YAZIYORUM
Hiç unutmadım, 26 Aralık 2010 Pazar akşamı “Kent Ozanı” programımla ES TV ekranlarından ilk merhabamı yaptım Eskişehirlilerle. Daha dün gibi, Rahmetlik Vedat Ergin sağdı ve Genel Müdürümüzdü. Kent Ozanı programı canlı yayındı ve o dostum bir kutu lokumla yayın öncesi hayırlamaya gelmişti. Sevgili kardeşim Kemal Kula partnerimdi bu programda… Aylar sonra da Anadolu Gazetesi sayfalarında yerimi almıştım. Ekranlarınızdan mikrofonumla, gazetenizden de kalemimle hayata dair bildiklerimi ve inançlarımı paylaştım bu güne dek. Var olanın devamından yana değil de(statüko), farklı paylaşımlarda bulunmayı tercih ettim hap. Yılmaz Büyükerşen’in “siyasi dedikoduculuk” olarak nitelediği ve alaya aldığı yazı tarzını asla sevemedim. Doğruyu söylemek gerekirse nefret de ediyorum bu tarzdan inanın. Alışagelmiş, tabir caiz ise okura da kanıksatılmış bu tarzın dışında yapılması gerekenler olduğuna inanıyorum. Örneğin, bir Pazar sabahı gazetesini alan okurumuz Eskişehir’in değerleri ile yapılmış röportajları ilgi içerisinde okuyabilsin. Fotoğraflarla ve karşılıklı sohbetle tam sayfa süslenmiş bu yazı dizisini beklesin her Pazar sabahı! Sanat, spor, siyaset ayırımı etmeksizin; bu kentte isim yapmış ve emek vermiş değerlerimizi daha yakından tanıştıralım sizlerle. Sadece tanınmış isimler mi olsun peki söyleşi kahramanlarımız? Hayır, fark yaratan kimlik ve kişiliği ile sizlerden insanlarımıza da açık olsun gazete sayfamız. Herkesin yaşam hikayesi kendisine göre anlamlıdır. Lakin toplumun ilgisini çekebilecek, fark yaratacak hikaye kahramanlarını da gün gelip kentin ışıklarına ekleyebilelim. İçtenliğimle diliyorum ki, bu farklılığımla bir takım duayenlere(!) ilham olabileyim. Gün gelir onlar da yüz yıllardır aynı tarz yazılardan ikrah getirmiş olabilir, farklı bir arayışa girebilirler belli mi olur! Hiç köşe yazım olmasın mı peki? Olsun, hem de her Cuma günü haftanın genel bir değerlendirmesinin de yapıldığı köşe yazım olsun tabii. Çakmamız gereken çivileri çakalım, yırtık sökükleri dikelim, Yunus’un sevgisini, Nasreddin’in hoşgörüsünü ekelim. Sevgiyle…
DIŞARDAN GAZEL
PAZAR KAHVESİ!
Kahvelerden tutturduk gidiyoruz hayırlısı olsun bakalım! ES TV ekranlarında, 2 Eylül Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluş günü başlamıştık “Sabah Kahvesi” programına. Yaklaşık beş ay boyunca güzel eleştirilerle beslenmeye devam ediyoruz. Yakında, yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiğim yeni bir programla daha huzurlarınızda olacağım. Her Pazar günü, Eskişehir’in öne çıkan isimleri kahvelerimizi içerek özel söyleşiler yapacağız. İnşallah bu da “Sabah Kahvesi” gibi sizlerden iyi not alır. Yeni TV programımızın adı da PAZAR KAHVESİ…
OZANCA
BU TÜRKÜLER OLDUKÇA
Umut dağlarını duman bürümez
Yelimizde bu türküler oldukça
Âşıklar ölse de asla çürümez
Telimizde bu türküler oldukça
Her dem her zeminde çalar söyleriz
Dost yoluna canı feda eyleriz
Nice deniz derya umman boylarız
Selimizde bu türküler oldukça
Ninnilerle açar bebek gözünü
Ozan yüreğinden söyler sözünü
Okyanuslar söndüremez közünü
Külümüzde bu türküler oldukça
Soframızda ekmek gibi aş gibi
Bin yıllardır eğilmeyen baş gibi
Leylaya Mecnuna arkadaş gibi
Çölümüzde bu türküler oldukça
Fikret der ki türkü bizim gıdamız
Vazgeçilmez tutku kara sevdamız
Gök kubbede yankılanır sedamız
Dilimizde bu türküler oldukça
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
