise hala egosunun derdinde. Üç beş kişilik bencil tayfa ne yazık ki kendilerini kandırmaya devam etmekte. Harıl harıl seçime hazırlanıyorlar sözde, pür telaş partilerinin barajı aşacağı masalını anlatarak kitlelere yayma telaşındalar. Söyledikleri palavralara evdeki çekirdek ailesinin dahi inanmadığını bilerek kendilerini kandıran egosu şişik güruhun kılında bile değil ülkenin geleceği. Varsa yoksa medya medya gezip, siyasi anlamda güdük boylarını göstermeyi hüner sayıyorlar. İçlerinde aklı başında sandığımız zatı muhteremleri de gördükçe şaşkınlığımız daha da artıyor. Sırf kin, ego, nefis paydalı hesaplaşmaları yüzünden gözlerini karartmış biçimde “istikrar masalcılarının” ekmeğine yağ sürmeye devam ediyorlar. Çok komikler aslında yemin ederim, inanılmaz zavallı ve komikler ama gözlerini kin bürümüş bir kere. Nefislerinin tuzağına düşmüşler bir kere iflah olacak cinsten değiller. Masal okuyorlar, maval okumaya devam ediyorlar kendilerini dinleyen bir avuç kitleye.

Seçime 23 gün kalmış güzel insanlar. Cumhuriyetin değerini savunanlar ise Cumhuriyetin erdemini anlayamayan geniş kitlelere bu değeri anlatamayacak kadar sığ siyasete devam ediyorlar. Birbirlerine atarak, birbirlerini satarak hem de! Aklımız başımıza 7 Haziran gecesi “balkon konuşmasında” gelmesin inşallah. Çünkü düğün geçtikten sonra, kınayı istemedikleri yerlerine yakmak zorunda kalacaklar…

 

Boşaltılan karakolun binasını MÜSİAD kiralamış!

 “Kapanan karakol’un yerine ne oldu” başlıklı gün köşe yazıma, o yeri kiralayan kim soruları çokça geldi. Hemen yanıt vereyim o yeri kiralayan MÜSİAD imiş. Bana gelen bilgiler içerisinde, iki katlı güzel bir binanın 200-300 TL gibi komik bir paraya kira nasıl kiralandığı sorgulaması yapılıyordu. Hatta bana sorulan sorular içerisine “örneğin ADD isteseydi ona kiraya verilir miydi” diye bir de soru vardı. En etkin merciden aldığım bilgi dâhilinde bu bölge olduğu gibi “kentsel dönüşüm” kapsamı alanı içerisindeymiş. Yani söz konusu dernekle özel imzalanmış bir anlaşma gereği, çık dendiği an on beş gün içerisinde boşaltılacakmış. Kiranın net bir açıklaması olmasa da söylenen miktarın üzerindeymiş aylık kirası…

 

OZANCA

Bu Memleket Bizim!

Dörtnala gelip uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde, dişler kenetli

Ayaklar çıplak

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak

Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları bir daha açılmasın

Yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim… Nazım Hikmet RAN

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi