Ruhsatsız tabanca taşıyanlar ödüllendiriliyor mu?
“Eskişehir’de düğünde havaya ateş açan şahıs, bir kişinin yaralanmasına neden oldu. Edinilen bilgiye göre, …Mahallesi'nde yapılan düğünde ruhsatsız tabancası ile havaya ateş açan kişi düğünü izlemekte olan kişiyi kalçasından vurdu. Yaralanan kişi yakınlarının yardımıyla… Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olay sonrasında jandarma ekipleri vuran kişiyi gözaltına aldı. Karakolda ifadesi alınan o kişinin daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi…” Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak! Hani ufak tefek türen adliyeye yansıyan olaylar vardır. Gerçekten de incir çekirdeğini doldurmayacak türdendir bu. Tutuksuz yargılanmak üzere salıverilse de müştekinin içine dert olmaz… Ortada ruhsatsız bir silah ve bu silahı taşıyan kişi söz konusu iken, üstüne üstlük bu silahtan çıkan kurşun neredeyse birinin canını alacakken “hadi git” diyerek salıvermek yarınlar adına beni kaygılandırıyor. Bu kadar basit mi? Yani ben vatandaş Şinasi Kula olarak ruhsatsız bir silahla yakalansam, elimi kolumu sallayarak adliyeden çıkacaksam bu bana bir teşvik değil midir? İnsanları cesaretlendirmek değildir de nedir bu Allah’ınızı severseniz söyler misiniz? Demek ki bu ülkede adaleti mantar tabancası gibi satılan ve üzerimizde yakalattığımızda da hiçbir yaptırımı olmayan tabancalarla çözeceğiz öyle mi? Yani kendin pişir kendin ye misalinden, kendi adaletimizi kendimiz sağlayacağız öyle mi? Buna en çok sevinenler de silah kaçakçıları, baronlar olsun öyle mi? Herkes arabasının torpidosuna, evine, zulasına atsın ruhsatsız silahları, kıçını geriye çıkarıp kollarını da yana açarak kostak kostak gezsin öyle mi? Erkekliğin, delikanlılığın ölçüsü olarak çocuklarımıza bunu öğreterek gelenekten sayalım silah taşımayı öyle mi? AT, AVRAT, SİLAH zırvası ile düğünlerde zurna gibi sarhoş olup kasım kasım çiftetelli oynayalım öyle mi? Ondan sonra Allah’ın bir mazlumu o kahpe kurşunla mevta olduğunda “nerede bu devlet” diyelim öyle mi? Ya da kaderi böyleymiş diyerek suçsuz yere ölen kişinin ardından “nasıl bilirsiniz” sorusuna “iyi bilirdik” diyerek Müslümanlık görevimizi yaptığımızı zannedelim öyle mi? Bu doğruları hangi gazete yazacak, hangi köşe yazarı ele alacak kardeşim diye sıkça sorduğumuzda da kendimize onuncu köy aramak zorunda kalalım öyle mi? Alışageldiğiniz çarkın dişlilerinden olmak istemiyorum bunu bilesiniz! İnsanlarımızın silahla değil, kalemle kitapla korunacağı bir dünya isterim bunu bilesiniz! Gölgesinden korkan zavallıların sığınma aracıdır bu silahlar bilesiniz! Topu birbirimize atarak, taca atarak gol yemekten kurtulamayız bilesiniz! Bunun bir yaptırım gücü yok mudur, yoksa olması adına elini taşın altına koyacak yöneticilerimiz yok mudur? Soru ya da kanun önergesi verecek bir milletvekilimiz yok mudur? “Bana bişey olmaz” demeyin lütfen demeyin. Yılan bir gün en sevdiğiniz maral gözlü yavrunuzu da sokabilir, canınızdan can gidebilir. Trafik magandası, düğün magandası, futbol magandası adına ne derseniz deyin fark etmez. Bir gün hiç ummadığınız ve hak etmediğiniz bir yerde ve biçimde karşınıza çıkabilir. İşte o bir gün geç kaldım demeyin…
DIŞA RDAN GAZEL
Çayımızın tadını kaçırmayın!
Kazım bey(okurumuz) gazetemizi telefonla arayarak benden köşemde şu konuyu dile getirmemi istedi… “Hocam, merkezde çay içmek ve arkadaşlarımızla iki kelam sohbet etmek üzere Sağlık Müdürlüğünün hemen yan tarafındaki çay bahçesine gittik. Gerçekten de merkezde konum anlamında istisna yerlerden biri. Lakin içtiğimiz çayların bedelini öderken çaylar resmen burnumuzdan geldi. Çünkü bir çay için 1-5 TL ödemek zorunda kaldık. Üstüne üstlük bir de fiş istediğimde mazeret gerekçe gösterdiler. Gelirin Sağlık Spor’a gittiği söylense de, oraya ya da buraya gitmesi benim hiç umurumda değil. Makul bir fiyat olmalıydı bir çayın fiyatı…”
OZANCA
Silahsız Bir Dünya
Dün uyurken güzel bir rüyadaydım
Tüm insanlar çok mutlu yaşıyordu
Silahsız-savaşsız bir dünyadaydım
Kimse birbirini öldürmüyordu
Ne yoksulluk vardı ne de cehalet
İnsanlarda bir dostluk bir muhabbet
Ne idam mahkûmu ne de müebbet
Zindanlarda in-cin top oynuyordu
Çalışan herkesin parası çoktu
Siyasi yalanlara karnı toktu
İşsizlik işkence zam zulüm yoktu
Kimse gözaltında kaybolmuyordu
Tüm dünyada barışa gidilmişti
Irkçılık, sömürü çoktan bitmişti
Silahlar hepsi imha edilmişti
Dünya birbiriyle savaşmıyordu
Mehmet Safi Sarı
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
