Sayın Bakan, 1600 TL maaşla uzun ömürlü olamayız ki!

Sayın Bakan, 1600 TL maaşla uzun ömürlü olamayız ki!

24 Kasım 2014 21:29
A
a
24 Kasım öğretmenler günü ile ilgili duygu ve düşüncelerimi paylaşmıştım dünkü yazımda.  Böylesi günlerde öğretmenlerin vaatlerle ve pembe balonlarla, malum erk tarafından kandırıldığını düşünüyorum hep.  Sadece o gün itibarı ile öğretmenlerin kutsanmasına inciniyorum! Sanki yaşam koşullarımızı bilmiyorlarmışçasına yapılan açıklamalara öfkeleniyorum. “Öğretmenim canım benim” diye başlayan samimiyetsiz müsamerelerle öğretmene değer verdiğini sanan koca koca insanların bizlerle sanki alay ettiklerini düşünüyorum. Her ilden seçilen(kıstas ne ise) cici öğretmenlerin Ankara’ya çağırılması, televizyon kameraları önünde dünyanın en mutlu meslek sahipleri edası ile objektif ve kameralara gülücükler saçması! Devletinin en yetkilileri ile buluşulduğu böylesi bir anda tek bir Allah kulunun, öğretmenlerin yaşam koşullarını dile getirememesini buruk biçimde izliyorum. Orada da her şey güllük gülistanlıkmış gibi aynı nakarattan ronta devam ediliyor; “Öğretmenim canım benim, seni ben pek çok severim” diyerek. Öğretmenlerin özlük haklarını savunmak üzere kurulmuş, sözde emek mücadelesi veren(!) eğitim sendikalarının içler acısı konumunu vahimden öte olarak niteliyorum. Gücün yanında olup, her yapılanı koşulsuz biçimde alkışlayarak sendikacılık yaptığını söyleyerek, kendini kandıranlara acıyorum sadece… Eskişehir Milletvekili Bakanımız ne demiş açıklamasında dikkat ettiniz mi? Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı,  Öğretmenler Günü mesajında, “Öğretmenlik bir ömür boyu sürer ama görünüşte emekli olmuş öğretmenlerimize de sağlık ve mutluluk içerisinde nice yıllar diliyorum” demiş. Yani sayın bakanın kastettiklerinden birisi de benim anlayacağınız. Sağlık ve mutluluk içerisinde nice yıllar dilemiş bana! Sayın Bakan benim emekli maaşımın ne kadar olduğunu eminim ki biliyordur. Emekli olalı tam 12 koca yıl olmuş, ben ve benim konumumdaki meslektaşlarım 1600 TL para ile sağlıklı ve mutlu biçimde yaşayacağız öyle mi Nabi bey? Sağlıklı yaşamak için açlık ve yoksulluk sınırlarının üzerinde yaşamak gerekir öncelikle öyle değil mi? Türk-İş'in araştırmasına göre, Mayıs ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 1157 lira, yoksulluk sınırı 3770 lira imiş. Bu açıklamayı yapan sendika da malumunuz iktidarınıza karşı olumsuzluk sergilemeyen bir sendikadır! E bu koşullarda; yani 1600 lira maaşla benim mutlu ve uzun ömürlü olmam için Ali’nin takkesini Veli’ye, Veli’nin takkesini de Deli’ye geçirerek yaşamam söz konusudur ancak. Tabii takke bulamağımda ise, evime gelen icra memurlarının önünde parendeler atarak şirinlikler yapıp durumu lehime çevirmekten gayrı şansım yok biliyorsunuz. Yani “uzun ömürlü ve mutlu” yaşamamızın söz konusu olmadığını siz bizlerden daha iyi biliyorsunuz. Biliyorsunuz bilmesine de, yine de gönlümüz almaktan geri kalmıyorsunuz! Siz de “mutlu ve uzun ömürlü olun” ne diyeyim ki?

 

Teşekkürler Yurtsever İnsanlar…

Her şeye rağmen insanın gönlünün alınması çok güzel bir duygu öyle değil mi saygın okurlarımız? Böylesi bir günün bende hiçbir anlam ifade etmediğini söylesem de, can dostlarımın güzel sözlerine çiçeklerine layık olmanın hazzını yaşadım. Astsubay dostlarım, yiğit komutanlarım toplanıp gelmişler gazetemize. Onları rahatsızlığım nedeni ile karşılayamadım ne yazık ki. Çiçeği masamın üzerine bırakıp dönmüşler bu güzel insanlar. Telefonla arayan, mesaj çeken yüzlerce insanımı bağrıma basıyorum tüm samimiyetimle. İzninizle birkaç iletiyi paylaşıyorum… 

 

Adem Ünal: Değerli öğretmenim Şinasi Kula; düşman ve teröristle silahlı mücadele etmek önemli değildir. Önemli olan yapılan mücadeleye inanmayanlarla, cahillikte ısrar edenlerle, kendi inanç ve çıkarları için geleceğini hiçe sayanlarla mücadele etmektir. Cahilliği yenememiş toplumlar her zaman kötü niyetliler tarafından sömürülmeye müsaittir. Bunun önündeki tek engel Cumhuriyetin çağdaş öğretmenleridir. İzin ve tüm Cumhuriyetçi, devrimci, Atatürkçü ve çağdaş öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlar, önlerinde saygı ile eğilir, ellerinizden öperim… 

 

Yasemin Turan Demir: Kıymetli öğretmenim bilirim ki kutsal mesleğiniz bir günle kutlanıp geçiştirilemeyecek kadar özeldir. Bilirim ki siz öğretmenlerin yüz akısınız.  Atatürk’ün bile önünde ayağa kalktığı sizlere ne söylense az ellerinizden öpüyorum hocam saygımla sonsuz sevgilerimle…

İsimsiz(sms yollamış): Sizi hiç unutmadım öğretmenim, unutmam da söz konusu değil. Sizi biliyorum, Atatürk’ün yolunu yol etmişsiniz. Ben de sizin yolunuzu yol ettim kendime…

Teşekkürler canlarım, teşekkürler…

 

OZANCA 

Ben bir öğretmenim

Ben bir öğretmenim Anadolu’da

Mustafa Kemal’in yolunda

Çiçeklerim var binlerce renkte

Tunceli’de Adana’da Bolu’da…

Ben bir öğretmenim Anadolu’da

İzmir’de Ankara Polatlı’da

Cumhuriyetin ışıklı yolunda

Her sabah benim yolumu bekler

Sevgi ile parlayan gözler

Onlar ki benim kır çiçeklerim

Onlar benim öğrencilerim… Şinasi KULA
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi