YAZIYORUM
AKP Eskişehir milletvekili Ülker Can, tabir caiz ise iki güzide üniversitemizin rektörlerini topa tuttu. Bu konuyu gündeme getiren Anadolu Gazetesinin dünkü manşeti gerçekten de anlamlıydı. Eskişehir’e yapılması planlanan üçüncü üniversite ile ilgili rektörlerinin, “Var olan üniversitelere katkı yapılsın” yönündeki açıklamalarını “bencillik” olarak değerlendirdi. “Kaynaklarını iyi kullanmayan bir üniversite var. Bu üniversite mevcut kaynakları ile ne yapabilir, buna bakmalıyız” diyerek, Anadolu Üniversitesine gönderme yapmayı da ihmal etmedi. Aslında bu konuya, televizyon programlarıma iki kez konuk aldığım Rektör Prof. Dr. Davut Aydın açıklama getirmişti. Projelerin üretildiğini, üretememek gibi açıklamaların gerçek dışı olduğunu belirtmişti. Sunulan kimi projelerin kabul edilmediğini ve geri gönderildiğini bu açıklamalardan biliyoruz. Bu açıklamalardan öğrendiğimiz bir gerçek daha var ki kabul edilen projelerle ilgili de yasalar dâhilinde harcama yapılıyor. “Yasalar dâhili” de göreceli bir kavram kanımca. Anlaşıldığı üzere “yasalar dâhilinde” elleri kolları bağlanabiliyor kimi zaman da! Yani bu konu ile ilgili yapılan suçlamayı hak etmiyor Anadolu Üniversitesi benim kanımca. Yılların Üniversitesi bir dünya markası olarak ilk 900 üniversite içerisinde gösterilirken, bu tür suçlamanın doğruluğunu eğriliğini tartışmayı bile anlamsız bulurum…
Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen’de yerinde ve mantıklı açıklamalar yapmıştı. Bir apartman dairesinden dönüştürülme üniversite mantığının doğru olmadığını söyledi. Aceleye getirilerek derme çatma bir mantığın doğru olmadığını açıkladı. Böylesi bir sözde üniversite kurulsa bile, mevcut üniversitelerden öğretim görevlilerinin oraya kaydırılmasının yanlışlığını açıkladı. Uzun yıllardır tek bir traktörü onararak verim almaya çalıştıkları gerçeği örneği çok anlamlıydı. Bu gerekçeler ve gerçekler ışığında beş üniversite de açılsa, Eskişehir’in çağ atlayacağına inanmak pembe dizileri seyretmek gibidir bence de…
UZAKTAN GAZEL
TÜRKÇE KUR’AN-I KERİM!
Okurlarımızdan Nebile Hanım’ın iletisini paylaşmak istedim bu bölümde. Hüseyin Fidan imzası ile Eskişehir’deki sağlık kurumlarına gönderilen genelgeyi hatırlatarak eklemelerde bulunmuş. “Mademki sağlık kurumlarında Kur’an-ı Kerim öğretilmesi adına bir göreve soyunulmuş, Türkçe Kur’an-ı Kerim öğretilerek mukaddes dinimizin herkesçe daha hızlı anlaşılması konusunda yardımcı olsunlar…”
OZANCA
BANA NAMAZ KILMAZ DİYEN
Bana namaz kılmaz diyen,
Ben bilirim namazımı.
Kılar isem, kılmaz isem,
O Hak bilir niyazımı.
Hak'tan başka kimse bilmez,
Kâfir, Müslüman kimdiğin.
Ben kılarım namazımı,
Hak geçirdiyse nazımı.
Dost isteyen gelsin bana,
Göstereyim dostu ona.
Budur sözüm önden sona,
Ben bilirim kend'özümü.
Yunus imdi söyle Hakk'ı,
Münkir tutsun sana dakı.
Pişipdürür Hakk'ın hânı,
Ârifler tatsın tuzumu.
Yunus Emre
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ülkemiz karanlığa gömülüyor
Kerem Akyıl
Eskişehir’de trafiğin azalmasını beklemek hayal!
Tarkan Demir
Sanayi bölgesindeki eski yapılar için uyarı!
Kaan Özcan
Susuz bir hayat düşünülemez…
Seval Erci
Cezalar ağırlaşınca ihlaller azaldı
Ümit Polatbaş
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
