Sadece çocuklarını düşün!

Önder Baloğlu yazdı

31 Ekim 2015 00:00
A
a
Hafif de olsa renk körlüğü var, ama…

“Siyahla beyazı karıştıracak kadar değil!”

7 Haziran seçimlerinden sonra, gazetelerdeki seçim sonuçlarını gösteren renkli haritalara şöyle bir baktık…

Anadolu’nun göbeğinde bir “ada” gibi görünüyordu Eskişehir…

Çevremizdeki Ankara, Bursa, Kocaeli, Bilecik, Kütayha, Konya hatta Kayseri’yi düşündükçe, bir hoş olmuştu içimiz…

“Hava boşluğundaki yürek kıpırtısı gibi…”

Gerçek göz kırpıyordu:

“Bir başkadır Eskişehir…”

…………..

Sonra, katliamları hemen hergün gelen şehit haberlerini düşündük…

“Yok artık!” denecek kadar büyük acıydı üzüntümüz…

Yüzlerce askerimizi, polisimizi…

“Gencecik çocuklarımızı yitirmiştik…”

Biri çıktı dedi ki:

“400 vekil verseydiniz!”

…….

Sadece Eskişehir’i düşünün…

Hemen her seçimden önce aynı tehditleri yaşadık:

“Oy vermezseniz hizmet gelmez!”

Ne zaman geldi ki?

“Gelecekler bile engellenmedi mi?”

………..

Eskişehirli Milli Eğitim Bakanı, gözümüzün içine baka baka…

“Çocuklarımızın geleceğini kararttı!..”

Şimdi de tutturdu…

“Arapça diye…”

Neden biri hâlâ uyarmaz ki kendisini:

“Burası Türkiye…”

……..

Fazla söze gerek yok…

“Biliyorsunuz, Eskişehir Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kıskanılan özel bir kalesidir…”

Oyunu verirken sadece…

“Çocuklarını ve torunlarını düşün, yeter…”

/////////////////////////////////////////////////////////

 

Cafer Diksu’dan emekli isyanı!

Vişnelik Mahallesi’nin “canlı gazetesi” olduğunu daha önce dile getirmiştik…

Gördüğü yerde önümüzü keser:

“Yazsana gasteci yazsana!”

-Neyi?

“Hepsi meydanlarda atıp tutuyor! Emekliye şu kadar, bu kadar diye… Hiçbirine inanmıyoruz!

-Tamam tamam… Seçimden sonra yazarız…

“Seçimden sonra kınayı yak! Adam gibisin diye sana dedik…”

Gerçekten de sokakta rastlamadık, bu kez evimize kadar gelmişti…

Başka yerleri de ziyaret etmiş olacak ki, bastı yaygarayı:

“Murat Taşkın izin almış… Ya da kapıdaki adam beni öyle kandırdı!..

-Eeee?

“Muharrem Esen’in de bir yerlerden alacağı varmış ama, tam 32 aydır tahsil edememiş…”

-Sonra?

“Sonrası ne olacak… Ameliyat olmuş ya, artık gözünü açar!”

Ve de “Yetti artık” diye başladı:

“Zamlardan bıktık…”

-Şu siyasetçilere bir bak hele…

“Emeklinin halini seçimden seçime hatırlayıp, atıp tutuyorlar…”

-Yetti yaaa…

“Maaşa 3 kuruş, her şeye 50 lira zam…”

-Kapına kadar geldim bak…

“Yazsana gasteci yazsana!”

////////////////////////////////////

 

Kolsuz Yaşar’dan

Seçimler için “şaibeli olacak” diyorlar abi… Ben hiç öyle düşünmüyorum! Ayıptır ayıp!

“Burası Patagonya mı?”

 

Günün Sözü

Köpek, yediği yemeğe bakar…

Sahibinin çalarak getirmesi onun umurunda değildir…   Balthör

 

Cuk

Cahil ile sohbet güçtür bilene…

Çünkü cahil ne gelirse söyler diline…

 

Günün Balı

Cumhuriyet, rüşvet, soygun ve vurgun değil…

“Erdem ve fazilet rejimidir…”

 

Günün İncisi

Hiç konuşmamak, boş konuşmaktan iyidir...

 

Gerilim

Sürekli anamızla oynaşan kadı olalı, kimi kime şikâyet edeceğimizi şaşırdık! Balthör

 

Özdeyiş

Bir adam yenildiğinde işi bitmez…

“Vazgeçildiğinde işi biter…” Richard M. Nxson

 

Günün Olayı

Şu işe bakın!

AKP’nin Diyarbakır’da astığı afişler Kürtçe!

“Ora halkı anlasın diye” demesinler HDP’nin afişleri de Türkçe!..  Akif Kökçe

 

Günün Biberi

TRT Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a para ödemeli:

Neden mi?

“Sayelerinde program satın almaktan kurtuluyorlar…”

//////////////////////

 

Kız arkadaşla kamyon tamiri

Delikanlı ile kız arkadaşı gidecek yer bulamayınca bir kamyon altına girmişler…

Birkaç dakika gibi gelen birkaç saatten sonra, delikanlı bekçinin cop dürtüsüyle toparlanmış…

Bekçi, sert bir ses tonuyla sormuş:

“Ne yapıyorsunuz burada?

O şaşkınlıkla “Ne yapacağım? Kamyonu tamir ediyorum” demiş oğlan…

“Bak delikanlı” diye başlamış bekçi:

“Birincisi”, kamyon tamir edilirken sırtüstü yatılır, sen yüzüstü uzanmışsın…

“İkincisi”, kamyon tamir edilirken, pantolon çıkartılmaz…

“Üçüncüsü”, ne gelince…

“Kamyon gideli bir saat oldu!”

//////////////////////

 

Benimle evlenir misin?

Küçük Onur, komşularının kızı Aslı’ya yaklaşmış ve “Büyüyünce benimle evlenir misin?” diye sormuş…

Aslı da, “Hayır mümkün değil!” diye başlamış:

“Bizim ailede insanlar hep kendi aralarında evleniyor. Annem babamla, teyzem eniştemle, amcam yengemle evli…”

//////////////////////////////////

 

İsmet Paşa’dan…

Yıl 1943…

Adapazarı depremi ve Cumhurbaşkanı “İsmet İnönü” deprem bölgesinde…

İsmet Paşa sormuş:

“Nasılsınız?”

Bir iki cılız “İyiyiz, sağ olun” yanıtından sonra üstü başı hırpani bir köylü, iki adım öne çıkmış:

“Nasıl olalım Paşam? Yer yarıldı içinde kalanlar gitti, geride kalanların hali de bu! Çadır yok, ekmek yok, su yok, aç, çıplak!”

Paşa yine sormuş:

“Sen muhtar mısın?”

“Yok Paşam” demiş adam:

“Şu eli göbeğine bağlı duran muhtar, ben köyün garibiyim…”

//////////////////////

 

Aziz Sancar’dan Yaşar Kemal’e

Nobel ödülü alan “Aziz Sancar” a , BBC bile sormuş:

“Aslen Arap mısın, nesin?”

“Hayır” diyor Sancar:

“Ben Türk’üm, Türk olmakla gurur duyuyorum…”

Yıl 1992…

“Life” Dergisi, dünyanın ünlü isimlerinden birer yazıyı içeren bir kitap yayınlıyor…

Adı, “Yaşamın Anlamı Üzerine Düşünceler…”

Her yazarın isminin altında tek satırlık bir tanıtma yer alıyor. “Yaşar Kemal” le ilgili tümce şöyle:

“Kürt kökenli, Türkiye’nin en önde gelen romancılarından…”

Yaşar Kemal, “Life” nın Türkiye temsilcisi “M. Ali Kışlalı” ya teşekkür ederken küçük bir serzenişte bulunuyor.

-Ne gerek vardı “Kürt kökenli” diye yazmaya…

////////////////////

 

Günün Şiiri

Yaşamak Adına

Bir çağ ortasında yapayalnız

Işık yok gözlerimde ışık

Ötelere uzatıyorum ellerimi

Yarım kalıyorum düşünce çıkmazlarında

Zor bir yerde dayanıyor bıçaklar

İlk adımda bölünüyorum

Yaşam bu güçsüz bir zorlanış

En kısa menzillerde varılan

Çok yenik ve ilk düşen savaşlarda

Bilinmez sızılarda tek kalışım bu

Çağın seslenişinde yankısız

Gün boyu kuşkulu beklentilerde yılgın

Mustafa Şarkılar (Varlık – 1956)

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi