Küfürler, belden aşağı vurmalar, “ispat etmezsen şerefsizsin” gibi sığ ve ucuz tehditler kırla gidiyor. Kentimizde daha edepli yapıldığına inandığımız siyasi tabloda da, genel duruma ayak uydurmak üzere bir örnekleme gördük geçtiğimiz günlerde. AKP Eskişehir milletvekili Salih Koca ile “kıvırmak” üzerine bir gündem oluşturuldu güzel kentimizde! Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt için; “Kazım Kurt Kıvırmasın” dedi. Bilerek ve kendi seviyesine yakıştığına inandığı bir tarzda örnekleme yaparak gündem yarattı tabii.
Peki, kıvırmak nedir diye sorduğumuzda yanıtın; kalçalarını iki yana sallayarak oynamak-yürümek ya da konuyu saptırmak-çevirmek anlamına geldiğini görüyoruz. Bir ifade kullanırken vücut diliniz sizi ele verir aslında. Yani hangi anlamda ne kelime kullandığınızı yüz ifadeniz başta olmak üzere dişleriniz çok net ele verir. Kıvırma kelimesini kullanırken dişlerinizin objektiflere yansıması bu kelimeyi ne anlamda kullandığınızı net açıklar!
Peki, iddia ettiği üzere Kazım Kurt kıvırdı mı? Arkadaşlarım Cihan Yıldırım ve Kemal Aydoğmuş’un programa konuk ettikleri Başkan Kurt aynen şunu söyledi canlı yayında; “Ben kıvırmayı bilmem ama bu deyime en yakışanlar onlardır. Aynen de kendisine iade ediyorum lafını, telefonla da katılsın isterse canlı yayına…”
Gerçekten de program esnasında Gündoğdu meselesini herkesin net bir biçimde anlayacağı samimiyette anlattı. “İktidarınız dönemindeki hatanızın bedelini ben neden ödeyeyim kardeşim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınız başta olmak üzere o dönemde aldığınız kararlarla bunu uygulamaya koyan sizlersiniz sorunun ana nedenleri. Bu bakanlık Nisan 2013 tarihi itibarı ile aldığı kararla(afet riskli alan) istediği an buraları yıkabilirdi. Üstelik afet riski kararı zaten yanlıştı, farklı bir dönüşüm yapılabilirdi. Farklı dönüşüm de orada yaşayan insanlarla birlikte karar verilerek ve düşünülerek yapılırdı ancak! Her ne hikmetse, Burhan Sakallı’nın geri çekildim demesine rağmen Gündoğdu Mahallesi afet riskli alan ilan edildi. 2013 Nisanından bu yana, Gündoğdu’da hiçbir işlem yapılmadı, çivi bile çakılmadı. Çevre ve Şehircilik Bakanının yanında Salih Koca ile beraberdik, oturduk. Ben yoktum diyerek yalan söyleyen asıl o! İşin özü şu; o mahalledeki 1060 kişinin bana sen yetkilisin diyerek yazılı yetki vermesi gerekiyor. Yani bakanlığın yetkisinin Odunpazarı Belediyesine devretmesini isteyen en az 700-800 imza gerek. Ben siyaseten risk alırken bu 1060 kişiden büyük bir bölümün bana güvenmesi ve imza vermesi lazım. Aksi halde ben müracaat etmem, AKP yaptığı işi temizlesin! Benim böyle bir görevim yok. Eskişehirlilere rağmen, CHP’lilere rağmen AKP bu dönüşüm kararını almış. Vatandaş lehine en iyi biçimde sonuçlandırmak da Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevidir, benim değil. Salih Koca da bunu yaptırsın neden belediyeye yüklüyor günahı, demagoji yapmanın anlamı yok. Benim siyaseten de hukuken de böyle bir görevim yok…”
Çok net değil mi bu konuşmalar? Gündoğdu halkının yerel seçimlerde oy vermedikleri ve hatta “yetki verin benim görevim olmadığı halde konuyu ele alayım” diyen CHP’li belediye başkanına imza bile vermedikleri halde; günahı yüklemeleri ne kadar vicdana sığar? Önce Gündoğdulular, sonra da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Odunpazarı Belediyesine yetki verecek kardeşim! Bunu net bir biçimde canlı yayında bangır bangır vurguladı…
Bu açıklamalardan sonra, Eskişehir halkı kimin “kıvırdığı” konusunda kendilerince mutlaka bir hükme varmışlardır. Lakin gerçekten de böyle belden aşağı ithamlarla yapılan politika biçimini biz Eskişehirliler sevmeyiz, sevmeyeceğiz de. Bunun net örneğini verdik zaten siyasilere. Her an agresif tavırlar çizen, küfre dönüşen hakaretlerle rakiplerine saldıran, külhan tavırlarla her gün televizyon ekranlarından karşımıza dikilenler; bu kentte yaşayan insanlar tarafından benimsenmeyerek tercih edilmediler!
Kıvırmak, dün dediğini bugün inkâr etmekse gerçek anlamında; biz bu ülkede en tescillilerini gördük ve görmekteyiz. Bir başka yazımda da bunu örneklerle belgelerle açıklayacağım hiç merak edilmesin! Halkın gözünün içine bakarak, aptal yerine koyarcasına hem de! İnternete girildiğinde yüzlerce örneğini bulabileceğiniz kıvırma hareketlerinden beş on örnek vereceğim…
Programı yöneten arkadaşlarım, kültür başkenti bütçesi ile ilgili ikilemde kaldılar bir ara. Bütçenin 350 milyon TL olduğunu sandıklarını söylediler. Sadece Anadolu Üniversitesinden bu fona aktarılan paranın 550 milyon lira olduğunu en yetkin ağız açıkladı. Bu gerçekten yola çıkarsak, bütçenin 1 milyar liranın üzerinde olduğunu söylemem abartı mı olur sizce ne dersiniz arkadaşlar?
Ben vakıf makıf tartışmalarına girmiyorum girmesine de; bütçe ve harcamalar konusunda gerçekten de kamuoyuna yüreklice açıklamalar yaparak, Eskişehirlilerin takdirini kazanacak bir muhatap vardır herhalde!
Muhatap yoksa daha çok gündeme gelir bu konu ve asla da unutulmaz…
OZANCA
ŞAHIM
Şahım dünya baki kalmaz sana da
Ne bu telaş ne bu tamah ne bu hırs
Kalmadı Karun a Süleyman ada
Ne bu telaş ne bu tamah ne bu hırs!
İnsanın mayası öze bağlıdır
Dört mevsimin sonu güze bağlıdır
Akıbetin üç top beze bağlıdır
Ne bu telaş ne bu tamah ne bu hırs!
Fikret yeter artık dön hakikate
Asla mehil verme gel şatafata
Bir gün bineceksin tahtadan ata
Ne bu telaş ne bu tamah ne bu hırs! Fikret DİKMEN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy