YAZIYORUM
SANATÇILARA SESLENİŞ!
Muazzez İlmiye Çığ, yüz yaşına merdiven dayamış bir çınardır. Sümer ve Hitit kültürlerini inceleyen Türkiye’nin ilk Sümerolog’udur. Öğretmen kökenli bu Cumhuriyet Kadını Eskişehir’imizde de beş yıla yakın süre öğretmenlik yapmıştır. Çınarlık yaşında hala konferanslardan konferanslara koşturan bu Cumhuriyet savunucusu geçtiğimiz günlerde ülkemdeki sanatçılara şöyle seslenmiş…
“Sinema, dizi, tiyatro, müzik, resim, heykel Sanatçılarına… Sizleri gazetelerde, dergilerde neşeli, dünyayı umursamaz halde gördükçe, hem mutlu oluyor, hem üzülüyorum. Üzülüyorum görünüşe göre önünüzdeki büyük tehlikeyi görmüyorsunuz, bize gelmez, diyorsunuz, Ülkemizde olanlarla birkaç değerli sanatçımız dışında hiç biriniz ilgili değil, görünüyorsunuz, en ufak tepki göstermiyorsunuz. Hatta Başbakanın davetine bayılarak gidiyorsunuz. Hâlbuki en büyük tehlike onun elinden hazırlanıyor. Çünkü bugünkü iktidar doludizgin Atatürk’ün getirdiği devrimleri yok etmek için çalışıyor. Bu devrimin en güçlü ayağı olan sanatın, kimi zaman da içine tükürerek, kırdırarak, mahkemelere vererek tepkilerini gösteriyorlar. Sizlerin, giyiminize, erkek kadın arkadaşlığınıza, yaşam tarzınıza ne kadar diş biliyorlar, sizleri ortadan kaldırmak için nasıl zemin hazırlıyorlar, bilseniz. Biraz bakın etrafınıza!”
Aslında Muazzez Hanım benden daha iyisini biliyordur ki “Lale Devrinin” de sanatçıları varmış. Damdan dama atlarken ters gelen “çok yaşa padişahım” nakaratlı bestelere imza atıp gününü gün eden laleler o zaman da varmış! Ne yazıktır ki günümüzde bu “göz laleleri” daha da çoğunlukta. Üstelik günümüzdeki bu zındıklar geçmişlerini de inkâr etmekten zerre kadar çekinmeyecek kadar ar damarından yoksunlar. Kaşarlanmış o koca popolarını rüzgâra vererek “her devrin insanı” yakıştırmasının gereğini en iyi biçimde yerine getirmeye devam ediyorlar. İktidarda hangi parti varsa, o partiyi yaldızlayacak açıklamalar yapmak üzere medya maymunluğu yapmak için yarışıyorlar. Daima güce tapan bu meymenetsiz kaşarlar, gazetelerin renkli magazin sayfalarına girmek adına her türlü tezeği yemeye devam ediyorlar. Bu halkın masum gençlerine özel hayatlarındaki hayâsızlıklarla kötü örnek olmaya devam ediyorlar. Beyinleri cinsel organlarına monte edilmiş bu ucubeler sadece İstanbul’da mı sizce? Yanılıyorsunuz…
UZAKTAN GAZEL
BU VİDEOYU İZLEDİNİZ Mİ?
Suriye'de Esad rejimine karşı savaşan El Kaide bağlantılı muhalifler, bir eline mikrofon, bir eline bıçak verdikleri çocuğa, içinde Alevilere düşmanlık saçan, Bin Ladine övgüler düzen sözlerin yer aldığı bir şarkı söyletiyorlar.
Şarkının “Aleviler sizi boğazlamaya geldik” sözlerinin yer aldığı kısımda omuzlarına aldıkları çocuktan boğaz kesme işareti yapmasını istiyor. Biz nereye gidiyoruz diye düşüneniniz var mı?
OZANCA
GERÇEK SANATÇI
Taşa can verirken Koca Sinan’dı
Pir Sultan’dı Kerem gibi yanandı
Bedrettin’di kardeşliğe inandı
Namert köprüsünden geçmedi bir gün
En önde o vardı haklı savaşta
Ateşi ısıttı insanı kışta
Tuvalde, çelikte, boyada, taşta
Zalimin tasından içmedi bir gün
Gün oldu sürüldü en ırak il’e
Gün oldu mahpusta doldurdu çile
Gün oldu yürüdü ölüme bile
Gönlünü düşmana açmadı bir gün
Kör karanlıklara ederken hücum
Zulme maruz koyduk çokça mahcubum
Ben masum değilim mutlak var suçum
Alçaklara avuç açmadı bir gün…
Tuncer Türkdoğan