SAYGIN OKURLARIMA DUYURUMDUR!

SAYGIN OKURLARIMA DUYURUMDUR!

17 Ocak 2014 09:54
A
a

YAZIYORUM


Hiç unutmadım, 26 Aralık 2010 Pazar akşamı “Kent Ozanı” programımla ES TV ekranlarından ilk merhabamı yaptım Eskişehirlilerle. Daha dün gibi, Rahmetlik Vedat Ergin sağdı ve Genel Müdürümüzdü. Kent Ozanı programı canlı yayındı ve o dostum bir kutu lokumla yayın öncesi hayırlamaya gelmişti. Sevgili kardeşim Kemal Kula partnerimdi bu programda… Aylar sonra da Anadolu Gazetesi sayfalarında yerimi almıştım. Ekranlarınızdan mikrofonumla, gazetenizden de kalemimle hayata dair bildiklerimi ve inançlarımı paylaştım bu güne dek. Var olanın devamından yana değil de(statüko), farklı paylaşımlarda bulunmayı tercih ettim hap. Yılmaz Büyükerşen’in “siyasi dedikoduculuk” olarak nitelediği ve alaya aldığı yazı tarzını asla sevemedim. Doğruyu söylemek gerekirse nefret de ediyorum bu tarzdan inanın. Alışagelmiş, tabir caiz ise okura da kanıksatılmış bu tarzın dışında yapılması gerekenler olduğuna inanıyorum. Örneğin, bir Pazar sabahı gazetesini alan okurumuz Eskişehir’in değerleri ile yapılmış röportajları ilgi içerisinde okuyabilsin. Fotoğraflarla ve karşılıklı sohbetle tam sayfa süslenmiş bu yazı dizisini beklesin her Pazar sabahı! Sanat, spor, siyaset ayırımı etmeksizin; bu kentte isim yapmış ve emek vermiş değerlerimizi daha yakından tanıştıralım sizlerle. Sadece tanınmış isimler mi olsun peki söyleşi kahramanlarımız? Hayır, fark yaratan kimlik ve kişiliği ile sizlerden insanlarımıza da açık olsun gazete sayfamız. Herkesin yaşam hikayesi kendisine göre anlamlıdır. Lakin toplumun ilgisini çekebilecek, fark yaratacak hikaye kahramanlarını da gün gelip kentin ışıklarına ekleyebilelim. İçtenliğimle diliyorum ki, bu farklılığımla bir takım duayenlere(!) ilham olabileyim. Gün gelir onlar da yüz yıllardır aynı tarz yazılardan ikrah getirmiş olabilir, farklı bir arayışa girebilirler belli mi olur! Hiç köşe yazım olmasın mı peki? Olsun, hem de her Cuma günü haftanın genel bir değerlendirmesinin de yapıldığı köşe yazım olsun tabii. Çakmamız gereken çivileri çakalım, yırtık sökükleri dikelim, Yunus’un sevgisini, Nasreddin’in hoşgörüsünü ekelim. Sevgiyle…

 

DIŞARDAN GAZEL

PAZAR KAHVESİ!

Kahvelerden tutturduk gidiyoruz hayırlısı olsun bakalım! ES TV ekranlarında, 2 Eylül Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluş günü başlamıştık “Sabah Kahvesi” programına. Yaklaşık beş ay boyunca güzel eleştirilerle beslenmeye devam ediyoruz. Yakında, yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiğim yeni bir programla daha huzurlarınızda olacağım. Her Pazar günü, Eskişehir’in öne çıkan isimleri kahvelerimizi içerek özel söyleşiler yapacağız. İnşallah bu da “Sabah Kahvesi” gibi sizlerden iyi not alır. Yeni TV programımızın adı da PAZAR KAHVESİ…

OZANCA

 

BU TÜRKÜLER OLDUKÇA

Umut dağlarını duman bürümez

Yelimizde bu türküler oldukça

Âşıklar ölse de asla çürümez

Telimizde bu türküler oldukça

 

Her dem her zeminde çalar söyleriz

Dost yoluna canı feda eyleriz

Nice deniz derya umman boylarız

Selimizde bu türküler oldukça

 

Ninnilerle açar bebek gözünü

Ozan yüreğinden söyler sözünü

Okyanuslar söndüremez közünü

Külümüzde bu türküler oldukça

 

Soframızda ekmek gibi aş gibi

Bin yıllardır eğilmeyen baş gibi

Leylaya Mecnuna arkadaş gibi

Çölümüzde bu türküler oldukça

 

Fikret der ki türkü bizim gıdamız

Vazgeçilmez tutku kara sevdamız

Gök kubbede yankılanır sedamız

Dilimizde bu türküler oldukça

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi